Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
En büyük alıcı ve fiyat belirleyici devlet


Sağlık Bakanı başarılı. Çünkü, ilk kez düzene çomak sokmayı başardı. Devlet hastaneleri ile sigorta hastaneleri birleştirildi. Devletin toptan ilaç alımlarında, Avrupa'daki en ucuz fiyatı baz alan sistematik bir uygulama başlatıldı. Eczaneler hiç olmazsa devletin ödeyeceği ilaçlar bakımından bilgisayarlı bir sistemle kontrol altına alındı. Her ilacı her doktorun yazamaması uygulaması başlatıldı. Uygulamalarda eksiklikler olsa da, zaman içinde bunların düzeltilmesi amaçlanıyor. Sağlık sektörüyle diyalog kesilmiyor.
Sağlık sektöründe büyük paralar dönüyor. Bu nedenle, taraflar hem birbirleriyle çatışırken hem de kurulu düzeni bozmak istemiyorlar. Sektörde, devlet hastaneleri, özel hastaneler, devlet doktorları, özel hastane doktorları, özel doktorlar, eczaneler, yabancı ilaç firmaları, yerli ilaç firmaları, ilaç depoları, jenerik ilaç üreten firmalar, tıbbi araç-gereç üreten veya ithal edenler gibi çok çeşitli taraf var. Üstelik, bütün tarafların bol paraları, propaganda güçleri ve lobileri mevcut. Bu nedenle de, bakanlık kolay karar alamıyor. Çünkü, alınan her karar birinin canını acıtıyor. Canı acıyan da, kendisinden hiç bahsetmeden alınan kararın ülke ve halk sağlığı için ne gibi zararları olacağını anlatıp, anlattırıp duruyor.
En büyük sağlık harcamasını devlet yapıyor. Sosyal güvenlik kurumlarının birleştirilmesi ve özel hastanelerdeki harcamaların da belli ölçüde ödenmeye başlanmasıyla, bu harcamalar daha da arttı. Zaten, değişimin ilk aşamasında bu artış öngörülüyordu. Sağlık harcamalarının artması, sektördeki herkesin ağzını sulandırıyor. Sektör, alınan her tedbiri boşa çıkaracak biçimde, karşıt tedbir alıyor. Değişim sırasında alınacak kararları, kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirebilmek için, sektör içinde büyük çaba var. Öte yandan, Avrupa Birliği'ne uyum için alınacak tedbirleri hem hızlandırmak hem de yavaşlatmak için uğraş veren lobiler bulunuyor.
Türkiye, gayri safi milli hasılasının % 6.6'sını sağlık için harcıyor. Reçeteyle ilaç kullanımı kontrol edilemediği için, sağlık harcamalarının büyük bölümü, gittikçe artan şekilde, ilaç harcaması biçiminde gerçekleşiyor. Sağlık kaynaklarının ve ilaç kullanımının bozuk olduğu kesin. En önemli sorun ise, nüfusun % 35'inin (bakanlık, bu rakamı nasılsa, % 17 olarak hesaplamış) sağlık güvencesine sahip olmaması. Öte yandan, bebek ölüm oranı bizde % 0.29 iken, Yunanistan'da sadece % 0.05. Kamu, sağlık harcamalarının % 62'sini yapıyor. Sağlık harcamalarının geri kalanı, hane halkı ve özel sektöre ait. Ülkemizde sağlık harcamaları, oransal ve karşılaştırmalı olarak olması gerekenden yüksek. Ama, yine de, yıllık 500 dolar civarında olan kişi başı sağlık harcaması, İsviçre'nin neredeyse 1/7'si kadar.
Sağlık sistemimizin sorunu çok. Ama, "ilaç geri ödeme politikası" bana göre, bu aşamadan sonra, sorunların çözümünün başlangıç noktası. Bu konuda, sağlıkta Umut Vakfı'nın yaptırdığı detaylı bir çalışma var. Bu konu, aslında, "para yönetimi" yapmaktan farksız. Devletin kendi çıkarını korurken, insanlarının sağlığından da vazgeçmeyeceği optimum bir çözüm bulabilmesi lazım.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhurbaşkanı kim olacak?
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 23 Nisan konuşma...
Çetin ALTAN
Bir polemik örneği
Ey, demokrasinin peklik döneminde tenkiye zor...
Yasemin CONGAR
ABD'den AB mesajları
Washington'ın Türkiye politikasındaki en önem...
Can Dündar
Tevazuun ölümü
Atıf Yılmaz'ın cenaze töreninde onunla çalışm...
Semih İDİZ
Batı'ya sırtını dönen Türkiye, bildiğimiz Türkiye olamaz
Avrupalılar, AKP'nin performansına bakarak, "...
Metin MÜNİR
Burnuma ekmek kokusu geliyor
Bu yazıyı Söke Un'a tebriklerimi sunmak için ...
Faik ÖZTRAK
Fiyatlar, dalgalı kur ve enflasyon hedeflemesi
Nisan ayı enflasyon verileri son dönemde yaşa...
Hasan PULUR
İstanbul 500 yıl önce ve sonra...
İSTANBUL Belediyesi'nin Sefa Kaplan'a hazırla...
Yaman TÖRÜNER
En büyük alıcı ve fiyat belirleyici devlet
Sağlık Bakanı başarılı. Çünkü, ilk kez düzene...
Osman ULAGAY
'Çapa'lar tehlikede AKP ikilemde
The Economist dergisinin bu haftaki sayısında...
Güngör URAS
Enflasyon bütün dünyada düşüyor
Yıllık enflasyon 1999 yılında yüzde 69 idi, 2...

© 2006 Milliyet