Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Mayıs 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sefahatin tutanakları

İngiltere'de Başbakan Yardımcısı John Prescott'un, sekreteri Tracey Temple ile yaşadığı "yasak ilişki"nin ayrıntıları bir bir ortaya dökülüyor. Bu konuda başlıca kaynak, Temple'ın büyük bir titizlikle tuttuğu günlüğü

londra

İngiliz hükümetinin hırçınlığıyla ünlü, 67 yaşındaki Başbakan Yardımcısı John Prescott, kendisinden 22 yaş küçük sekreteriyle yasak aşk yaşadığını, Daily Mirror'ın söz konusu ilişkiyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyan fotoğraflarından sonra itiraf etmek zorunda kaldı.
"Prezza" lakaplı, iki çocuk babası Prescott'un 45 yaşındaki sekreteri Tracey Temple da 250 bin sterlin karşılığı Mail On Sunday gazetesine Prescott'la ilişkisinin tüm detaylarını anlattı. Gazeteden aldığı parayı hak etmek istercesine, kendisine sorulmadığı halde, Prescott'un eşini yalnız kendisiyle değil, başkalarıyla aldattığını da açıkladı. Kadınların Prescott'u merakla izlemesi de Temple'ın bu açıklamalarından sonra oldu.

Basına sızdıran kişi
Tabloid gazeteler "Prescott'u ne kadar yakışıklı buluyorsunuz?" konulu anketler bile düzenlediler. Gazetelerin bu soruyu gerçekten merak kaygısıyla sorduklarına inanmak lazım. Çünkü Prescott bir hayli tombul, tıknaz ve de bırakın biriyle nasıl gizli aşk yaşadığını, eşiyle seks hayatı olup olmadığı konusunda bile soru işareti bulunan bir adam görünümünde. Prescott görüntünün her zaman gerçeği yansıtmadığına güzel bir örnek (meğer ne çapkınmış). 20 yıl önce yine yasak bir ilişki yaşadığı bir milletvekili adayı genç kadın, "Şimdi öyle olduğuna bakmayın. Ben tanıdığımda, müthiş etkileyici konuşan, yakışıklı bir adamdı" diyor örneğin.
Duyumlara göre Başbakan Tony Blair'in başını bir hayli ağrıtan bu son skandal ilişkiyi basına sızdıran kişi Temple'ın kamyon şoförü sevgilisi. Temple'ın uyku arasındaki sayıklamalarından şüphelenmiş. Aradaki "sınıfsal" farka bakar mısınız? Sevgilinin biri başbakan yardımcısı, diğeri kamyon şoförü.

Kadın olarak utandım
"Günlük tutun; bir gün o sizi tutacaktır" sözünü boşuna etmemiş Mae West. Temple'ın
10 yaşından beri titizlikle günlük tuttuğu söyleniyor. Bütün benzerleri gibi, önemli olan Temple'ın günlüğünde ne yazdığı değil, nasıl yazdığı. "Günlük işler" sekreterinin saat ve yer kavramlarına verdiği önem günlüğünde de oldukça faydalı olmuş. Başbakanlığın bulunduğu Whitehall'da 6.30'da buluşma sözü ile başlayan bir gün, Prescott'un bakanlık lojmanının tamiri, Waterloo istasyonundan kalkan 8.30 treninde Temple'ın dağılmış saçlarını düzeltme çabaları, Prescott'un performansının kayda değer olmadığı gibi ayrıntılar bunun kanıtı. Prescott'un, sevgilisinin günlük tuttuğundan haberi olmadığı, olduysa da önemsemediği tahmin ediliyor.
Aslında yaşlı soytarı eğleniyordu, hem de bulunduğu makamı hiçe sayacak kadar ama orta yaşlı bir kadının cinsel aktivitelerini yansıtan günlüğünün olgunluktan, vakardan, aklıselimden uzak, çocukça üslubu ile karşı karşıya gelince kadın olarak utandığımı söylemeliyim.
Dünya çok akıllı olmayan, kolay ikna edilebilen Tracey Temple'larla dolu. Bunlar bir unvan sahibi (başbakan yardımcısı gibi) erkeklerin bulunmaz Hint kumaşı olduğunu zannediyor. Oysa Prescott için Temple aslında pek önemli değildi (Temple'ın da ikili oynadığını unutmamak lazım). Temple'ın çalışma masasının arkasında hayat kadını gibi kullanıldığı bir gerçek. Bu noktada Temple'ı anlıyorum; günlüğün içeriği partinin yüksek yöneticileri arasında duyulmaya başladığı andan itibaren onun nasıl yalnız bırakıldığını da tahmin etmek mümkün.
Mail On Sunday günlüğü "sefahatin bayağı tutanakları" olarak adlandırıyor. Bazı detaylar, örneğin cinsel yetersizlikle ilgili olanlar, günlükteki bu bayağılığı biraz olsun azaltmak için çıkartılmış.

Günlükten alıntılar

"Bana ne oldu bilmiyorum. Apartmanına geri gittim. Daha içeri girerken beni öpmeye ve giysilerimi çıkarmaya başladı. Daha sonra mutfakta oturduk ve kahve içtik. 'Pişman mısın?' diye sordum. 'Hayır' dedi ve aynı şeyi bana sordu. Ben de 'Hayır' diye cevap verdim."
"Hiçbir zaman yakalanmadığımız için şanslıyız çünkü kapıyı asla kapatmıyoruz. Yaptığımızın çok riskli olduğunu biliyordum ama ikimiz de kendimize hakim olamıyorduk. Kapının dışında yedi memur çalışıyordu."
"Etek giyiyordum. Elini bacağımdan yukarı doğru kaydırırdı. Evet, onunla birkaç kez ofiste seks yaptım. O, bakanlık çantasındaki evraklarla meşgul görünürdü."
"St. Paul Kilisesi'ne Irak'ta ölenler için duaya gittik. Kraliyet ailesi oradaydı, birçok politikacı oradaydı. Geri döndüm ve patronla apartmana gittim. Bazen uzun zaman sekssiz kalmış bir yaşlı gibi davranıyor. Yine seks yapmak istedi. Çok istekliydi. Ofise geri döndüm ve işleri yetiştirmek için çok çalıştım."





PAZAR
"Nerede oyna derlerse oynarım"
"Martılara simit atmaya devam edebileceksiniz"
"Bale yapan gay olur diyeni dövüyorum"
"Buket taşımaktan utanıyoruz"
"Onlar olmadı, bari biz rezil olalım"
Puronun kralı 100 yaşında
Değişimin bir bedeli var
Trendler saç festivalinde
Bugün Ortaköy'de Hülya Avşar bakanla maç yapıyor
Temel yaşam desteği
İşte Diyarbakırlı "Pala Abdül"
2007: Türkiye için yeni bir başlangıç yılı
Avangard mutfak
Sefahatin tutanakları
Rahmi Koç Sanayi Müzesi
Obeziteden onu nasıl korumalı?
Örtünenin bir yüzü kara, örtünmeyen zenci; öyle mi?
Tarihin donduğu yer: Safranbolu
Okul mu, artiz mektebi mi?..
Kalecik'e geçmiş olsun!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet