|
 |
|
|
DANIŞTAY BAŞKANI'NDAN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİ
Yargıya uyun!
Danıştay Başkanı Çörtoğlu, ilk konuşmasında hükümete işte böyle sert çıktı: "Laikliğin tanımı açık ve nettir. İdare, yargının kararlarına uymuyor. Her iktidarın kadroları değiştirmesi, kamu yönetiminde istikrarı bozuyor"
Gökçer Tahincioğlu - Ankara
Danıştay Başkanlığı koltuğuna 9 gün önce oturan Sumru Çörtoğlu, Danıştay'ın 138. Kuruluş Yıldönümü Töreni'nde hükümete sert eleştiriler yöneltti. Danıştay'ın hükümet icraatını engellediği eleştirisine tepki gösteren Çörtoğlu, son olarak TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın gündeme getirdiği laikliğin tanımının Anayasa'da açık ve net olduğunu vurguladı.
Çörtoğlu şu mesajları verdi:
HUKUKİ İCRAAT ENGELLENMEZ: Erkler arasındaki dengenin ve medeni işbölümünün bozulması, toplum hayatında huzursuzluğa, devlet yönetiminde sorunlara ve güven bunalımına yol açar. İdarenin keyfiliğe yönelmesinin engellenmesi, hukukun üstünlüğü ancak yargı denetimi ile sağlanabilir. Danıştay, hukuka uygun icraata engel olmamakta, hukuka bağlılığı sağlamayı amaçlamaktadır. Haklılık payı bulunmayan eleştiriler hukukun üstünlüğü konusundaki anlayış farkından kaynaklanmaktadır. (Başbakan Tayyip Erdoğan, Danıştay'ın icraatı engellediğini savunmuştu).İDARE KARARLARA UYMUYOR: İdare, takdir hakkı olmamasına rağmen bazı yargı kararlarını geciktirerek uygulamamaktadır. Sorumluların da hukuki ve cezai sorumluluğu doğmaktadır.BAĞIMSIZLIK YERLEŞMEDİ: Yargı dışı güçler, yargı faaliyetini kontrol etme eğiliminde. Son dönemdeki tartışmalar yargı bağımsızlığının yerleşmediğini göstermektedir.HEDEF GÖSTERİLİYORUZ: (Bazı İslamcı gazetelerdeki yayınları ima ederek) Kimi kararlara karşı duyulan memnuniyetsizlik eleştiri sınırlarını aşmış, karara katılan üyelerin bilgi ve fotoğraflarına yer verilerek hedef gösterme girişimine dönüşmüştür.HÜKÜMETLERİN ALIŞKANLIKLARI: Bir Danıştay dairesi ayda 7 bin dosyaya bakmaktadır. İçtihatlara rağmen idarenin aynı konuların yargı önüne gelmesine neden olan davranma alışkanlığını sürdürmesi bunda etkilidir. KADROLAŞMA İSTİKRARI BOZUYOR: Her iktidar değişikliğinde yönetici kadrolar da değiştirilmektedir. Yetişmiş kamu görevlilerini hizmetten soğutan uygulama, kamu yönetiminin istikrarını da bozmaktadır.İRTİCA VE BÖLÜCÜLÜK TEHDİT: Irk esasına dayanmayan Türklük kavramı, birleştirici bir unsurdur. İç ve dış kaynakların desteklediği irtica ve bölücülük devletin varlığını tehdit etmektedir. Din ve vicdan özgürlüğü kapsamına girmeyen, anayasal düzeni hedef alan irticai oluşumlar bulunmaktadır.LAİKLİĞİN TANIMI NET: Anayasa'da laiklikten ne anlaşılması gerektiği açık ve net şekilde ortaya konulmuştur. Laiklik ilkesi ödün verilmeden uygulanmalıdır. Din, devlet işlerinde etkili ve egemen olamaz. Devletin toplumsal, siyasal ve ekonomik yapısı, dini kurallara dayandırılamaz.DİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRI: Din özgürlüğü iç dünyaya ilişkin ve sınırsızdır. Anayasal sınırlamalar, ancak dinin bireyin manevi alanının dışına çıkarak toplumsal yaşamı etkileyen eylem ve davranışlara dönüşmesi durumunda, laiklik ilkesinin gereği olarak yapılabilir. İMAM HATİP MESAJI: Farklı dünya görüşlerine sahip insanların yetişmesini amaçlayan ikili eğitimin sakıncaları Kurtuluş Savaşı yıllarında görülmüş, eğitim-öğretimde birlik ilkesi 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile getirilmiştir. Devrimlerin temel ilkelerinden olan ilkeyi tartışılır hale getirilmesini doğru bulmuyoruz.
Sezer: Yargıya saygı duyulmalı
Cumhurbaşkanı Sezer, Danıştay Başkanlığı'na gönderdiği kutlama mesajında, "Yönetenlerin kurallara uymama özgürlüğü bulunduğu anlayışı"nın, demokrasi için en büyük tehlike olduğunu söyledi. Yargısal denetimin, hukukun üstünlüğüne ters düşen keyfi uygulamaların önüne geçmek için yapıldığını kaydeden Sezer, "Yargı kararlarının uygulanmaması, hukuk devleti ilkesiyle olduğu gibi, kamu yararıyla da bağdaşmamaktadır" dedi. Sezer, herkesin yargı kararlarına saygı duymak zorunda olduğunu belirterek, "Yönetimin kurallara öncelikle uyma ve uyulmasını gözetme konusundaki duyarlılığı, demokratikleşme sürecinde büyük önem taşımaktadır" görüşünü dile getirdi.
NOTLAR
Korumaların gözlük yanılgısı
Erdoğan önce Sezer'le, sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ile sohbet etti. Erdoğan ve Tuğcu'nun sohbet sırasında sıkça gülmeleri dikkat çekti. Törenden erken ayrılan Baykal, korumasını unuttuğu gözlüğünü alması için salona geri gönderdi. Koruma, Sezer'in önündeki masada duran bir gözlüğü alarak cebine koydu. Bu sırada Sezer'in korumaları duruma müdahale etti ve gözlüğün Cumhurbaşkanı'na ait olduğunu söyledi. Baykal'ın gözlüğü daha sonra bulundu. Erdoğan, Şener ve Çiçek'in erken ayrılması nedeniyle TBB Başkanı Özdemir Özok'u AKP'lilerden sadece Şahin dinledi. Şahin'in, Özok'un sert konuşmasını alkışlamaması dikkat çekti.
Salonda soğuk hava
Erdoğan, Çörtoğlu'nun konuşması biter bitmez ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özok konuşmasına başlamadan önce salondan ayrıldı. Sadece Cumhurbaşkanı Sezer ve kürsüden henüz inmekte olan Çörtoğlu'nun elini hızlı bir biçimde sıkarak gergin bir yüz ifadesiyle salondan çıkan Erdoğan'ı, oturmakta olan Başbakan Yardımcısı Şener de hızlı adımlarla izledi.
Salonda, Başbakan'ın sert konuşması nedeniyle Çörtoğlu'nu "protesto ettiği" yorumları yapılırken, Erdoğan'ın törenden önce Danıştay Başkanı'na erken ayrılmak zorunda olduğunu söylediği belirtildi.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek de salondan erken çıktı.
'Başsavcı ihraç edilmeli'
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Van Savcısı Ferhat Sarıkaya gibi Van Başsavcısı Kemal Kaçan'ın da meslekten ihracının gerektiğini savundu. Özok, "İkbal ve iktidar sahibi olanların, bulundukları yere gelmelerini sağlayan kurum ve kavramlarla kavga ettiğini, Atatürk'ün kurduğu çağdaş yapının didiklendiğini, bin bir dereden su getirilerek saldırıya uğratıldığını, içinin boşaltılmak istenildiğini" söyledi. Özok, "12 Eylül'ün budadığı toplumsal yapıdaki boşluğu, kendine özgü giyim kuşam yanında farklı bir yaşam ve demokrasi anlayışıyla yeni bir siyasal örgütlenme modeli doldurdu" dedi.
Çörtoğlu'nun sözlerini değerlendirdi
Erdoğan: Bunları hep dinliyoruz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Avusturya'ya hareketinden önce yaptığı açıklamada, Danıştay Başkanı Çörtoğlu'nun konuşmasını, "Bu tür kuruluş yıldönümlerinde bu açıklamaları hep dinliyoruz. Bugün bir yenisini yine dinledik. Birbirinden farklı şeyler değil. Dinledik, saygımdır" diyerek değerlendirdi.
"Bu açıklamalarla ülkenin yarınlarını değerlendirecek değiliz" ifadelerini kullanan Erdoğan, ekonomi ve AB alanlarında attıkları adımların kendilerini çok daha fazla ilgilendirdiğini söyledi. Erdoğan şunları kaydetti:
'Saygı duymak zorundayız'
"Ülkemizin gündemine, şu anda olmayan bazı şeyleri düşürmek bana göre doğru değil. Süratle Türkiye'nin kalkınmasına nasıl katkı sağlayacağız, bunu konuşmamız lazım. Vatandaşımın geçimini artıracak neler yapabiliriz, bunun için ne gibi tedbirler var bunu konuşmalıyız. Hak ve özgürlükler konusunda neler yapabiliriz, bunu konuşmalıyız. Bunlarda ne kadar katkı olursa bizler için daha önemli. Bizim için daha ufuk açıcı olur. Bu tür düşüncelere anayasa ve yasalar içinde saygı duyarak sürecimizi çalıştırıyoruz. Saygı duymak zorundayız."
Kılıç'tan Çörtoğlu'na yanıt:
'Hayali tehditle uygulama olmaz'
ANKARA Milliyet
Danıştay'ın 138'inci yıldönümü nedeniyle dün akşam TBMM'de gerçekleştirilen resepsiyonda konuşan Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu'nun "hak ve özgürlüğünün kamu düzenini tehdit etmesi halinde sınırlandırılabileceği" sözlerine yanıt verdi. "Kullanılan hak gerçekten güvenliği tehdit ediyor mu, ona bakmak lazım. Hayali tehditle uygulama yapılamaz" diyen Kılıç, somut örnek varsa hakların Anayasa gereği sınırlandırılabileceğini belirtti. Sözlerinin "türbanla" ilgili algılanmaması gerektiğini özellikle vurgulayan Kılıç, "Genel olarak söylüyorum. Ülkenin bütünlüğüyle ilgiliyse sınırlama olabilir" dedi.
"Erdoğan gideceğini söyledi"
Resepsiyona, akademisyen eşi Prof. Dr. Sahir Çörtoğlu ile birlikte katılan Danıştay Başkanı Çörtoğlu, Başbakan Erdoğan'ın dün sabahki törenden erken ayrılmasının protesto olarak yorumlandığına ilişkin sorulara, "Sayın Başbakan gideceğini bana söylemişti" yanıtını verdi.
|
|
|

|