Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye 'birlikte yaşama'ya öncülük edebilir mi?


Forum İstanbul'un 2006 yılı toplantıları yarın İstanbul Swissotel'de başlıyor. Forum İstanbul Başkanı Yavuz Canevi, bu yılki toplantının ana temasını oluşturan 'co habitance', yani 'birlikte yaşama' kavramını açıklarken "Co habitance kısaca farklı değerlerin, kültürlerin, coğrafyaların birlikte yaşama zorunluluğunun bilincine varmak olarak tanımlanabilir" diyor ve Forum İstanbul'un bu yılki toplantısında cevabı aranacak soruları şöyle sıralıyor:
  • Doğanın yarattığı bu birlikte yaşama formülü, acaba dengelerin gittikçe bozulmakta olduğu bir dünyada, ekonomik ve sosyal yaşam alanlarının sürdürülebilirliği için bir çıkış yolu olabilir mi?
  • Bu arayış, kalkınma ve bölgesel güç olma yolunda Türkiye'nin önündeki engelleri bertaraf edebilir mi?
  • Türkiye, 'co habitance' çağrısıyla iş dünyaları arasında, uygarlıklar arasında, dinler arasında diyalog ve hoşgörünün, kısacası 'birlikte yaşama' tezinin güçlü bir savunucusu olabilir mi?


  • Tema ilginç ama...
    Dünyamızın büyüyen dengesizliklerle karşı karşıya bulunduğu ve "sürdürülebilirlik" sorununun giderek daha fazla önem kazandığı bir ortamda tartışmaya değer sorular bunlar. İki gün sürecek olan toplantılara katılacak olan yerli ve yabancı konuşmacıların listesi de ilginç tartışmalara tanık olabileceğimizi düşündürüyor. Sosyal bilimcilerin yanı sıra siyaset, edebiyat, kültür dünyasından tanınmış isimler de var bu listede.
    Evet bütün bunlar iyi güzel de Türkiye bugünkü haliyle, 'birlikte yaşama' konusunun küresel boyutta tartışılmasına katkıda bulunabilecek bir ülke mi?
    Bu konuyu tartışma gündemine taşıyacak bir entelektüel birikime sahip olduğumuz kesin. Böyle bir toplantının Türkiye'de düzenlenmesi de bunu gösteriyor zaten. Ancak biz, 'birlikte yaşama' konusunun önemini vurgularken ve konuyu küresel boyutta tartışmaya açarken kendi ülkemizde bu sorunu çözmüş sayabilir miyiz kendimizi? Forum sırasında biri kalkıp da "siz uygarlıklar ve dinler arasında diyalogdan, 'birlikte yaşama'ya öncülük etmekten söz ediyorsunuz ama kendi ülkenizde bunu sağlayabiliyor musunuz?" diye sorsa ona ne cevap vereceğiz?

    Türkiye sorunlu
    Son dönemdeki gelişmeler bu kritik soruya olumlu bir cevap vermemizi iyice zorlaştırdı. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar geçecek sürede yaşanması olası gelişmelerin, bu işi daha da zorlaştıracağı ortada. Kökü Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadar giden bir hesaplaşmanın tarafları, Cumhurbaşkanlığı seçimi ana ekseninde, kozlarını paylaşmaya hazır bir hava içinde görünüyor.
    "Canım bu bizim yıllardır alışık olduğumuz bir gerilim" diyerek sorunun önemini küçümseme eğiliminde olanlar bulunabilir. Ancak bugün gelinen noktada koşullar farklı gibi görünüyor bana. Cumhuriyet rejiminin belirlediği statükoyu değiştirmek için yeterli güce sahip olduğunu düşünen Adalet ve Kalkınma Partisi de, bu statükoyu korumanın vazgeçilmez bir kırmızı çizgi oluşturduğunu düşünenler de baltalarını biliyor. Bu ortamda 'birlikte yaşama'yı düşünmek ise giderek zorlaşıyor.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    AKP ve Eğitim'de alarm
    MİLLİ Eğitim Bakanlığı'nda istifalar oldu; se...
    Çetin ALTAN
    Gemiler geçmeyen denizlerde birer şarkı artık onlar da...
    Her yıl genellikle baharların ilki de, sonu d...
    Melih AŞIK
    Dördüncü şahıs
    Bakanlar Kurulu toplanıyor... Memleketin onca...
    Fikret BİLA
    İran'ın PKK politikası
    İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ...
    Hasan CEMAL
    Nükleer İran'a karşı çare...
    Nükleer güç İran... Türkiye, yanı başında nük...
    Güneri CIVAOĞLU
    İnce ayar
    Fransa yasama meclisinde 18 Mayıs kritiktir. ...
    Abbas GÜÇLÜ
    Dershanecilik sektörü nereye gidiyor?
    Türkiye'nin en hızlı gelişen sektörü hangisi ...
    Hurşit GÜNEŞ
    Galbraith için gecikmiş bir yazı
    John Kenneth Galbraith 10 gün önce yaşama ved...
    Nail GÜRELİ
    Özürlülerden özür dileriz
    Bugün Dünya Özürlüler Günü. On üç yıl önce 19...
    Sami KOHEN
    Komşu nasihati
    BAŞBAKAN Erdoğan'ın Bakü'de İran Cumhurbaşkan...
    Metin MÜNİR
    Aksoy protokolü TMSF için bir dönüm noktasıdır
    Bankacı Erol Aksoy'la dün imzalanan borç ödem...
    Hasan PULUR
    Atıf Yılmaz yalnız film çekmezdi...
    HEMEN her sinema oyuncusu, yönetmeni, yönetme...
    Meral TAMER
    Toplum Akademisi başlıyor
    Siyaset Bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu, pazar...
    Ece TEMELKURAN
    'Genel olarak' üç idam
    Neredeyse çeyrek yüzyıl önceydi. Yirmili yaşl...
    Osman ULAGAY
    Türkiye 'birlikte yaşama'ya öncülük edebilir mi?
    Forum İstanbul'un 2006 yılı toplantıları yarı...
    Güngör URAS
    Orhangazi'de tarım ve sanayi yan yana
    ORSİAD (Orhangazi Sanayicileri ve İşadamları ...
    M. Ali BİRAND
    İran, Ankara'ya güvenmemeli...
    İranlılar saf insanlar değillerdir.

    © 2006 Milliyet