|
 |
|
|
Semih'le iyi Semih'siz vasat
Tuncay yedekte Semih sahada. Aurelio'nun cezası nedeniyle dışarıda olmasını bir kenara yazarsanız tek değişiklik bu.
Ama oyunda farklılık var. Ortanın sağındaki santrfor ikamesi Anelka bu kez iki yönlü oynamayı çok daha iyi başarıyordu.
Semih santrforda, Anelka da mümkün olduğunca iki yönlü olunca Fenerbahçe maçın hakimi oldu. Çünkü Luciano en geride, Appiah orta sahada ve Semih hücumda oyunun sınırlarını iyi belirliyordu.
Fenerbahçe yapılan hatalar şunlar bunlar bir yana sahanın hakimi oldu bu oyunla. Topa sahiplerdi, oyunu istedikleri gibi yönlendiriyorlardı.
Çünkü Fenerbahçe'nin asıl hücum gücünü oluşturan orta sahası, kalabalık rakip savunma arasında bir muhatap, bir duvar bulabiliyordu.
Semih ister havadan ister yerden orta sahanın oynayabilmesini sağlayan adam oldu. Fenerbahçe nefes alabildi.
İkinci yarıda Tuncay'a yerini bırakması sonrası ev sahibi şampiyonluk adayının oyunu kontrol altında ve rakip sahada tutmakta yaşadığı sıkıntılar Fenerbahçe'nin Nobre yokken ona ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Daum uyanamadı
Bu oyuncuların kalitesi, değeri, kariyerleriyle alakalı bir durum değil. Bu tamamen sahip oldukları özellikler ve oyun stilleriyle ilgili bir durum. Yoksa ne Tuncay, ne Anelka, Semih'ten kötü. O başka türlü bir futbolcu.
Abartılı bir örnekle Semih'in yerine Anelka'yı oynatmak Servet'i, Appiah'ın yerine oyuna sürmeye benziyor. Haftalardır üst üste örneklerin anlattığı bu. Semih topla ya da topsuz orta saha oyuncuları için bir mihenk taşı, iplerini bağladıkları bir ofansif bir çapa olduğu dakikalarda Yozgatlı'dan Anelka'ya, Alex'e ve Appiah'a kadar herkes pozisyona girdi. Ve sadece sağ kanat hamlıklarından bir gol ve bir poziyon verdiler. Bu oyunla ilk kez bir seyircisiz oyunu rahatça kendilerine çevirdiler.
Semih'in çıkıp, Alex'in Anelka'yla forvete geçmesi sonrası Erciyes'in daha rahat ileri çıktığını gördük. Fenerbahçe iskeletinin en ilerisindeki çapayı kaybetmiş oldu çünkü. Savunma arasında yumuşak kaldılar. Daha kolay akın verdiler. Bu duruma Daum'un uyanamayışına yine inanamadık.
Seyircisiz dediysek, stadın önünün hınca hınç dolu olduğunu, tezahüratlarının her an sahada olduğunu belirtmeli. Çılgınca bir durumdu.
Takımları belki de şampiyonluk maçı oynuyordu. Onlar statta yasaklı oldukları için stada yakın durmayı seçtiler. Hem Beşiktaş'ın, hem Fenerbahçe'nin gollerine sevindiler. Sanırım yanlış informasyondan Erciyes'in ilk sayısına da. Bir de hiç anlaşılmayan, muhtemelen Beşiktaş'ın hiç atmadığı bir gole de. Ama bir an dahi susmadılar. Gerçekten acayipti.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|