|
 |
|
|
Şimdi özveri zamanı...
Görüş / Bülent Buda
Futbol yaşamımdaki ilk ve de tek yönetim kurulu cezasını bir akşam Tarık Abi'yle (Gençalp) yemek yediğim için aldım! Kılcal damarlarına kadar İzmirsporlu Tarık Gençalp ne olduysa, "Bir duble rakısına meze bile olamayacak beyinlerce" konuşulması sakıncalılar listesine alınmıştı. Anımsadıkça hala yüreğim sızlar. Spor denilen olgu kimilerinin elinde un ufak olup değersizleşiyor bazen! Pazar günü Fatih'in tribünde, Cenk'in yedekler arasında olması değildi canımı sıkan. Futbolda olağan durumlardır bunlar. Ara ara dinlenmek bile iyi gelir kimi zaman futbolcunun ruhsal sağlığına. Merak bu ya yine de öğreneyim dedim. Sonra da gazeteler yazdı.
Ben yoksam, batsın bu dünya
Okuduklarım, işittiklerim kanımı dondurdu. Bu çağda, bu ilkellik, bu kafalar. 82 yıllık önüne "Büyük" nitelemesi eklenmiş bir kurumu yönetiyor. Görülüyor ki Ömer Hızlıok'la biraraya gelmek sakıncalı, yasak. Neden? Ömer Hızlıok kendine gelen futbolcuları ajitasyon yapıp, yanlış mı yönlendiriyor? Ne yani şimdi bu futbolcular (galiba fazla da konuşuluyormuş) Altay'ı satıyorlar mı? Ömer Hızlıok bunları yapacak kadar geri zekalı ya da kendi ayağına kurşun sıkacak kadar Altaylılık duygularını yitirdi mi? Yani "Ben yoksam batsın bu dünya" der gibi...
Bize ayıp olur, yakışmaz
Şimdi bütün bunlara bizden inanmamız bekleniyor. Kendi adıma çok zeki sayılmam. Ama aptal, avanak da değilim. Hele gözlerim hala görüyor. Sezon başından bu yana izlediklerimi şükürler olsun ki hala yorumlayabiliyorum. Şu günlerde yapılacak acemelikler midir bunlar? Büyüğü küçükler yönetirse olacağı da budur aslında. Tüm sezon performanslarını çıkarın bu çocukların, cezalandırmak için gerekçeniz hazır, ama ne gerekçe? Kargalar bile popolarıyla güler.
Acaba siz onlara karşı yükümlülüklerinizi ne ölçüde yerine getirdiniz? Kulübün başı sıkışınca kimler elini cebine, ne oranda attı? Sorunları kimler çözdü? Hesaplaşma futbolcu harcayarak, bu denli basitleştirilmez. Uygar insanlar genel kurullarda yapar bu işleri. Ikınmadan, sıkınmadan, icazet almadan, kuşun ötmesi kadar rahat, özgürce tartışırlar. Savunmanlık ne işimiz, ne de tarzımız. Ancak onca tanıklığımıza dayanarak bu çocukları kurda kuşa yem edersek bize de ayıp olur, yakışmaz.
Özgener ve arkadaşları götürsün
Gelelim sorunun diğer boyutuna. Altay büyük bir olasılıkla Play Off yarışmalarıyla Süper Lig şansını zorlayacak. Bu takım bu koşullarda böylesine psikolojik zorlanmayla o yarışlarda dağılır! Güven sorunu büyük boyutta. Futbolcular kendilerini yönetenlere inanmıyorlar. Aşınmalar, örselenmeler var. Mevcut idari ve teknik yapı kuşkuları, aşınmaları giderecek, toparlayacak donanımda daha da ötesi, inandırıcılıkta değil. Altay Divan Kurulu, kulübün kötü günlerinde koruma refleksini hemen gösterebilen etkili, saygın bir oluşum. Şimdi tam zamanı... Altay için... Soruna el koyup, Play Off stratejisini Divan belirlemeli. Ve de takımı Play Off yarışlarına sevgili Mahmut Özgener ile onun seçtiği arkadaşları birlikte götürmeli. Futbolcuların, özü sözü bir, ağzından çiğ söz çıkmayan, saygın, güven veren yüzlere gereksinimi var. Demokratik değil, olsun. Altay'da yeni olmuyor böyle girişimler. Daha önce de oldu! Altay'ın gelenekleri izin veriyor bu kadarına. Alınmak, gücenmek, öfkelenmek bu duygular bir süre ertelense iyi olur. Altay için... Şimdi özveri zamanı... Hemen, oyalanmadan, zaman yitirmeden... Karar verme zamanı. Altay için...
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|