Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Mayıs 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuklara kıyabilmek!


Yazı gecikiyor bazen, tepki zaman alabiliyor. Jeton gecikmeli düştüğü için de olabilir. Kim bilir, belki de bazen insanın basireti bağlanıyor. Yaşanan, gerçek gibi gelmiyor çünkü...
Çocuklara kıyabilmek!
Düşüncesi bile korkunç.
Hakkâri'de çocukları okula götüren minibüsü hedef alan bombalı saldırıyla ilgili haberi okuduğumda kanım dondu. Bir kez daha lanet ettim teröre ve şiddete...
Lanet ettim PKK'ya da...
1995'in 28 Mart'ını anımsadım.
Cudi Dağı'nın eteklerindeki Görümlü köyünün Nevru mezrası. "Hiç unutmayacağım" diye yazmıştım oradan. "Bir bahar sabahı Nevru mezrasında çektiğim cehennem fotoğrafları hayatım boyunca gözümün önünden gitmeyecek; hafızamdan hiç silinmeyecek o dehşet görüntüleri..." diye not düşmüştüm.
Mehmet Ali 3 yaşında.
Emine 8 yaşında.
Merune 9 yaşında.
Ölüm onları uykuda yakalamıştı.
Korucu köyüne PKK baskını!
Ve PKK roketinin kerpiçten duvarda açtığı kocaman, simsiyah, çirkin delik... Kan içinde yan yana çocuklar...
Ağıt yakan kadınların çaresizlik içinde haykırışları kulağımda günlerce çınlayıp durmuştu. Bir köşede sessizce, gözyaşlarını saklayarak ağlayan koca koca adamlar... Yanaklarından sicim gibi gözyaşı dökülen çocuklar... (H. Cemal, 29 Mart 1995 tarihli Sabah'taki yazı)
Onlara baktıkça içim acımıştı.
Kederli yüzler beni kahretmişti.
Lanetlemiştim terörü, PKK'yı.
Kaç yıl geçmiş, aynı hikâye.
Hâlâ çocuklara kıyabilmek!
Hâlâ terör ve şiddet...
Değişmeyecek mi? Yaşamak için ille de acı mı çekilecek? Terör ve şiddet böylesine bir hayat tarzı haline mi geldi?
Ne yapmak istiyor PKK?..
Terörün insanlık suçu olduğunu, silahın çoktan çıkmaz sokak haline geldiğini hâlâ göremiyor mu? Bu yolun Kürtler için de, Türkler için de çılgınlık demek olduğunun farkına varamıyor mu?
Sorun kendinize:
Türkiye'yi bir cehennem çukuruna düşürmenin kime ne yararı var ki?.. Demokrasinin, hukukun kolunu kanadını iyice kıracak bir çatışma ortamını aklı başında kim isteyebilir ki?..
Cinneti istemek niye?..
Şiddeti, silahı bırakıp sivil siyasete yönelmekten başka çare yok. Aklı başında herkes böyle düşünüyor.
PKK'nın tepesinde şiddet ve terörü hayat tarzı olarak benimseyen kliğe yönelik tepki ve öfke her geçen gün büyüyor. Bu tepki tomurcuklanması Kürtlerin içinde de, PKK saflarında da uzun zamandır dikkat çekiyor.
PKK, silahla bir yere gidemez.
PKK şiddeti çıkmaz sokaktır.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın kurucusu ve Diyarbakır temsilcisi, Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu'nun Aktüel dergisinin son sayısında PKK'ya dönük şu çağrısı yer aldı:
"Daha cesaretli adımlar gerekiyor. Bunun için öncelikle silahlı örgüt hiçbir şeye bağlı olmadan, taktik olarak da değil, stratejik olarak silahı benimsemekten vazgeçtiğini deklare etmeli. Türkiye'de demokrasi ve Kürt sorununun çözümü için bunun bir öncelik olduğunu düşünüyorum."
Aklın yolu budur.
PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakması... Silahları ilelebet gömdüğünü açıklaması...
Bunun için herkesin sesini yükseltmesi, Kürt aydınlarının hareketlenmesi ve etkili bir 'Kürt kamuoyu'nun oluşturulması gerekiyor.
Barış ve demokrasi içinde bir Türkiye için, Türklerin ve Kürtlerin birlikte barış ve huzur içinde yaşayacakları bir Türkiye için öncelikle silahların susması, çocuklara kıyabilecek zihniyetlerin lanetlenmesi lazım.
En başta insanlık bunu gerektirir çünkü.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Soykırım, tarih, siyaset
8 MAYIS 1945 iki önemli olayın yıldönümüdür: ...
Melih AŞIK
Selanik'teki anıt
Selanik'teki ikinci "Pontus soykırım anıtı" ö...
Fikret BİLA
Baykal, Menderes'ten örnekler veriyor
CHP lideri Deniz Baykal, son günlerde İlhan S...
Hasan CEMAL
Çocuklara kıyabilmek!
Yazı gecikiyor bazen, tepki zaman alabiliyor....
Güneri CIVAOĞLU
Beton kirlenmesi
Haldun Simavi, gazeteciliği bırakıp yaşamını ...
Can Dündar
Yıldız ve Samanyolu
Bahçedeki muz ağacını anlatır bir öyküsünde E...
Abbas GÜÇLÜ
Milli Eğitim'de neler oluyor?
Milli Eğitim kazanı fokur fokur kaynıyor. Bir...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon kafayı kaldırdı mı?
Geçen hafta kızlarımla birlikte ABD'deydim. B...
Sami KOHEN
Soğuk Savaş'a dönüş mü?
Rus gazetesi "Kommersant"a göre, Soğuk Savaş ...
Metin MÜNİR
TMSF, Erol Aksoy'la protokol imzalıyor
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile İkt...
Derya SAZAK
Bayraktaki mesaj
Türkiye'nin minareye çekili bayrağındaki hila...
Meral TAMER
23 Nisan ve 19 Mayıs neyin bayramı?
Gazetemizin Finansman Müdürü Niyazi Alkaya, A...
Güngör URAS
Dünyada girdi fiyatları artıyor
Petrol fiyatındaki artışı korkuyla ve de çare...
Serpil YILMAZ
TGRT, Ertegün ve Murdoch ortaklığına satılıyor
Neredeyse bir yıla yaklaşıyor TGRT'nin pazarl...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'dan Kürt sorununa farklı bakış
Başbakan'ın Diyarbakır konuşması acaba bir te...

© 2006 Milliyet