Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Mayıs 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rahmi Koç Sanayi Müzesi

8 bin eseri barındıran Rahmi Koç Sanayi Müzesi şimdiden dünya literatürüne geçti. Müzenin özelliklerinin başında Avrupa'daki sanayi müzelerinde dahi görülemeyecek birtakım ara modellere sahip olması geliyor

Fax: (0312) 427 20 64

Bizde alışılmış müzelerin dışında, sağlık müzesi, sanayi müzesi ve hele tarım müzesi, ticaret müzesi gibi maddi medeniyeti aydınlatacak müzelerin sayısı fevkalade az, kendilerine atfedilen dikkat ve harcanan bütçe pek düşüktür. 1970-71 yılında Viyana'da Arsenal diye bilinen Avusturya Askeri Tarih Müzesi'ni, birisi çok değerli bir mühendis olan iki ihtiyar dostumla sık sık hayranlıkla gezerdim. O zamanlar İstanbul'daki askeri müzenin, beni bunun kadar etkilediğini söyleyemeyeceğim. Allahtan, geçen zaman içinde Harbiye Askeri Müzesi ve Bahriye Müzesi'nin ana yapılanması ve egemen anlayış değişti; arşivleriyle birlikte bugünkü düzeyine geldi. Şimdi bu iki müze beynelmilel bir düzey ve şöhrete ulaştı.
Budapeşte'de ziyaret ettiğim Sezcheny Ziraat Müzesi karşısında duyduğum hayranlık ve saygıyı ise hâlâ saklıyorum. Yüzyılın tarımdan sanayi toplumuna geç de olsa en hızlı geçiş yapan toplumlarından biri olan Türkiye'nin maalesef hâlâ bir "ziraat müzesi" yok. Çok kısa zamanda, 1950'lere kadar süren geleneksel tarımın bütün kalıntıları yok olmuş olacak. Ne kullanılan zirai aletler ne de zirai ölçüler ve ölçüm sistemleri bir müzede toplanabilmiş durumda. Yine aynı şekilde eğitim ve sağlıkla ilgili koleksiyonlar pek cansızdı. Edirne'deki Şifaiye Medresesi'ndeki deneme aslında ciddi bir başlangıçtır ve iki yıl evvel Avrupa Müze Ödülü'nü aldı. Çünkü Türklerin sağlık hayatı ve kurumları ilginçtir.

Ankara'da bir müze daha
Türk tiyatrosunun müzesi ve arşivi yok. Şehir müzesi kuracağız diye yıllardır ortalarda dolaşanlar küçük bir yapı bile meydana getiremediler. Etnografya müzelerini dar ölçekten çıkaranlar, Pera'nın ve Sadberk Hanım Müzesi'nin bazı bölümlerini başarı ile oluşturdular. El atılmayan, önemli branşlar bir haylidir. Bu arada, Rahmi Koç'un Haliç, Sütlüce'de restore ettiği Lengerhane çok önemlidir. Bugün bu müzeden söz edeceğiz.
Rahmi Koç Sanayi Müzesi dünya literatürüne geçti. Bununla herkes iftihar eder. Müzenin özelliklerinin başında Avrupa'daki sanayi müzelerinde dahi görülemeyecek birtakım ara modellerin bulunması geliyor; kıyı tarafındaki tersane bölümünde otomobil ve makine ağırlıktadır. Burada mucidin yaptığı buhar makinesi maketi görülebilir; bir vakit yapılmış olan makineler de. Ama sınırlı üretim için yapılmış, bir süre deney için kullanılan tatbik modelleri -ki boyu posu ötekilerden farklıdır- kullanılmış ve dağılıp gitmiştir. Bunlara sanayi müzelerinde rastlamak hemen hemen mümkün değilken, Koç Müzesi'nde ise birkaç tanedir.
İkincisi; sanayiye konu olan bütün dallar, tarihi yapılarıyla burada temsil edilmeye çalışılmıştır. Eski otomobil modellerinden son zamana kadar gelenleri, yetmedi birebir ebattaki oyuncaklar, havada, suda, karada kullanılan ne var ise bu müzenin ilgisi dışında kalmamış; sadece Rahmi Koç değil, yakın çevresinin de topladıkları buraya toplanmıştır. Üstelik koleksiyonun uzantıları şimdi Ankara'daki Çengelhan'da da yeni bir müze yaratmıştır.

Acil bir planlama lazım
Sanayi müzesi benim gibi, Viyana Arsenal'i ve Ford müzeleri dışında başka yerlerdekilerden pek hazzetmeyenleri dahi etkileyecek ilginç koleksiyonlara ve çok çekici bir teşhir düzenine sahiptir. Haliç'in kıyısı için bir zenginliktir. Bunun getirdiği kazanç kadar sorunlar da vardır, halledilmesi gerekir. Ama müzecilik hizmeti bakımından, bilhassa kapatılan müze derneklerinin yokluğu yüzünden hizmeti aksayan devlet müzeleriyle mukayese edemeyecek bir renkliliğe sahiptir. Bunlara da bir nebze değinelim.
Yayın ve hatıra eşya satımı bu müzenin zenginliğidir. Suna-İnan Kıraç müzelerinde de (yani Pera ve Antalya) bu zenginlik görülür. Rahmi Koç Müzesi'nde 8 bin kadar eser var; Ankara Çengelhan'da da 2 bine yakın obje sergileniyor.
Müzenin personeli bu işi zevkle yapan uzmanlardır ve müdür Anthony Phillipson aktif görevini daha önce mimar olarak yapıyordu. İstanbul medeniyetine gönül veren, kısa zamanda dil öğrenen uzmanlardandır. Rahmi Koç Müzesi'nin etkili bir müessese olarak etrafındaki arazinin kıymetlenmesine sebep olduğu açıktır. Ne var ki, bu ranttan istifade edenler mazide bunu hak edecek yatırıma ve değere sahip olmayan binalardır. Maalesef Haliç etrafında oluşturulan bu gibi kültür merkezleri istenmeyen bir sonucu da yaratmaktadırlar; spekülasyon. Acil bir planlama lazımdır.



PAZAR
"Nerede oyna derlerse oynarım"
"Martılara simit atmaya devam edebileceksiniz"
"Bale yapan gay olur diyeni dövüyorum"
"Buket taşımaktan utanıyoruz"
"Onlar olmadı, bari biz rezil olalım"
Puronun kralı 100 yaşında
Değişimin bir bedeli var
Trendler saç festivalinde
Bugün Ortaköy'de Hülya Avşar bakanla maç yapıyor
Temel yaşam desteği
İşte Diyarbakırlı "Pala Abdül"
2007: Türkiye için yeni bir başlangıç yılı
Avangard mutfak
Sefahatin tutanakları
Rahmi Koç Sanayi Müzesi
Obeziteden onu nasıl korumalı?
Örtünenin bir yüzü kara, örtünmeyen zenci; öyle mi?
Tarihin donduğu yer: Safranbolu
Okul mu, artiz mektebi mi?..
Kalecik'e geçmiş olsun!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet