Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bugün herkes Çinli

Çeşitleme / Selim Türsen

"Herkes oradaydı" diyordu Çin'deki ev gereçleri fuarından yeni dönen İzmirli bir işadamı. Standlar arasında dolaşırken bir bakıyorsunuz Türkiye'nin en büyük mobilya mağazalarının sahipleri karşınızda, öbür yana döndüğünüzde ayağında şalvar başında sarık harıl harıl pazarlık yapan çember sakallı vatandaşlar.
Dört kişi bir araya gelip Çin mallarını gemiyle getirecek konteyneri kiralayınca iş bitiyormuş.
Fiyatlar zaten sudan ucuzmuş.
"İki dolara ayakkabılar vardı. Üzerine yüzde 30 koyunca Türkiye'ye maliyeti en fazla 2.5-3 dolar. Yani 4-5 YTL. Vitrine 40-50 milyon etiketle koyup 12 ay vadeli satıyorlar" diyordu Çin izlenimlerini anlatan işadamı.
* * *
İşte Çin gerçeği bu. Bağırsalar da çağırsalar da önce koca koca şirketlerin sahipleri koşuyor Çin'den mal almaya.
İç pazarda kendi mallarına rakip olacağını bile bile Çin mallarını piyasaya sürerek kısa dönemin fahiş karından pay kapmaya çalışıyorlar.
Uluslararası anlaşmalar gereği kapakları açılan bu barajın önüne set çekmek artık çok zor.
Ancak kalite ve markalaşmayla ucuz Çin mallarıyla rekabet edilebilir.
Bir de farklı alanlara, sektörlere, hizmet türlerine yönelmek gerekir.
Mesela Çin'liler Türkiye'de sağlık hizmeti satamıyor ise bu yönde araştırma yapmak gerek.
Ya da turizmin ihtiyacı olan yeni ürün ve hizmet türleri bulunabilir.
* * *
Çin malı istilası bugünün derdi değil. Bütün dünya uzun süreden beri bu istilayı yaşıyor ve büyük dalgaya hazırlanıyordu. Türk iş dünyası ise 10 yıldan beri yapılan uyarıları pek ciddiye almadı. Şimdi bunun şoku yaşanıyor.
Öte yandan ucuz Çin malları sayesinde toplumun gelir düzeyi düşük kesimlerinin de ihtiyaçlarının önemli ölçüde karşılandığını kabul etmek gerek.
Bisikletten, halıya pek çok aile yaşam standardını yükseltecek pek çok ürüne Çin malları sayesinde sahip oluyor.
Bu eğilim böyle sürecek.
Bundan sonra işi ve ekmeği koruyabilmek, Türkiye'de yaşanan yapısal değişimin farkında olmakla mümkün.
Dünyada değişen teknolojiyle birlikte gelişen yeni sektörleri bulup iyi takip etmek gerek.

Kozbeyli'de dibek kahvesi

Geçenlerde yolum Foça yakınlarında Kozbeyli'ye düştü. Bir dönemin önemli merkezlerinden 700-800 yıllık bir köy. Osmanlı'nın son döneminde İzmir ve çevresinin tarihini çok güzel anlatan Kemal Anadol'un 'Büyük Ayrılık' romanında Kozbeyli sık sık yer alır.
Rumlarla, Türklerin aynı köyde bir arada mutlu olarak yaşadıkları dönemlerdir onlar. Gözümüzün önünde dibekte dövülen 'dibek kahvesi' içtim Kozbeyli'de. SİT alanı ilan edilen eski taş evlerin büyük ölçüde korunmaya çalışıldığı köy için geleceğin Alaçatısı olacak diyorlar.
Ama önce plastik sandalyelerle giren ticari kafanın orasından burasından tırtıkladığı köyün korunması gerek.
Yoksa 70 yıllık kahvenin sahibinin gönlünden geçtiği gibi mavi boyalı orijinal ahşap pencereler, yeni moda çerçevelerle değişirse aynı havayı korumak mümkün olmaz.

stursen@milliyet.com.tr







EGE
O şimdi Aliağa'da
Şimdi özveri zamanı...
Emeklilik hakkında her şey
Doğalgaz çukurları canımızdan bezdirdi
Türkiye büyüdü ama işsizlik oranı gerçek anlamda yüzde 23'e çıktı
Bugün herkes Çinli





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet