|
İran, Ankara'ya güvenmemeli...
İranlılar saf insanlar değillerdir.
Hele dış ilişkilerinde hiç mi hiç duygusal davranmazlar.
Bütün bu niteliklerine rağmen, AK Partinin tamamen din motifli yaklaşımlarına güvenip, nükleer krizde Ankara'nın Tahran'ı destekleyeceğini veya ABD'yi yatıştırmak için özel bir çaba harcayacağını sanıyorlarsa, çok hata ediyorlar demektir.
Dış ilişkilerde olsun, ekonomik ilişkilerde olsun din unsurunun yeri yoktur.
Bilmem hatırlayacak mısınız, 1970'lerdeki ekonomik kriz ortamında, Ecevit hükümeti Suudi Arabistan'dan 1 (yazıyla BİR) tanker petrol istemişti. O günlerde Ecevit, İMF'e başkaldırmış ve kendi kaynaklarıyla ayakta durmaya çalışıyordu. İslam adına, Suudi Arabistan'dan destek istemişti. Gelen yanıt ilginçt olmuştu : Size destek vermeye hazırız, ancak öncelikle IMF ile anlaşma imzalayın.
Basit bir örnek.
AK Parti hükümeti de olaylara böyle bakar.
İran hükümetine sempati duyar, ancak öncelik Türkiye'nin çıkarıdır. Yani, İran'ın nükleer güç sahibi olmamasıdır. Laricani'ye verilen mesaj da budur.
Ankara, Tahran'ın enerji ihtiyacını nükleer santral kurarak karşılamasına karşı çıkmaz. Ancak, bu yaklaşım nükleer güç sahibi olma noktasına gelirse, yollar ayrılır.
Gerçekleri, İranlıların gördüğüne inanıyorum. Bütün bunlara rağmen yine aynı yolda yürürlerse, Ankara istemeyerek ABD cephesine katılır. Türkiye'nin uzun vadeli çıkarları da bunu gerektirir. Eğer İran, diplomasi ustalığını kullanıp kırmızı çizgiyi aşmazsa sorun çıkmaz. Aksi halde, bölge daha da karışır.
Bakalım bu satranç oyununu kim kazanacak?
* * *
ERMENİ TASARISININ İLK TESTİ BUGÜN…
Eğer son dakikada bir değişiklik olmazsa, Fransa'da Ermeni Soykırımının olmadığını iddia edenlere 1 yıl hapis ve 45 bin euro ceza verilmesini öngören yasanın, 18 mayıs günü parlamentoda oylanıp oylanmayacağı bugün belirlenecek.
Fransız parlamentosunun gündemini saptamakla sorumlu komite toplantısında bu konu ele alınacak.
Gelen son haberler pek iç açıcı değil.
Daha doğrusu, kimseler işin iç yüzünü tam anlamıyla bilmiyorlar. Herkesin bir tahmini var, o kadar.
Bir bölüm gözlemciye göre, Fransız Sosyalist Partisi 400 bin Ermeni oyunu kaçırmamak için bu yasayı mutlaka oylamaya sokacak. Tabii durum böyle olunca , diğer partiler de, yine 400 bin oyun yüzü suyu hörmetine karşı çıkamayacaklar. Türkiye ile ilişkiler birkaç bin oy uğruna harcanıp gidecek. Siyasetin gerçekleri, mantığın önüne geçecek.
Diğer bir bölüm gözlemci ise, parlamenterlerin son dakikada durumun vahametini göreceklerine inanıyorlar. Ne olursa olsun, Fransız politikacısının sağduyusuna güvenilmesi gerektiğini belirtiyorlar.
En iyi senaryo, bu yasa tasarısının bugün durdurulmasıdır.
Orta yol senaryosu, 18 Mayıs'ta oylanıp kabul edilmesi, ancak ondan sonraki Senato sürecinde engellenmesidir. Böylece hem Ermeniler belirli oranda tatmin edilecek, Türkiye'nin başında Demoklesin kılıcı sallandırılacak, Fransız politikacılar da Ermeni oylarına kavuşacaklar.
Kötü senaryo ise, tasarının yıldırım hızıyla geçmesidir.
Sonrası, Allah Kerim…
* * *
BİZ HALA SUSKUN KALALIM...
Fransız parlamentosundaki Ermeni tasarısı (Soykırım yoktur diyenlere 1 yıl hapis ve 45 bin Euro ceza öngörüyor) Türkiye'nin iletişim alanında ne kadar aciz durumda olduğunu bir defa daha gözler önüne serdi.
Yıllardır, Ermeni Soykırım iddiaları Avrupanın her köşesini çınlatır ve yıllardır Türk hükümetleri durmadan "yapalım, edelim" veya "yapacağız, edeceğiz" derler ve hiçbir şey yapmazlar.
Geçen hafta TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, üstüne vazife olmamasına rağmen, günü birliğine Paris'e gitti. MEDEF (Fransız Şirketler Hareketi) başkanı, Eurochambre (AB Ticaret ve Sanayi odaları Federasyonu) ve Paris Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanlarıyla görüytü. Ermeni tasarısının onaylanması durumunda, Türk-Fransız ilişkilerinin nasıl paramparça olacağını anlattı. Le Monde ve Figaro gazetelerine, TUSİAD ve diğer bazı sivil toplum örgütleriyle birlikte ilanlar verdi.
TOBB heyetinin en önemli saptaması, Fransız kamuoyundaki Türkiye ile ilgili cehaletti. Yani bizler sadece seyretmişiz. Devlet hiçbir şey yapmamış.
Uyuyun efendiler, uyuyun...
Ancak, damdan düşünce ağlamayın. Başkalarını suçlamayın...
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|