Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Galbraith için gecikmiş bir yazı


John Kenneth Galbraith 10 gün önce yaşama veda etti. Boyu gibi (2 metreye yakın) çok uzun (97 yıl) yaşadı. Aslen Kanadalı olan bu iktisatçı uzun yıllar Amerikan Demokratlarının ekonomi politikalarının fikir babası oldu.
Savaş sonrası Başkan Franklin Roosevelt'in New Deal (Yeni Anlaşma) olarak bilinen politika açılımını sağladı. 1960'lı yıllarda Keynesyen politikaların egemen olmasında kritik bir rolü oynadı. Ve Başkan John Kennedy'nin de en güvendiği danışmanı, hatta sırdaşıydı.
Harvard Üniversitesi'nin önde gelen bu hocası The Affluent Society (Refah Toplumu) isimli yapıtıyla dünya çapında etkili oldu. İlginçtir; en çok esinlendiği İngiliz iktisatçı Keynes gibi o da Hindistan'da görev yaptı: 1961'de ABD hükümetinin büyükelçisiydi.

Sosyalist bir Amerikalı
Galbraith bir global sosyal demokrattı. Kaldı ki, kendini sosyalist olarak nitelemekten çekinmedi. Yoksulluk ve gelir dağılımı sorunlarıyla yakından ilgilendi.
Fakat hiçbir zaman teknik iktisat alanında literatüre katkıda bulunmadı. Birçok sol iktisatçı gibi piyasaya güvenmedi ve devletin rolünün gerekliliğini (hatta planlamayı) savundu.
Teknik ekonominin aksine, Galbraith siyasal çıkarlar ve toplumsal güçlerin önemini kavrayarak farklı bir yaklaşım sergiledi. 1952 yılında Amerikan Kapitalizmi isimli ilk yapıtını yayımladığında bunu açıkça sergiledi. Bu yapıtında Galbraith, Amerika'nın devleşen şirketlerinin siyasal ve toplumsal güçlerinin dengelenmesini sorguladı. O tarihte bu muazzam gücün işçi sendikalarıyla dengelendiğini düşünüyordu. Doğruydu da. İkinci Dünya Savaşı sonrası birdenbire güçlenen sendikalar, vahşi Amerikan kapitalizmini gemleyebiliyordu.
1958 yılında yayımladığı ve bir önceki yapıtı kadar yankı uyandıran Refah Toplumu isimli yapıtında Galbraith, ulaşılan bireysel tüketim hırsının toplumsal çürümeyle sonuçlandığına işaret etti. Nihayet 1967 yılında üçüncü önemli yapıtını, Yeni Sanayi Devleti (The New Indutrial State) yayımladı.
O tarihlerde piyasacılık giderek egemenleşirken, Galbraith aykırı zekâsıyla, rekabetin bir safsata olduğunu, ekonomik mekanizmalara aslında şirket yöneticilerinin egemen olduğunu gösterdi. Ne tüketicinin, ne de hisse sahiplerinin ekonomik işleyişte rolü yoktu (kendi deyimiyle "tekno-yapı"). Bu sadece bir varsayımdı. Şirketler kısa vadeli kârları uzun vadeli büyüme stratejilerine yeğler hale gelmişlerdi. Verimlilik çöküyordu.

En etkili iktisatçı
1970'li yıllara gelindiğinde Galbraith artık Amerika'daki büyük şirketlerin kamu mülkiyetine geçmesi gerektiğini savunmaya başlamıştı. Çünkü bu çarpık yapı kaynakların optimal dağılımını değil, israfı üretiyordu. Bugün için bu fikirler oldukça kışkırtıcı bulunsa da, o tarihte de aynı derecede çalkantı yaratmıştı.
Galbraith 1972 yılında American Economic Association'ın başına geldi. Ama yapıtları daha çok ekonomist olmayan, siyasete ilgi duyan aydınları etkiledi. Galbraith son döneminde Bush politikalarını şiddetle eleştiren Demokratların başında geldi. Ekonomi literatürüne katkısı sınırlı olsa da, Galbraith belki de Amerikan politikalarında gelmiş geçmiş en etkili ekonomist olmayı başardı. Hem de aykırı fikirleriyle. Toprağı bol olsun.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AKP ve Eğitim'de alarm
MİLLİ Eğitim Bakanlığı'nda istifalar oldu; se...
Çetin ALTAN
Gemiler geçmeyen denizlerde birer şarkı artık onlar da...
Her yıl genellikle baharların ilki de, sonu d...
Melih AŞIK
Dördüncü şahıs
Bakanlar Kurulu toplanıyor... Memleketin onca...
Fikret BİLA
İran'ın PKK politikası
İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ...
Hasan CEMAL
Nükleer İran'a karşı çare...
Nükleer güç İran... Türkiye, yanı başında nük...
Güneri CIVAOĞLU
İnce ayar
Fransa yasama meclisinde 18 Mayıs kritiktir. ...
Abbas GÜÇLÜ
Dershanecilik sektörü nereye gidiyor?
Türkiye'nin en hızlı gelişen sektörü hangisi ...
Hurşit GÜNEŞ
Galbraith için gecikmiş bir yazı
John Kenneth Galbraith 10 gün önce yaşama ved...
Nail GÜRELİ
Özürlülerden özür dileriz
Bugün Dünya Özürlüler Günü. On üç yıl önce 19...
Sami KOHEN
Komşu nasihati
BAŞBAKAN Erdoğan'ın Bakü'de İran Cumhurbaşkan...
Metin MÜNİR
Aksoy protokolü TMSF için bir dönüm noktasıdır
Bankacı Erol Aksoy'la dün imzalanan borç ödem...
Hasan PULUR
Atıf Yılmaz yalnız film çekmezdi...
HEMEN her sinema oyuncusu, yönetmeni, yönetme...
Meral TAMER
Toplum Akademisi başlıyor
Siyaset Bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu, pazar...
Ece TEMELKURAN
'Genel olarak' üç idam
Neredeyse çeyrek yüzyıl önceydi. Yirmili yaşl...
Osman ULAGAY
Türkiye 'birlikte yaşama'ya öncülük edebilir mi?
Forum İstanbul'un 2006 yılı toplantıları yarı...
Güngör URAS
Orhangazi'de tarım ve sanayi yan yana
ORSİAD (Orhangazi Sanayicileri ve İşadamları ...
M. Ali BİRAND
İran, Ankara'ya güvenmemeli...
İranlılar saf insanlar değillerdir.

© 2006 Milliyet