Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Herkese ev', nerede o bolluk!


EV sahibi olmak artık kolaymış. Kredi veren bankalar herkesin ev sahibi olmasını sağlıyormuş.
Yakında "mortgage" kanunu da çıkınca ev sahibi olmayan kalmayacakmış.
Gel de, bugünkü gerçekler karşısında bu sözlere inan.
Bunlar olsa olsa iyi niyet ifadesi sayılabilir, o kadar.
* * *
BAKIN Bakan Abdullah Şener, "Türkiye'de yoksulluk sınırı altında yaşayan 18 milyon kişi olduğunu" söylüyor.
Bu 18 milyon kişi toplam nüfusun yüzde 25'ini oluşturuyor. Marifet önce bunlara başlarını sokacak bir mekân sağlamak değil mi? Sonra memur, işçi ve emekliler geliyor. Bunlardan evi olmayanları ev sahibi yapmak sosyal devletin görevlerinin başında gelmiyor mu?
* * *
"HERKESE ev", nerede o bolluk! Oysa tanıtımlara bakıyoruz, ev furyası var ama bundan zengin olmayan vatandaşın yararlanması mümkün değil.
"Apartmanda villa zevki", "160 bin dolara deniz, havuz ve banyo keyfi", "Bilmem ne rezidans, fiyatlar 640 bin dolardan başlıyor", "Terasında tenis kortu, tuvaletinde balkon, kat aralarında bahçe, 31. katta kafeterya var", "275 bin dolara asansörlü villalar."
Daha çok çok var. Ben ucuzlarını buraya aldım.
Bunların çoğu şehir içinde bile değil. Şehir içindekiler daha pahalı. Hepsi varlıklı işi. Yani Abdüllatif Şener'in sözünü ettiği kesime hitap etmiyor.
Oysa onlar gecekondu yapıyor veya satın alıyor. O da şehirleri köy haline çevirmek demek, haksızlık demek.
Bakın Başbakan Tayyip Erdoğan bunun için ne diyor:
"Gecekondu yaparak ve vatandaşlık hakkına sığınarak bir bölgenin sahiplenilmesi kabul edilemez. Bu bir vatandaşlık hakkı değildir, bu, vatandaşlık hakkının ihlalidir."
Başbakan haklı. Gecekondu savunulamaz. Ama sosyal devlet ve onu temsil eden hükümet bu 18 milyona ve emekliye, işçiye, memura başını sokacak yasal bir yer bulmalı. Bu da önce varlıklıya değil, fakire imkânlar sağlama yolunu açmakla olacaktır.
* * *
FAKİR deyince de hakikisini anlıyoruz, sahtesini değil. Sahte fakirleri Gelir İdaresi Başkanlığı açıkladı. İster inanın ister inanmayın, 45 meslek grubundan 23'ünde ortalama kazançlar asgari ücretin altında gösterildi!
Ülkenin fakiri bu kadar çok olunca Başbakan'ın işi de zor olur! Bunlara da başlarını sokacak bir konut lazım!.. Allah kolaylık versin!..

AKP'nin dikkatine
Nisan ayı enflasyonu neredeyse beklentilerin 3 misli çıktı. Altın fiyatları ise 25 yılın en yüksek seviyesinde.
Yaza giriyoruz, enflasyon rakamlarının bu nedenle bile düşmesi gerekirdi.
İktisatçı yazarların çoğu olayların arkasından gidiyor.
Oysa çanlar hepimiz için çalıyor.

Variller...
Bu varillere boşuna "zehirli variller" denmedi.
Bunlar insanlar için tehlike taşıyordu. Bazı fabrika sahipleri, imal ettikleri malların fiyatına bu zehirli atıkların imhası parasını da ilave ettikleri halde, zehirleri varillere koyup yakınlardaki arsalara gömdü.
Oysa bu, cinayete teşebbüstü. Yargılanan var mı, hâlâ bekliyoruz...

PALAVRA
Kırmızı çizgi ne oldu?
Kuzey Irak son aşamaya geldi.
Ankara'nın kırmızı çizgileri filan palavra imiş...
Artık bir "ilan" kaldı.
Karşımızda ilan edilmemiş bir devlet var. Bu devletin başkanı, başbakanı, adliyesi, polisi, askeri vardı.
En son meclisi de olağanüstü toplantısında iki partiden teşekkül eden kabineyi kabul etti.
Ne kaldı? İlan. O da yakında olur ve bağımsız bu devlet artık dünyaya duyurulur.
Ya bizimkilerin o meclisin açılışına koşmalarına ne demeli.
Sanki Erbil'e değil de Ankara'ya gidiyorlar.
Selim Sadak, Haşim Haşimi, Mehmet Ali Eren, Macit Furizbeyoğlu, Raşit Delil, Erbil'e gidenlerden bazılarıydı.
Türkiye'den gidenlerin arasında biri var ki, o eski bir bakan da olan Şerafettin Elçi.
Şerafettin Elçi'yi "Türkiye Cumhuriyeti'ni bölmek isteyenlerin başında geliyor" diye tanıyorum. Bilmem haklı mıyım?

ÖZGÜRLÜK MÜ?
Ayıptır, ayıp ayıp...
Bu hafta midemi bulandıran, yüzümü kızartan iki olay oldu.
Biri programa reyting sağlamak, diğeri ünlü olmak için iki olay.
TV'de biliyorsunuz Pop Star programı var. Bu hafta iğrenç bir tartışma o programa damgasını vurdu. "Bülent Ersoy gaz kaçırdı mı, kaçırmadı mı?"
Ne tartışma değil mi? Ayıptır, ayıp...
Tanınma isteği uğruna yaratılan olaysa Avustralya'da geçti. Bir ressam, penisiyle başbakan ve muhalefet liderinin resimlerini yapınca ünlü oldu.
Bu yolla reyting ve bu ün ne kadar sürer bilemem ama benden okkalı bir küfür aldılar.

BEYOĞLU
Zoraki Başkan
İstiklal Caddesi'nin bazı yerlerindeki Türk bayraklarının feci halini bu köşede yazdım, 15 gün oldu. Hafta sonu bir de baktım, o bayraklar Başkan'ın yüz karası olarak yine yerlerinde duruyorlar.
Hele bir bayrağa benzemeyen bayrak var ki o Beyoğlu Belediyesi hizmet binası önünde.

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkiye İran olursa!
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Diyanet'in devlet ...
Çetin ALTAN
Bir gerilim, bir gerilim; nereye varmak için
Bilmiyorum dünyada bir "işkence müzesi" var m...
Melih AŞIK
Dördüncü dede...
Kesinleşmiş rakamlara göre... Türkiye'de 18 m...
Fikret BİLA
Çörtoğlu'nun dikkat çeken konuşması
Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu'nun, Danıştay...
Hasan CEMAL
Türklüğü aşağılamak!
Türklüğü aşağılamak... Ermeni soykırımı... Fr...
Yılmaz ÇETİNER
Milliyet'te 4 dönem yaşadım
Yıllardır, kâh hayranlıkla, kâh neşe ve renkl...
Güneri CIVAOĞLU
Fotoğrafın arabı
Fransa'da "sıfır sonuçlu" bir oyun oynanıyor....
Can Dündar
Yüzümüzün ağardığı şafaklar
Hatırayı, Sunay Akın'ın o nefis sahne sohbeti...
Hurşit GÜNEŞ
Petrol fiyatları hem dünyayı, hem Türkiye'yi vuruyor
Eskiden en çok değindiğimiz konu döviz kuruyd...
Doğan HEPER
'Herkese ev', nerede o bolluk!
EV sahibi olmak artık kolaymış. Kredi veren b...
Semih İDİZ
Kıbrıslı Rumlar 'taksim' diyor
Kıbrıs Rum lideri Tassos Papadopulos son günl...
Sami KOHEN
Hem ekonomik, hem stratejik...
IRAK'ta merkezi hükümetin kurulması için ta g...
Hasan PULUR
Avrupa istedi de biz mi girmedik...
YILLARCA hep bu söylendi:
Derya SAZAK
Soykırımı ret
1915'te ne oldu? Tarihçilerin 90 yılı aşkın s...
Meral TAMER
'Şeriat özlemi' metni, okuru ayağa kaldırdı
Önceki gün bu köşede yayınladığım "Neyin Bayr...
Yaman TÖRÜNER
İlaç geri ödeme sistemi
Türkiye'deki ilaç fiyatlandırma ve geri ödeme...
Güngör URAS
Başbakanımız Diyarbakır'da güvercin uçurdu
Hasan Cemal'in "Kürtler" isimli kitabının 513...
Serpil YILMAZ
Havalimanı isteyen iller artıyor
İki ilin birleşerek ortak bir havalimanı tale...
M. Ali BİRAND
ANDIÇ bir daha tekrarlanır mı?
Ben, geçmişte yaşanmış olayların muhasebesini...

© 2006 Milliyet