|
 |
|
|
AB ve sosyal demokrasi
Görüş / Engin Önen
Bir süredir, toplum olarak canımız sıkkın. Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde, Kıbrıs ve Kürt sorunu ile baş etmekte zorlanıyoruz.
İşsizlik her geçen gün artıyor, gelir dağılımı daha da bozuluyor.
Bu ortamda en çok satan kitabın "Çılgın Türkler", en çok izlenen filmin "Kurtlar Vadisi Irak" olması tesadüf değil.
Değişmede zorlandıkça içe dönme ve geçmişe yönelme şeklinde bir milliyetçi rüzgar güçleniyor.
Yukarıda saydığımız sorunlar karşısında zaman zaman sağ ile solun haddinden fazla benzeşmesine tanık oluyoruz.
* * *
Çözüm üretmekte zorlandığımız önemli sorunlar karşısında sosyal demokrat kesimin önemli bir bölümü milliyetçi sağa yakın bir söyleme hapsoldu.
Küreselleşme çağının sorunları karşısında kafalar iyice karıştı.
Küresel sol ve ulusalcı sol ayrımından söz edilir oldu.
Bu ayrımlaşmalarda bilgi eksikliğinin önemli bir rol oynadığını düşünen, Sosyal Demokrasi Derneği İzmir Şubesi'nin geçen hafta sonu düzenlediği toplantının konusu, "AB ve Sosyal Demokrasi" idi. Konuşmacılar ise Emre Gönen ve Can Baydoral.
* * *
Konuşmacılar, AB hakkında olumlu ve olumsuz yöndeki önyargılara dikkat çekip, bilgi eksikliği ve kirli bilgi dolaşımının, yüzeysel tartışmalara neden olduğunu vurguladılar.
AB karşıtlığı ve taraftarlığı şeklinde bir kutuplaşma ekseninde sürdürülen tartışmalarda sosyal demokratların kuşkulu bir tavır almalarında siyasal parti ve politikacıların da rolünün olduğu vurgulandı.
Temel sosyal sorunlar hakkında çözüm üretemeyen politikacıların hamaset ve korku üreterek işin kolayını seçtikleri vurgulandı.
* * *
AB, kendini oluşturan ülkelerden fazla bir şeydi.
Ve henüz oluşum halinde bir proje.
Bu projeyi İngiltere, Fransa veya Almanya'nın bazı tutarsızlıkları veya yanlış uygulamaları ile mahkum etmenin doğru olmadığı dile getirildi.
AB ile sosyal demokrasi arasındaki bağlantının tarihsel ve felsefi boyutuna vurgu yapıldı.
Projenin barışı sağlama ve barışın getirdiği refahın paylaşılması boyutu önemliydi.
Piyasa ekonomisinin kurumsallaştırılması yoluyla ekonomik entegrasyon AB'nin en önemli hedeflerinden biri.
Ama siyasal hedefler de en az bu kadar önemli.
* * *
Düşünce özgürlüğü, katılımcılık, şeffaflık ve denetlenebilirlik bunlardan ilk akla gelenler.
Ancak konuşmaları dinleyenlerin bir kısmının, bu açıklamalardan tatmin olmadığı sorulan sorulardan ve toplantı sonrası değerlendirmelerden anlaşılıyordu.
AB'yi emperyalist bir proje olarak görenler ve Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü tehdit ettiğini düşünenler hiç de az değildi.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|