Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu topraklardan "Türkiye" markası çıkar

Borça'ya göre Türk firmalarının dünya markası yaratması, geçmişe oranla artık daha zor, ama Türkiye kimliğini dünyada yeniden konumlandırmak mümkün


Bu topraklardan marka çıkar mı? Marka danışmanı Güven Borça'nın 2001'de yayınlanan kitabının başlığı buydu.
Geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan 2. baskıda, kitabın başlığı da değişmiş:
Bu topraklardan dünya markası çıkar!
Kitabın ilk baskısının başlığındaki soru eki, 2. baskıda kalkmış olduğuna göre demek ki Borça, Türkiye'den dünya markaları çıkma şansını, 5 yıl öncesine göre daha fazla görüyor.
Ancak kitabın sayfalarını karıştırdığınızda sık sık Borça'nın, küreselleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte markalaşmanın, 80'li ve 90'lı yıllara göre çok daha zor olduğuna ilişkin uyarılarıyla karşılaşıyorsunuz.

Artan tekelleşme
Küreselleşmenin dikte ettiği yeni dünya düzeninde tekelleşmenin hissedilir ölçüde arttığına, duvarların yükseldiğine, işlerin zorlaştığına dikkat çeken Borça, "Bizim firmalarımızın bırakın dünyada, Türkiye'de bile markalaşma şansları giderek azalıyor" diyor.
Türk markalarının karşısında eskiden sadece Avrupa markaları varken, şimdi Çin'den Polonya'ya, Çek Cumhuriyeti'nden Brezilya'ya dünyanın dört bir yanından piyasaya hücum eden markaların arasından sıyrılmak gerekiyor.
Borça diyor ki:
"Artık oyun, az sayıdaki büyük oyuncu arasında oynanıyor maalesef. Küçük girişimci, kendi işini yaratıp markalaşma hayali yerine, bir şey bulursa büyütüp piyasanın büyük oyuncularından birine satma hayali kuruyor. Gıda üreticisi, günün birinde 'Bunu Danone'ye satar mıyım?' diye; market sahibi 'Bunu Migros'a devredebilir miyim?' diye hesabını yapıyor. Dolayısıyla oyun, yine ana aktörler arasında gidiyor."

"İnsan hakları" yerine
Kitabı okurken, Türk firmaları için sadece dünyada değil, Türkiye'de de markalaşmanın giderek zorlaşmasına karşılık, Türkiye kimliğini yeniden konumlandırmanın ve bu yeni konumlandırmadan yarar sağlamanın pekâlâ mümkün olduğunu düşündüm. İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş olması sayesinde belki bu yönde olumlu adımlar atabiliriz.
Borça da ortalama Avrupalı'nın Türkiye denince ilk aklına gelen "insan hakları"nın yerini alacak başka bir konumlandırmanın yapılabileceğine işaret ediyor:
"Aslında dünya hiç temiz değil, ama iletişimi iyi beceren ülkeler daha az zarar görüyor. 'Mükemmel ülke' ABD'de şu anda 25 - 29 yaş arası zenci erkeklerin % 10'u hapiste. Bir başka 'mükemmel ülke' Fransa'nın Cezayir'de yaptığı katliamlar ve nükleer denemeler, yılda 70 milyon turistin Fransa'ya gitmesini engellemiyor. Çünkü görünürde aşk ve şarap var. Bu iş global medyadaki gücünüzle, popüler kültürdeki hakimiyetinizle doğrudan bağlantılıdır. Fransa'nın ülkesi aleyhindeki bazı olumsuzlukları, bu şekilde temizleme şansı var, ancak Türkiye'nin böyle bir gücü, etkinliği yok. Bir Atatürk filmi bile çektiremedik daha. Antonio Banderas kabul etmişti, ancak Rum - Ermeni lobileri ayağa kalkınca vazgeçti ve proje yattı."

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Üniversite ve yargı
ANAYASA Mahkemesi, yeni üniversitelere kurucu...
Çetin ALTAN
Seçkinlikten kitleselciliğe ve içtenlikten sahteciliğe...
Bizim kuşaktan önceki yazı adamlarının da en ...
Melih AŞIK
Benmerkezcillik...
Fethi Dördüncü adlı bir memur emeklisi... Der...
Fikret BİLA
AKP'de Sezer sonrası olasılıklar
İktidar partisi AKP'nin 2007'de yapılacak cum...
Hasan CEMAL
Perihan Mağden'i hapse atalım!
Evet, öyle yapalım. En iyisi Perihan Mağden'd...
Güneri CIVAOĞLU
Bir parmak bile...
Kendi deneyiminden yararlanan akıllıdır. Başk...
Can Dündar
Kürtçe İstiklal Marşı?
Amerika'dan başlayıp Almanya'ya sıçrayan tar...
Abbas GÜÇLÜ
AKP, hükümet, MEB, TBMM ve hukuk
Yeni kurulan 15 yeni üniversiteye rektör atan...
Semih İDİZ
Bulgaristan'daki ABD üsleri Türkiye'yi rahatlatır
Bulgaristan'da Türkiye'yi de ilgilendiren öne...
Metin MÜNİR
Colin J. Williams in midir, cin midir?
Esrar çözüldü. Mehmet Emin Karamehmet'in Turk...
Hasan PULUR
Enflasyon çarşıda, pazarda inmedi ki!
BU millet "enflasyon" lafını ilk kez rahmetli...
Derya SAZAK
Nükleer enerji
Sinop'a kurulması hedeflenen nükleer santral ...
Meral TAMER
Bu topraklardan "Türkiye" markası çıkar
Bu topraklardan marka çıkar mı? Marka danışma...
Tamer HEPER
Değer kaybı sigortadan alınmaz
Bir okuyucum, aracının uğramış bulunduğu hasa...
Yaman TÖRÜNER
Mortgage sistemi nihayet yasalaşıyor
Konut finasmanı sistemi (mortgage) nihayet ya...
Güngör URAS
Türklerin laiklik anlayışının bin yıllık geçmişi var
Emre Kongar'ın son kitabı "Tarihimizle Yüzleş...
M. Ali BİRAND
PKK, Lagendijk'ı dinlemeli...
AVRUPA Parlamentosunda, Türkiye ile ilgili ko...

© 2006 Milliyet