Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Votka ve tehlike


Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Pyotr Stegniy, "40 yıldır Ortadoğu'da diplomasi görevi yapıyorum. 40 yıldır bu bölge ilk kez bu kadar tehlikeli bir sürecin içinde. Libya krizini ve Filistin için savaşları, gerilimleri yaşadım...
Bu en ciddisi... İran ekseninde çok kritik bir sorun oluştu" dedi. Ya çözüm? Büyükelçiye göre formül "sabır ve sağduyu..."
Aksi halde?
Cevabı:
"Öyle şeyler olabilir ki, yaşayacaklarımız, bu krizin şimdi tartıştığımız nedenlerinden çok daha vahim olabilir."
Peki...
Türkiye'nin bu krize yaklaşımı?
"Türkiye ile Rusya politikalarının bu konuda neredeyse tamamen örtüştüğünü söyleyebilirim."
Türkiye ile Rusya arasında diyalog?..
"Sürekli diyalog halindeyiz. İran'dan gelen önemli konuk Ali Laricani'nin ziyareti öncesinde de Sayın Gül ile birkaç kez telefonla konuştuk."
............................
Büyükelçi Pyotr Stegniy 40 yılı aşkın süredir kariyerden bir diplomat. Bunun ötesinde Rusya'nın en saygın tarihçilerinden biri. Konulara yaklaşımı serinkanlı ve diplomasi dilini bütün incelikleriyle kullanabiliyor.
Örneğin... Margaret Thatcher'ın sözünü anımsatıyor...
Soğuk Savaş boyunca Doğu ve Batı blokları arasında nükleer silah dehşet dengesi, sıcak savaşı engellemiştir. Şimdi böyle bir caydırıcılık yok. Soğuk Savaş sonrası geçiş dönemini düzenleyen mekanizma da İran sorununda yok.
............................
Ancak...
Büyükelçi'nin dile getirdiği Rusya politikasının "İran'a koruyucu kanatlar açtığı" gibi bir izlenim alınmamalı.
Büyükelçi, "gerek Rusya'nın, gerek Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde alınacak karara uyma iradesini" vurguluyor.
"İran'ın nükleer silahlanmasına kesinlikle karşı olmak ortak paydasında buluşmanın" altını çiziyor.
Fakat "dayatma" olması halinde gelişmelerin kontrolden çıkabileceği ve yönetimin zembereklerinden boşanacağı mesajlarını veriyor. "Zamanın iyi kullanılması" görüşünde.
..............................
Büyükelçi Stegniy karamsar değil. Hatta iyimser olmak için nedenlerinin bulunduğunu da belirtiyor.
Örneğin "ABD'nin silahlı müdahaleyi şu aşamalarda düşünmediği" yolundaki açıklaması...
İran'dan ABD'ye yıllardır ilk kez yazılı bir diyalog kapısı açılması...
Ortamın gerilim dozajının -nispeten- düşmesi...
.............................
Eski Büyükelçi CHP Milletvekili İnal Batu soruyor:
"İran'ın tüm nükleer enerji çalışmaları sorumluluğunun Rusya'ya verilmesi için ne düşünüyorsunuz?"
Cevabı "koşullu" oluyor:
"Bunun için İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın tam denetimini kabul etmeli ve nükleer enerji çalışmaları kesinlikle şeffaf olmalı..."
..............................
Ankara'da Rusya Büyükelçiliği'nin büyük yemek salonunda keyifli bir öğle yemeğiydi bu.
Türkiye-Rusya Dostluk Derneği'nin Başkanı Kemal Baytaş'ın ve yönetim kurulu üyelerinin onuruna Büyükelçi'nin davetindeydik.
Rus yemekleri ve votka eşliğinde hem entelektüel hem haber boyutları olan bir beraberlikti.
Votkalar dostluk için yudumlandı.
Baytaş'ın Türkiye-Rusya ilişkilerindeki "Atatürk, Soğuk Savaş ve şu son yılları kapsayan üç dönemi ortaya koyan" konuşması Büyükelçi tarafından ilginç boyutlarla yanıtlandı.
Örneğin...
Artık Rusya, Almanya'yı da geride bırakarak Türkiye'nin dış ticaretinde birinci ülke konumuna gelmiş bulunuyor.
Ticaretin ötesinde Türk işadamları Rusya'da en büyük ihaleleri alan ve 50 Türk işçisi çalıştırarak neredeyse farklı bir sektör oluşturan konumda.
İlişkilerin hacmi aritmetik diziyle büyüyor.
Üniversiteler ve kültür boyutlarında da ilişki derinlik kazanmakta.
.................................
Acaba... Atlantik'in öte tarafında, Washington'daki bazı "duyarlı" masalarda Rusya-Türkiye yakınlaşması nasıl yorumlanıyor?
"Netameli" bir soru.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya muhalefeti
CUMHURBAŞKANI Sayın Sezer, sosyal güvenlik re...
Çetin ALTAN
"Korkutucu" olmak mı, "sevilen" olmak mı?
"Aile" yapısının görünmeyen terazisine şöyle ...
Melih AŞIK
Müdahil lider...
CHP lideri Deniz Baykal, cumhurbaşkanlığı se...
Fikret BİLA
Baykal: 'Makul AKP'li formülü gerçekçi
İlhan Selçuk'un Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Se...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Çankaya, seçim(1)
Başbakan Erdoğan kamuoyu yoklamalarını, seçim...
Güneri CIVAOĞLU
Votka ve tehlike
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Pyotr Stegniy, "...
Abbas GÜÇLÜ
Ve MEF kapandı...
Dershane sektöründeki rahatsızlık, MEF'in 34 ...
Hurşit GÜNEŞ
Son günlerde neden sallandık?
Son birkaç gündür Türkiye'de piyasalar önemli...
Sami KOHEN
Kim, ne kazanır ...veya kaybeder?
FRANSA Ulusal Meclisi'nin "Ermeni soykırımını...
Metin MÜNİR
Turkcell'de Alfa yüzünü gösteriyor
Turkcell destanına dün yeni bir kişilik daha ...
Faik ÖZTRAK
Büyü bozuldu
Mart ayı ödemeler dengesi rakamları belli old...
Hasan PULUR
Okurlarla baş başa...
BUGÜN okurlarımızla baş başayız.
Derya SAZAK
Sezer'in vetosu
Mezarda emeklilik yasası Çankaya'dan döndü. C...
Meral TAMER
İstanbul'un en görkemli 10 ağacı neden seçilmez?
Gazetedeki masamda enfes bir katalog kitap du...
Ece TEMELKURAN
Nar kalpler - 2
Sıradan insanlarız biz, en zoru bizimkisi. Li...
Güngör URAS
Erzurum'da huzur 'iş ve aş'a bağlı
Mustafa Akyıl, Diyarbakırlı. Eskiden beri pam...
M. Ali BİRAND
Schröder ile ufuk turu
Siyasilerin büyük bölümü çok dikkatlidirler. ...

© 2006 Milliyet