Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Tanrı, toprağına yıldız yağdırsın!'

Yazar ve yayıncı Erdal Öz'ü uğurlarken dostları onu, onunla yaşadıkları anları anlattı. Can Yayınları'nın Genel Yayın Yönetmeni Celal Üster, Öz'ün çok sevdiği bir Çehov alıntısıyla tamamladı sözünü: Tanrı toprağına yıldız yağdırsın

Filiz Aygündüz

Dün sabah saatlerinde, sanat ve edebiyatın nabzının attığı İstiklal Caddesi'nde her zamankinden farklı bir kalabalık vardı. Her ara sokaktan bir yazar ya da yayıncı çıkıyor, birbirleriyle sessizce selamlaşıp aynı istikamete doğru yürüyorlardı; Yeni Melek Gösteri Merkezi'ne... "Güzel bir öykü yazmak, ölümü yenmeye çalışmanın ipuçlarından biridir" diyen Türk edebiyatının 'ölümü çoktan yenmiş' usta öykücüsü Erdal Öz'ü uğurlamaya...
Erdal Öz, sahne ortasına yerleştirilmiş bir tabuttan değil, duvara asılmış siyah-beyaz posterinden karşıladı konuklarını. İki tarih vardı gülümseyen yüzünün altında; 1955, 2006. Aralarında da, oğlunun adını verdiği yayınevinin amblemi olan küçük kırmızı kalp...
Açılış konuşmasını Öz'ün yakın arkadaşı Deniz Kavukçuoğlu yaptı. Kavukçuoğlu, 2006 başında birlikte gittikleri Küba'da, Havana sokaklarında koşturarak yürüyen 'ciğeri sağlam' adamı, akciğer kanserinden kaybetmenin şaşkınlığını dile getirdi.
Can Yayınları'nın Genel Yayın Yönetmeni Celal Üster, Erdal Öz'ün edebiyatını anlattı ve sözlerini onun çok sevdiği bir Çehov alıntısıyla tamamladı:
"Tanrı, toprağına yıldız yağdırsın." Ardından da ekledi: "Daha da iyisi Erdal yıldız olsun, bize yağsın."

'Cemil, rakı nerede?'
Can Yayınları editörü, yazar Cemil Kavukçu ise sırt sırta odalarda oturduğu yayıncısı için şunları söyledi: "Saat 6 olduğunda 'Cemil' diye seslenirdi, 'Abine hiç bakmıyorsun, rakı nerede?' 6'dan sonra odalarımızda rakı içerdik. Bilmiyorum Erdal Abi'siz rakı içmek nasıl olacak?"
Pınar Kür, 20 yıl boyunca kitaplarını basan 'nesli tükenmiş' eski yayıncısını anlatacak sözleri seçmekte zorlandı. "Yasaklanan iki kitabım yüzünden Erdal ile birlikte Sultanahmet Adliyesi'nin müdavimi olduk" diyen Kür, konuşmasını tamamlayamadı.
Ardından Ahmet Altan'ın adı anons edildi. "Bu anları hayatımın en insafsız dakikaları olarak hatırlayacağım" diyen Altan, "Ölüm hiçbir zaman edebiyatı yenemedi. Erdal edebiyatın içinde varlığını sürdürecek" diye bitirdi sözlerini...
Altan'dan sonra sahneye gelen Öz'ün oğlu Can Öz, hayatının en zorlu konuşmasını yaptı: "O sesimi duymadığı sürece ondan bahsetmenin pek bir anlamı yok. Ama sizden bir şey rica edeceğim. O olsaydı, otururdu içki masasına, kadehini kaldırırdı, içelim derdi ve fıkralar anlatırdı. Babamı 6 Mayıs'larda böyle analım istiyorum."
Kendini onun yanında hep rahat hissettiğini söyleyen Orhan Pamuk ise, "Erdal Öz'ü hep gülerek hatırlıyorum. Bundan sonra da gülerek hatırlayacağım" dedi.
Protokol sırası olmayacağı baştan belirtilen törende Pamuk'tan sonra Tahsin Yücel konuştu: "Ölüm düşüncesi en azından benim için bundan sonra daha az ürkütücü olacak..."

Buluşmak için sözleşmiştik...
Ve Türk edebiyatının dev kalemi Yaşar Kemal'e geldi sıra: "Erdal Öz, çok namuslu, lekesiz bir insandı. Beraber mahkûm olduk; edebiyatı beraber düşündük. 15 gün önce buluşmak için sözleşmiştik; burada buluştuk."
Son olarak söz alan 1950 kuşağının bir diğer usta kalemi gazeteci - yazar Doğan Hızlan, "Kuşağımdan birinin ölümü benden büyük bir parçayı götürüyor. Bir daha o yanım onarılmıyor. Birlikte edebiyatı oluşturduğumuz, pek çok şeyi paylaştığımız insanı kaybetmek büyük acı veriyor" dedi.
Törenin ardından, Teşvikiye Camii'ne doğru yola koyuldu Öz'ün sevenleri. Yayın dünyası neredeyse tam kadro Teşvikiye Camii'nin avlusundaydı.
Dostları, onu alkışlarla Şile'deki Kızılcaköy Mezarlığı'na uğurladılar.
Gövdelerine geçtiğimiz Hıdrellez'den kalma bezler bağlanmış cami avlusundaki 'solmuş' güllerin yanından, sessizce çıkıp gitti Erdal Öz...





GÜNCEL
'Tanrı, toprağına yıldız yağdırsın!'
Albaya çeteden 4.5 yıl istendi
Çerkezler çifte pasaport istiyor
Yeni istihbaratçı görevine başladı
Yazar Eygi'ye 1 yıl hapis cezası
Duruşmada paşaları görünce tansiyonu çıktı
İTÜ, insansız hava aracı ödülü kazandı
Barzani ile görüştü
İran'a çifte yalanlama
Öğretmene PKK davası






Melih AŞIK
Dördüncü şahıs
Bakanlar Kurulu toplanıyor... Memleketin onca...
Hasan PULUR
Atıf Yılmaz yalnız film çekmezdi...
HEMEN her sinema oyuncusu, yönetmeni, yönetme...
Çetin ALTAN
Gemiler geçmeyen denizlerde birer şarkı artık onlar da...
Her yıl genellikle baharların ilki de, sonu d...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet