Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Okul mu, artiz mektebi mi?..


yural@milliyet.com.tr

Son yıllarda okulların, özellikle de özel okulların şarkıcılara, sunuculara, talk showculara, televizyon spikerlerine; velhasıl tüm camgüzellerine "Öğrencilerin seçtiği başarılı sanatçılar" başlığı adı altında dağıttığı ödüller var. Bu öylesine bir moda ki, her gün büyük kentlerin anlı-şanlı özel okullarını, televizyon ekranlarında birilerine ödül dağıtırken görüyoruz. Bu anlayışın diliyle söylersek, "yeni trend" bu. Her televizyon kendi ünlüsünün haberini, duyurusunu yapıyor.
* * *
Herkes bal gibi biliyor, bu ödüllerin asla gerçeği yansıtmadığını. Televizyon yöneticileri de biliyor, ödül alan kişiler de, okul yöneticileri de. Peki, kandırılan kim? Çocuklar mı, televizyon izleyicileri mi; kim?.. Yanıtını da herses biliyor. Oldukça masrafsız bir etkinlik. Yüksekkaldırım'dan aşağı inerken bir ödül plaket hazırlayıcıları çarşısı var. Çarşısı, demek belki abartılı olabilir, ama sokağı var. Burada, dünya üzerindeki bütün ödül-plaket formlarını bulabileceğiniz her türlü camdan metale, mermerden ahşaba kadar, lazerle oyulan, elmasla kesilen cam kürelerden yapılmış plaketler hazır ve müşterilerini bekliyor. İşleri öyle iyi ki, Miço Resim Yarışmalarında kazanan çocuklara plaket vermek için gidip pazarlık etmeye kalktığımızda bir görseydiniz. Burunlarından kıl aldırmıyorlar. Çünkü, öylesine talep, öylesine bir tüketim ve öylesine başarılı insanlarla kuşatılmış durumdayız ki, ödül yapımcıları plaket, şilt, kupa yetiştiremiyorlar. Her okulun arşivinde; her il, ilçe belediyesinin dolabında sahibini bekleyen o kadar çok plaket var ki, siz kapısının önünden geçmeyegörün, hemen elinize bir tane sıkıştırıverirler.
* * *
Bilmem hatırlayanınız var mı? Bir dönem 7. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'e, kendisine yerli yersiz verilen plaketlerden öylesine gına gelmişti ki, bunu açık bir biçimde dile getirip, bir kayığa binip bunları denize dökmek istediğini mi, yoksa döktüğünü mü söylemişti. Basında çıkan bu haber, o zaman büyük tepki almıştı. Eleştirmek kolay, sizin de bir çuval plaketiniz olsun, o zaman siz de düşüncelerinizi söylersiniz.
* * *
Tabii bir okulun Oscar ödülleri gibi ödül verebilmesinin bir anlamı ve kendisini savunacağı bir yanı olmalı. Öyle ya, özel okullar durup dururken neden bir şarkıcıya, sabahın köründe haber sunan birine ödül versin? Ya da gecenin birinde başlayıp üçünde biten bir programın sunucusuna? İşin birkaç boyutu daha var. Birincisi Televizyon Muhabirleri Derneği'nin görevine soyunmak özel okullara mı kaldı?.. Toplumda çocuklara örnek gösterilecek, popüler kültürün ışıltılı, magazin haberleriyle ayakta kalmaya çalışan ünlülerden başka kimse yok mu okulların ödül vereceği? Değerli bilim adamları, öğretmenler, eğitimciler, yazarlar, ressamlar, gazeteciler, sporcular; yüzücüler, basketbolcular, voleybolcular, futbolcular, tenisçiler, biniciler, okçular yok mu? Peki, uluslararası düzeyde satranç ustalarımız? İletişim teknolojisinde yenilikler getirmiş insanlar? Peki bunlara neden ödül yok? Çünkü onlar reyting yapmıyorlar. Bunu bir özel televizyon düşünmeyebilir, ama özel okullar her ne kadar özel de olsalar, eğitim kurumlarıdır ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın çizdiği, devlet okullarında uygulanan okul statüsü anlayışıyla okula ve öğrenciye bakmak zorundadır.
* * *
Bazen bu soruların yanıtlarını, ödül alsa da söylemekten çekinmeyen gazeteciler, yazın adamları da var. 23 Nisan'da Sarıyer Belediyesi'nin düzenlediği, Sarıyerli çocukların seçtiği kişilere ve kurumlara verilen ödül törenine en çok sevilen çocuk dergisi MİÇO'nun ödülünü almak üzere ben de katılmıştım. Burada çocuklar en iyi gazeteci ödülünü Hakkı Devrim'e, en iyi sabah spikeri ödülünü de Tuluhan Tekelioğlu'na vermişti. Tabii pek çok dizi oyuncusu ve televizyon çalışanı da bugünde ödül aldı. "Sihirli Annem", "Avrupa Yakası" gibi gerçekten çocukların yürekten sevdiklerine inandığım dizi ve oyuncular da. Hakkı Devrim, konuşmasında, kendisine ödül veren çocuklara teşekkür ettikten sonra şunları söyledi: "Bana neden ve nasıl ödül verdiğinizi bilmiyorum. Sizlerin Radikal gazetesindeki köşemi okumadığınızı tahmin ediyorum. Eğer Okan Bayülgen'in 'Televizyon Makinesi' programını izleyip de bana oy verdiyseniz o zaman sizin gecenin üçünde televizyon karşısında ne işiniz var?" Tuluhan da, sabahları uykuda olmaları ya da servise binmeleri gereken saatte kendisini nasıl izleyip ödül verdiklerini, sordu çocuklara. Bu örnekler çoğaltılabilir. Geçen hafta ödül alan ünlülere bakınca ne demek isitediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.
* * *
Bir örnek de kendimden vereyim: Geçtiğimiz yıl bir özel okul, etkinliğinde jüri olmamı istedi, ayrıca bir söyleşi yapmamı. Filan sinema oyuncusu, bir eğitim uzmanı, bir de benim yer alacağım jüriye okul aile birliğinden bir, okuldan da iki yetkilinin katılacağı söylendi. Daha sonra bir ajans aracılığıyla jüriye katılan sinema sanatçısının 2.500 avro, eğitim uzmanı doçentin 1.500 avro alacaklarını öğrendim. Okul yöneticisine bu duyumumu bir biçimde duyurduğumda, öğretmen arkadaşım, "Bir çocuk yazarı olduğum için benimle ilgili böyle bir tasarrufları olmadığını, bana böyle bir şey teklif ederlerse ayıp etmiş olacaklarını düşündükleri için beni ayrı tuttuklarını," belirtti. Ben yine de bu jüriye katıldım ve alnımın teriyle teneke plaketimi aldım.
* * *
Popüler kültürü herkes yaygınlaştırabilir. Herkes bundan para, şöhret, yaygınlık kazanabilir. Ama okullar asla!



PAZAR
"Nerede oyna derlerse oynarım"
"Martılara simit atmaya devam edebileceksiniz"
"Bale yapan gay olur diyeni dövüyorum"
"Buket taşımaktan utanıyoruz"
"Onlar olmadı, bari biz rezil olalım"
Puronun kralı 100 yaşında
Değişimin bir bedeli var
Trendler saç festivalinde
Bugün Ortaköy'de Hülya Avşar bakanla maç yapıyor
Temel yaşam desteği
İşte Diyarbakırlı "Pala Abdül"
2007: Türkiye için yeni bir başlangıç yılı
Avangard mutfak
Sefahatin tutanakları
Rahmi Koç Sanayi Müzesi
Obeziteden onu nasıl korumalı?
Örtünenin bir yüzü kara, örtünmeyen zenci; öyle mi?
Tarihin donduğu yer: Safranbolu
Okul mu, artiz mektebi mi?..
Kalecik'e geçmiş olsun!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet