Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ve MEF kapandı...


Dershane sektöründeki rahatsızlık, MEF'in 34 yıllık eğitim hayatına nokta koymasıyla yeni bir boyut kazandı. İbrahim Arıkan, dün bir basın toplantısıyla dershanenin kapatıldığını açıklarken, yaşanan krizin boyutları konusunda da önemli ipuçları verdi. İşte bazıları:
. Ülkemizde yaşanan dershane enflasyonu ve gayri yasal uygulamalar inanılmaz boyutlara vardı.
. Dershane işletme anlayışı farklılaşmaya başladı.
. Dershaneler öğrencilerin daha iyi yetişmesini sağlayan, onların gelişmesini destekleyen, bir bakıma "kamu görevi" yapan eğitim kurumlarıdır. Bu anlayışın yerini, "isim satarak ticaret yapan, olumsuz sonuçlardan sorumluluk duymayan" tüccar zihniyeti aldı.
. İsim hakkı satma veya iki ayrı kurumda aynı ismin kullanılması, 625 sayılı kanunun 3. maddesiyle yasaklanmasına rağmen, bazı dershane işletmecileri yasayı hiçe sayarak, aynı ismi, özellikle Anadolu'daki kişilere gayri yasal olarak satmayı kendi tüccar mantıklarıyla izaha çalışmışlardır: "Bu bir ticarettir, istediğimizi yaparız" anlayışıyla eğitim kurumunu herhangi bir ticari kurum gibi yorumlamışlardır.
. Çeşitli reklam ve törenlerle Anadolu insanını, İstanbul'dan gelenler "herhalde iyidir" düşüncesine yöneltmişlerdir. Yıllardır il ve ilçelerde dürüstçe eğitim-öğretim yapan dershaneler sıkıntıya girmiştir.
. Tüm bu gelişmelere Milli Eğitim Bakanlığı seyirci kalmış, hatta gayri yasal isim ticaretini "yasal gösterme" gayreti içine girmiştir.
. Daha önceden başlayan, 2000'li yıllarda ve özellikle 2003'ten sonra hızını artıran dershanecilik anlayışı, isim ticareti yapmaktan ve dershane sektörünü dejenere etmekten başka hiçbir katkı sağlamamıştır.
. Bu uygulama sonunda, bazı kişiler dershane işletmeciliğini "kamu görevi yapan eğitim kurumu" anlayışından ziyade, "ismi satılan ticari meta" haline dönüştürmüştür."
Yukarıdaki iddialar çok ciddi. Peki bu kurumları denetlemesi gereken Milli Eğitim Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer kurumlar nerede?
Arıkan, sıradan bir dershaneci değil. Kendi söylemiyle, "1972'de kurulan, 34 yıl faaliyet gösteren MEF Dershaneleri, bu süreçte dershane eğitimine katkı sağlayan birçok ilke imza atmış, dershanelerin eğitim kurumu olarak kurumsallaşmasına, yaptıkları çalışmalarla ve öğrencilere sağladıkları olanaklarla öğrencilerin daha başarılı olmasına ve bu ilkelerin sadece MEF'de değil Türkiye'deki bütün dershanelerde gerçekleşmesine önderlik etmiştir."
Peki bu uyarıları ve sektörden çekilmesi boşa mı gidecektir?
ÖZDEBİR Başkanı olarak, yıllarca dershanelerin hakkını ve hukukunu koruyan Arıkan'ın bu önemli tespit, uyarı ve suçlamalarına, diğer dershaneler ne diyecektir?
Eğitim, diğer konulara benzemez. İstismar edildiğinde ya da farklı noktalara çekildiğinde, verdiği zararlar, diğer ekonomik faaliyetlerin çok üzerinde derin yaralar açar. Bu yüzden ciddiye alınması gerekir. Hem de çok ciddiye!..
MEF'in yeni rotası konusunda Arıkan şunları söylüyor: "Yukarıda izah edilen olumsuz nedenlerden dolayı, dershane faaliyetine ara vererek enerjimizi "okul ve üniversite" projelerine yönlendirme kararı aldık. Ülkemizin eğitimine, açacağımız üniversite, ayrıca, açacağımız yeni okullarla hizmet vermek istiyoruz."
Olayın diğer tüm yönleri Arıkan'ı ve sektörü ilgilendirir. Ama bu konuda yapılan en büyük yanlış, ÖSS'ye bir ay kala MEF öğretmenlerinin ve öğrencilerinin morallerinin altüst edilmesidir. Böyle bir karara saygı duyulur. Ama zamanlaması yanlıştır.
Özetin özeti: Banka, banker, döviz, konutzedeler derken bu kervana şimdi bir de özel okul ve dershanezedeler eklenmesin. Sektörden gelen çığlıklara bugün kulak vermeyenler, yarın pişman olabilirler...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya muhalefeti
CUMHURBAŞKANI Sayın Sezer, sosyal güvenlik re...
Çetin ALTAN
"Korkutucu" olmak mı, "sevilen" olmak mı?
"Aile" yapısının görünmeyen terazisine şöyle ...
Melih AŞIK
Müdahil lider...
CHP lideri Deniz Baykal, cumhurbaşkanlığı se...
Fikret BİLA
Baykal: 'Makul AKP'li formülü gerçekçi
İlhan Selçuk'un Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Se...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Çankaya, seçim(1)
Başbakan Erdoğan kamuoyu yoklamalarını, seçim...
Güneri CIVAOĞLU
Votka ve tehlike
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Pyotr Stegniy, "...
Abbas GÜÇLÜ
Ve MEF kapandı...
Dershane sektöründeki rahatsızlık, MEF'in 34 ...
Hurşit GÜNEŞ
Son günlerde neden sallandık?
Son birkaç gündür Türkiye'de piyasalar önemli...
Sami KOHEN
Kim, ne kazanır ...veya kaybeder?
FRANSA Ulusal Meclisi'nin "Ermeni soykırımını...
Metin MÜNİR
Turkcell'de Alfa yüzünü gösteriyor
Turkcell destanına dün yeni bir kişilik daha ...
Faik ÖZTRAK
Büyü bozuldu
Mart ayı ödemeler dengesi rakamları belli old...
Hasan PULUR
Okurlarla baş başa...
BUGÜN okurlarımızla baş başayız.
Derya SAZAK
Sezer'in vetosu
Mezarda emeklilik yasası Çankaya'dan döndü. C...
Meral TAMER
İstanbul'un en görkemli 10 ağacı neden seçilmez?
Gazetedeki masamda enfes bir katalog kitap du...
Ece TEMELKURAN
Nar kalpler - 2
Sıradan insanlarız biz, en zoru bizimkisi. Li...
Güngör URAS
Erzurum'da huzur 'iş ve aş'a bağlı
Mustafa Akyıl, Diyarbakırlı. Eskiden beri pam...
M. Ali BİRAND
Schröder ile ufuk turu
Siyasilerin büyük bölümü çok dikkatlidirler. ...

© 2006 Milliyet