Başbakan Erdoğan'ın da forma giydiği AB-Latin Amerika lider karmaları maçı, Latin Amerikalı liderlerin "yaşları ve kondisyon sorunu" nedeniyle farklı kadrolarla yapıldı
Abdullah Karakuş - Viyana
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı AB ile Latin Amerika ülkelerinin Viyana'daki zirvesinde maç heyecanı yaşandı. Latin Amerikalı liderlerin "Yaşlandık, rahatsızlıklarımız var" diyerek çıkmadığı maç, AB ülkeleri ile AB müzakerelerini sürdüren aday ülkelerin liderlerinin katılımıyla yapıldı. AB Dönem Başkanı ve ev sahibi Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel'in takım kaptanı olduğu ve Erdoğan'ın 2 gol attığı beyaz takım, ağırlıkla AB ülkeleri liderlerinin bulunduğu mavi takımı penaltılar sonucunda 10-7 mağlup etti.
Sokak çocukları yararına yapılan ve normal süresi 7-7 biten maçta 100 bin euro toplandı. Beyaz takımda Erdoğan ile birlikte Hırvatistan, Romanya, Bulgaristan başbakanları ve Fatih Terim yer aldı.
Erdoğan 9 numara giydi
Kaptanlığını Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun yaptığı mavi takımda Latin Amerika'yı temsilen Peru Devlet Başkanı Alejandro Toledo, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, Slovenya ve Polonya başbakanları ile eski futbolcular forma giydi.
Kısa şortla ve dizlikle çıktığı maçta 9 numaralı formayı giyen ve santrfor oynayan Erdoğan, "Bu maçta gol atacak lider", Terim de "ünlü futbolcu" anonsuyla sahaya çıktı. Karşılaşmada sağ dizindeki rahatsızlık nedeniyle tutuk görünen Erdoğan, biri penaltıdan iki, Terim de ikisi penaltıdan üç gol attı.
Maç fikri şakadan çıktı
Maçın ardından Erdoğan, "Siyaset mi, yoksa futbol mu zor?" sorusuna "Futbol belli bir yaşa kadar yapılıyor. Ama biliyorsunuz 80'li yaşlara kadar siyaset yapanlar var" yanıtını verdi. Erdoğan, önceki gece de Schüssel'le 3.5 yıldır şakalaştıklarını belirterek, "Sen iyi top oynarsın, ben iyi top oynarım diyorduk. Sayın Başbakan, 'Liderler arasında yapalım' dedi. Ben de 'organize et' dedim ve böylece maç organize edildi" dedi.
Tekniğini kaybetmemiş
Attila Gökçe
Recep Tayyip Erdoğan'ı 70'li yılların sonlarında Vefa Stadı'nda düzenlenen İstanbul amatör küme finallerinden tanıyorum. Viyana'daki 5'e 5 oyun formatı içinde aradan geçen yıllara rağmen Erdoğan, top tekniğinden fazla bir şey kaybetmediğini gösterdi.
Erdoğan, maçın ilk bölümlerinde ikili mücadeleye girmedi. Ayağına top bekledi ve buluştuğu topları da sadece kaleye attı. Siyaset sahnesindeki liderlik anlayışı, sahaya da yansımıştı. Bir sol, bir sağ iki şut attı. Sonradan duvar paslarını düşündü ama takım arkadaşları uyanamadı.
İkinci yarıda topla daha çok buluşan, daha çok paslaşan bir oyun anlayışını tercih etti. Yine de sert ikili mücadelelerden kaçındı. Attığı gol gerçekten güzeldi. Erdoğan, Türkiye'deki alışkanlığının aksine - ne haşema ne de eşofman - standart şortla salona çıktı.
Erdoğan iletişim sorunu yaşadı
Mehmet Demirkol
Oyunun başında Erdoğan takımın geri kalanıyla bir iletişim sorunu yaşadı. Fatih Terim dışındaki oyunculardan çok kopuktu. Attığı paslar ya uzun ya kısa geldi. Kendisine atılan paslarda da biraz ağır kaldığını gördük.
Hatta öyle ki, uzun süre sağını mı, solunu mu kullanıyor anlayamadık. Türkiye'de gençliğinde oynadığı sahalar gibi bir zeminde bulunmaması Erdoğan'ın oyununu etkilemiş olmalı. Yani zemin biraz sert geldi.
Attığı güzel gol sonrası oldukça rahatladığını gördük. Ama bu rahat oyun onun maça yeniden sarılması gibi bir sonuç yaratmadı. İşini halletmiş gibi bir rahatlıktı bu. Ama çok istekli olmasını, sürekli oyunda kalmaya çabalamasını takdir etmeli. Fatih Terim'in ekstra yardımlarıyla sürekli gol bölgesinde bulundu. Buna rağmen kendisine gelen dört gollük pastan sadece birisini filelere yollaması eleştirilebilir.