Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnce ayar


Fransa yasama meclisinde 18 Mayıs kritiktir. Ancak "yanlışlığın" sonu değil. Bunun sonrası da var. Senato... Orada "Ermenilere soykırımı inkârı suç haline getiren" yasa girişiminin önü kesilebilir. Devletten devlete ilişkiler büyük darbe almazsa Fransa hükümeti, bu metnin senatoya gelmesini ve oylanmasını buzdolabına koyabilir.
Yasayı çıkarmaz.
..............................
O halde "en son sözü" daha ilk aşamada söylemek, "en son konulacak tavrı" daha ilk günden koymak akılcı olmayabilir. Sürecin tırmanışına göre bir tavır ajandası belirlenmeli.
Bu girişimi muhalefetteki sosyalistler başlattığına göre, iktidardaki çoğunluk birliğiyle köprüleri atmamak dozajını aşan tavır koymamak gerek.
Ottawa Büyükelçisi'nin yanı sıra Paris Büyükelçisi Osman Korutürk'ün de Türkiye'ye "konuyu konuşmak" amacıyla çağrılmış olması doğru politikadır.
Her devlet, duyarlı bir konuda büyükelçisini çağırarak istişarede bulunabilir.
Buna karşılık...
Daha önce yapıldığı gibi büyükelçiyi belirsiz bir süre için geri çağırmak ve Paris'teki diplomatik ilişkileri daha düşük derecedeki maslahatgüzara bırakmak büyük hata olurdu.
Hele daha şimdiden "ekonomik veto" söylemleri ve eylemleriyle Paris yönetimini kendi kamuoyunda zor duruma düşürmek tahrikten öte anlam taşımaz.
Yapılacak şey muhalefetteki sosyalistlerle iktidar partisinin arasını açmak, iktidar partisi içinde muhalefet yapan Sarkozy ve yandaşlarına da koz vermemektir.
Kısacası keskin sirke olmamak ama Türkiye'nin yararlarını savunacak olumlu ve ciddi bir merdiven stratejisi uygulamak...
Yol haritası budur.
..............................
Ne yazık ki Fransa'da Ermeni lobisi çok güçlü.
500 bin dolaylarında seçmeni var.
Etkili işadamları, şirketleri, ressamları, müzisyenleri, yazar çizerleriyle Fransa'ya ağırlık koyabiliyorlar.
Buna karşılık Türk kökenli seçmenlerin sayısı 50 bini bile bulmuyor.
Onların arasında da tam birlik yok.
Ayrıca...
Türk kökenli seçmenler iş koşullarında kendilerini sosyalistlere daha yakın hissediyorlar. Göçmen siyaseti sosyalistlerde daha ılımlı.
Merkeze ve sağa doğru yelpaze açıldığında çalışanlar ve özellikle göçmen kökenli işçiler muhafazakâr politikalardan kaygı duyuyorlar.
Yani... Ermeni lobisinin oynadığı alan boş.
.............................
İşte bu bağlamda Türkiye'den "aydınların" çıkarılmak istenen yasaya karşı bildirisi önemli...
Onların arasında Hrant Dink, Etyen Mahçupyan gibi Ermeni kökenli yurttaşların, Elif Şafak ve Murat Belge gibi satırları zaman zaman Ermeni tezlerine yakınmış gibi algılanan isimlerin bulunması yararlıdır.
"Resmi politika" izledikleri ve Ankara'nın güdümünde oldukları gibi izlenimler yansıtmazlar.
Fransa'daki hukukçulardan sonra bu aydınlar bildirisi de kamuoyuna mesaj verecektir.
Ama...
Yeterli değil.
18 Mayıs'a kadar "tehdit" ve "tahrik" kokan tavırlardan çok, kanaat önderlerine mesaj veren bu tür etkinliklerle "yanlış ve tehlikeli" gidiş, belki de önlenebilir.
En azından aynı girişimin senatoda devam etmesini ve yasalaşmayı engelleyecek psikolojik ortam yaratılabilir.
İnce ayarlı bir politika gerek.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AKP ve Eğitim'de alarm
MİLLİ Eğitim Bakanlığı'nda istifalar oldu; se...
Çetin ALTAN
Gemiler geçmeyen denizlerde birer şarkı artık onlar da...
Her yıl genellikle baharların ilki de, sonu d...
Melih AŞIK
Dördüncü şahıs
Bakanlar Kurulu toplanıyor... Memleketin onca...
Fikret BİLA
İran'ın PKK politikası
İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ...
Hasan CEMAL
Nükleer İran'a karşı çare...
Nükleer güç İran... Türkiye, yanı başında nük...
Güneri CIVAOĞLU
İnce ayar
Fransa yasama meclisinde 18 Mayıs kritiktir. ...
Abbas GÜÇLÜ
Dershanecilik sektörü nereye gidiyor?
Türkiye'nin en hızlı gelişen sektörü hangisi ...
Hurşit GÜNEŞ
Galbraith için gecikmiş bir yazı
John Kenneth Galbraith 10 gün önce yaşama ved...
Nail GÜRELİ
Özürlülerden özür dileriz
Bugün Dünya Özürlüler Günü. On üç yıl önce 19...
Sami KOHEN
Komşu nasihati
BAŞBAKAN Erdoğan'ın Bakü'de İran Cumhurbaşkan...
Metin MÜNİR
Aksoy protokolü TMSF için bir dönüm noktasıdır
Bankacı Erol Aksoy'la dün imzalanan borç ödem...
Hasan PULUR
Atıf Yılmaz yalnız film çekmezdi...
HEMEN her sinema oyuncusu, yönetmeni, yönetme...
Meral TAMER
Toplum Akademisi başlıyor
Siyaset Bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu, pazar...
Ece TEMELKURAN
'Genel olarak' üç idam
Neredeyse çeyrek yüzyıl önceydi. Yirmili yaşl...
Osman ULAGAY
Türkiye 'birlikte yaşama'ya öncülük edebilir mi?
Forum İstanbul'un 2006 yılı toplantıları yarı...
Güngör URAS
Orhangazi'de tarım ve sanayi yan yana
ORSİAD (Orhangazi Sanayicileri ve İşadamları ...
M. Ali BİRAND
İran, Ankara'ya güvenmemeli...
İranlılar saf insanlar değillerdir.

© 2006 Milliyet