
|
|
|
 |
|
|
Türk Sanat Müziği
TSM uzmanı değilim. Ben sadece bir izleyici olarak izlenimlerimi sunacağım. Şimdi herkes her şeyden anlar vaziyette yazar oldu da! Neyse beni ilgilendirmez. TRT 2'de "Fasl-ı İstanbul" belgeseli vardı. Türk Müziği'nin vazgeçilmez icra tarzının öyküsü. Fasıl önemli. Ama nedir böyle rakıları koyup "Biz Heybelideee.." diyerek, hafif de anırarak eğlenmek midir? Bir usul, bir erkân yok mudur? İşte bu nedenle seyrettim. Rum ve Ermeni müzisyenlerin ağırlığı görülüyor bu müzikte. Uşak Çiftetellisi'ni Roza Eskenazi'den dinlediniz mi? "Ime Prezakias Tsifte Telli" olarak. Ya "Makber"i dinlediniz mi? Hani "her yer karanlık, pür nur o mevki" ama "Makber" olarak değil "Oponos Tis Ksenthia" olarak yani, "Gurbet Acısı". Tabii her kapısında "fasıl var" yazan mekânda çalınmaz bunlar. Mezesinden müziğine o adabı bilen yerler vardır. Dedim ya benim uzak bir alanımda. Ama bir gün böyle bir yere gitmeyi isterim. Hep çiğ gelmiştir fasıl olayı. Fasılın içinde mutlaka gazel vardır. Buradan göçen Rumlar rembetiko ile birleştirmişler faslı. Neon ışıkların faslı ile belgeseldeki anlatılanlar ne kadar da farklıydı. Böyle belgeseller çektiği için kuruma ve yapımcılara teşekkürler.
* * *
"SAFALAR Getirdiniz" progamında radyo yayıncılığının 79. yılı kutlandı. Kutlu Payaslı, İnci Çayırlı, Nusret Ersöz, Yıldız Ayhan... Ne keyifli, ne duru, nar suyu tadında bir program. Nalan Altınörs'ü dinlemek o gecenin havasında daha bir güzel geldi kulağıma. Sonra gittim eski günlerime. Saz eserleri (ben hep sadeserlerdi diye duyardım nedense!) saati vardı. Rahmetli nenemin evinde hep açık olurdu radyo. Küçüktüm ve öğlen uykusu mahmurluğunu çağrıştırdığını şimdi hatırlar gibi oluyorum. Dedim ya bu satırlar ne bilge, ne ukala, ne de sağdan soldan tırtıklayıp bilirmiş gibi yazılan satırlar. Kendime göre bir nevi bilgilendirmek, sizleri bu programları kaçırmayın demek için yazdım.
* * *
CÜNEYT Özdemir'in karşısında türbanlı bir genç kız var; Zeynep Irmak. S. Arabistan'da okumuş. "Öyle buradaki gibi otobüse binip sinemaya gitmek filan olmaz" diyor. Ailesi orada olduğu için kalmış ve kesinlikle üniversiteyi orada okumayı düşünmemiş. "Özgürlükler kısıtlı" diyor. Süleyman Demirel "Türbanlılar Arabistan'da okusun" demişti! Demek orada da olmuyor! Ne olacak şimdi!
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|