|
 |
|
|
İyi şanslar...
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
Woody Allen'in yönettiği "Maç Sayısı" filmi şansın insan hayatındaki yerini işliyordu bir anlamda.
"Bir tenis maçında bazen nete değen bir topun hangi tarafa düştüğü belirler herşeyi" diyerek başlıyordu film.
Sonda da, sürpriz bir şekilde, şansızlık gibi görünen bir detayın nasıl şansa dönüşebileceğini gösteriyordu.
Başyapıt olmasa bile insanı şansın sihirli ama kavranması zor dünyasında dolaştırıyor ve iyi tat bırakıyordu.
* * *
Rastlantılar hayatın önemli bir parçası.
Elbette yol ayırımlarında verilen kararlar, atılan ya da atılmayan adımlar irademiz dahilinde.
Ama umulmadık bir anda şansın o görünmez eli akışı değiştirebiliyor.
Bazen sizi sırtlıyor, bazen sizi çelmeliyor.
İradenizle bazen iyi, bazen kötü geçiniyor.
Bazen sanki iradenizi ele geçirip size istediğini yaptırıyor.
Bazı yanlışlar onun sayesinde doğrulaşıyor, bazı doğrular onun yüzünden çuvallıyor.
Şans bir anlamda kontrolümüz dışındaki faktörlerin bize net etkisi, öngörülemeyen tehditlerin ve fırsatların bileşkesi.
* * *
Bugünün küresel dünyasının bu kalabalık kentlerinde neredeyse herşey kontrolümüz dışında gibi zaten.
Çaresizliğimiz her fırsatta yüzümüze vuruluyor.
Böyle kalabalık yaşamaya razı olunca bazı bedeller ödemek gerekiyor anlaşılan.
"Çok kalabalıksınız, müstahaksınız" deniyor sanki.
* * *
Adamlar yağmur suyu tahliyesi için kanalet yapıyorlar mesela.
Daha doğrusu yapmaya uğraşıyorlar!
"Bir bildikleri vardır" diyorsunuz döküm ızgaraları yanyana dizdikçe.
Ama görüyorsunuz ki durum öyle değil, böylesine basit bir mühendislik problemi bile süründükçe sürünüyor.
Yıllar geçiyor sorun bitmiyor. Çağ teknoloji çağı bu arada.
Kazılıyor, yeniden yapılıyor, sonra tekrar kazılıyor, yol kalitesi mahvediliyor, mühendislik onuru çiğneniyor, para ve emek israf ediliyor ama hayat aynen devam ediyor.
Kanaletlerden yana acayip şanssızsınız yani.
Bu şanssızlığı kırmak için "ne yapabilirsiniz?" diye düşününce sinirleriniz daha da geriliyor. Kentliye kanalet müteahhiti şansı dileyip geçiyorsunuz.
* * *
Kent hayatı bu tip tuzaklarla dolu değil mi zaten?
Herkes iyi niyetli varsanız baksanız ama sorunlar çözümlerin önünde koşuyor sanki.
Ya da çözüm için sizden bir şeyleri feda etmeniz isteniyor.
Yol yapacağız ama Kordon'a.
Gökdelen dikeceğiz ama kentin göbeğine.
Otopark yapacağız ama Fuar'a.
Esasen kent kökenli olan, bu bir şeyleri feda ederek, yıkarak, doldurarak, işgal ederek gelişme modeli antik kentleri bile tehdit ediyor artık.
* * *
Zeugma gitti, Hasankeyf yolda, Allianoi antik kenti de Yortanlı Barajı'na kurban edilme aşamasında.
"Vay siz baraja karşı mısınız?" numarasını artık kimse yemediği için, Allianoi feda edilmeden baraj projesinin yeniden şekillendirilmesi için uğraş devam ediyor.
Bu tip mücadeleleri eskiden mutlaka baraj kazanırdı ama bu kez tarih kazanacak diye bir umut var insanlarda. Haziran ayında tamamlanmış olacak bilimsel rapor bu nedenle merakla bekleniyor. Yargı süreci de devam ediyor. Bilirkişi şansı yanında olur inşallah Allianoi'nin.
* * *
Etraf fırsat kılığında tehditler, tehdit görüntüsünde fırsatlarla dolu.
Böyle bir ortamda hepimizin şansa ihtiyacı var. Yönetici şansına.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|