Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan, Çankaya, seçim(2)


Türkiye'de tek partili hükümet dönemi sona mı erecek? Önümüzdeki genel seçimlerle birlikte yine koalisyon hükümetleri mi kapıyı çalacak?
Bu ihtimal var.
Hem de ciddi olarak.
Seçim araştırmalarının, kamuoyu yoklamalarının dili böyle diyor. AKP seçim sandığından açık ara birinci de çıksa, CHP ana muhalefet partisi olarak yerini yine korusa da, -içerideki ve dışarıdaki- siyasal ve ekonomik odaklarda daha şimdiden koalisyon hesapları yapılıyor.
Tabii AKP ve CHP'nin ardından şimdilik yüzde 10 barajını geçmeye en yakın parti MHP...
DYP ise barajı zorluyor.
DYP ile ANAP arasında -çok kolay olmasa da- yapılacak bir seçim ittifakıyla bu ikilinin tek tabela altında Meclise girmesi de bir ihtimal...
Bu senaryo gerçekleşir ve seçim sonrası esas olarak dört partili bir Meclis oluşursa, Türkiye tek parti hükümetine veda eder, yeniden koalisyon dönemine adım atar.
Eğer barajı sadece MHP geçer ve yeni Meclis üç partiden oluşursa, AKP'nin bugünkü kadar büyük çoğunlukla olmasa da yine tek başına hükümet kurması mümkün...
Dünkü yazımda sözünü ettiğim kamuoyu yoklamalarıyla ilgili sohbetlerden edindiğim izlenimlerin özeti böyle.
Şu soru da akla geliyor:
Araştırmaların dili eğer böyleyse, AKP ne diye erken seçime gitsin ki?
Cumhurbaşkanı seçimi konusunda eli bugün daha güçlüyse, önce Çankaya konusunda belirleyici olur, genel seçimlere sonra gider.
AKP açısından bu daha akıllı bir tercih olmaz mı?..
Olabilir diyenler daha çok.
AKP, 3 Kasım 02 genel seçimlerinde yüzde 34 oy almıştı. Bu oran, 28 Mart 04 yerel seçimlerinde yüzde 41.7'ye çıktı. Son yapılan bazı seçim araştırmalarında bu oran, kararsız oylar dağıtıldıktan sonra, yüzde 40'la 43 arasında gidip geliyor.
CHP'ye gelince...
Muhalefetteki alternatifsizliğini korumaya devam ediyor. Yüzde 10 barajına takılma tehlikesi artık yok CHP'nin. Kararsızlar dağıtıldıktan sonraki oy oranı yüzde 17.5'a kadar çıkabiliyor.
AKP'ye karşı tepki ve daha etkili muhalefet politikaları, CHP'nin oy oranını yüzde 20'nin üzerine de çıkarabilir. Bazı araştırmacılar bunu yüzde 22-23'e kadar götürebiliyor.
Bazı seçim araştırmalarında CHP'nin handikapı olarak Baykal ismi dikkati çekiyor. Bir lider olarak Baykal'ı başarılı bulanların oranı çok düşük, yüzde 3-4'lerde. Cumhurbaşkanı Sezer bu bakımdan Baykal'ı üç misli geçebiliyor.
Bir başka deyişle:
Bu seçimde CHP oyları artmaz veya Baykal'a rağmen artabilir.
MHP genellikle yüzde 9-11 bandında. Milliyetçilik vurgusu MHP oylarını yukarı itiyor.
DYP, yüzde 8'lerde.
ANAP, yüzde 4'lerde.
DEHAP, yüzde 5'lerde.
Genç Parti, yüzde 2 gibi.
Saadet, en çok yüzde 2...
Kamuoyu yoklamalarıyla ilgili sohbetlerimde şu da dikkat çekici:
Türban ya da başörtüsü konusunu Türkiye'de bir sorun olarak görmeyenler ağır basıyor, yüzde 70'e kadar çıkıyor.
Peki, irtica tehlike mi?
Bir yoklamada, evet tehlikedir diyenlerin oranı yüzde 32. Hayır değildir diyenlerin oranı yüzde 52 idi.
CHP'liler içinde irtica bir tehlikedir diyenlerin oranı yüzde 55'e çıkarken, DYP'de yüzde 30, MHP'de yüzde 25'di bu oran. AKP'ye oy verenler içinde, evet irtica tehlikedir diyenler ise yüzde 10-13 arasında...
Eşi türbanlı Başbakan...
Türkiye'de bunu bir sorun olarak görenlerin oranı, son bir araştırmaya göre, yüzde 22 civarında. Sorun olarak görmeyenlere gelince, yüzde 70'in hafif üzerinde. CHP'li seçmenin yüzde 55'i bu konuyu bir sorun olarak görme eğiliminde...
Eşi türbanlı Cumhurbaşkanı...
Yüzde 70 civarı, bir sorun olarak görmüyor. Yüzde 24 sorundur diyor.
CHP'liler arasında bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. MHP ve DYP'lilerde, eşi türbanlı cumhurbaşkanını Türkiye'de bir sorun olarak niteleyenlerin oranı yüzde 17 ve biraz üzerinde...
Son yapılan bazı kamuoyu araştırmalarından edindiğim bir başka izlenime gelince:
Hükümet yıpranıyor!
Özellikle işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele alanlarında geçmişe oranla hükümetin puanında gözle görülür bir düşüş var.
Bu yüzden Başbakan Erdoğan, seçime giderken halkın önüne yeni beklentiler, büyük projeler koymak zorunda.
Koyabilecek mi?..
Bunları koyarken, bugüne kadar izlenmiş olan mali disiplin dışlanıp popülizm yoluna gidilecek mi? Ekonomik dengelerle oynanacak mı?
O kadar çok soru var ki.
Kamuoyu yoklamalarıyla ilgili iki günlük yazılarımı burada keserken, bizim siyasete ilişkin bazı soruların karşılığını gelecek hafta Washington'dan yazmaya çalışacağım.

Cumhuriyet'e bomba!
Düşünceye karşı şiddet ve terör uygulamak! Çıkar yol değil. Hiçbir zaman da olmadı. Ne Türkiye'de ne dünyada, hiçbir yerde şiddet ve terörle fikirler yok edilemedi. Farklı fikirler tüm baskılara rağmen hayatın çatısı altında varlıklarını sürdürdü. Cumhuriyet, seksen küsur yıldır ayakta olan bir gazete. Ayakta kalmaya da devam edecek. Kökleri güçlü. Cumhuriyet'i bombalarla doğru bildiği yoldan çevirmek olanaksız. Bunu bilen biliyor. Peki, Cumhuriyet'e bomba atarak ne yapılmak isteniyor ki?.. Türkiye'yi karıştırmak isteyenler mi Cumhuriyet'i hedef seçenler?.. Bilemiyorum. Ama demokratik laik cumhuriyet rejiminin kökleri sağlam ve bombalara dayanaklı, bunu iyi biliyorum. Cumhuriyet gazetesine bombalı saldırıyı kınıyorum. Tüm Cumhuriyet çalışanlarına geçmiş olsun.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Karısını döven bir AKP'li!
AKP Konya Milletvekili Halil Ürün Milliyet'in...
Çetin ALTAN
Cumhuriyet'e bomba barbarizmi, ne tür bir kışkırtmaya dilekçe?
Kaç zamandır cumartesi yazılarında bile, lafı...
Melih AŞIK
Suçluların telaşı
Lyon'da Ermeni anıtı, Selanik'te Pontus anıtı...
Fikret BİLA
Büyükerşen 'ittifak' için geniş katılım düşünüyor
Eski Başbakan Bülent Ecevit'in gündeme getird...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Çankaya, seçim(2)
Türkiye'de tek partili hükümet dönemi sona mı...
Güneri CIVAOĞLU
Hayal mi?
Siz hiç "arıtma tesisinden geçirilmiş atık su...
Can Dündar
Neden korkmuyorlar?
Acun Ilıcalı, Show TV'de yeni bir programa b...
Abbas GÜÇLÜ
Dershanecilik sektörü fokur fokur (3)
MEF'in kendini feshetme kararı kadar, Arıkan'...
Semih İDİZ
Kıyametin ardından Fransa ile ilişkiler normale döner
Ermeni soykırımı iddiasının reddini cezalandı...
Sami KOHEN
Çocukların dramı...
AB üyesi ve aday ülkelerin liderlerini, alışı...
Metin MÜNİR
Maalesef Metaş'ın küçük ortaklarına müjdem yok
Metaş'ın Uzanlar tarafından satın alınması ha...
Hasan PULUR
Sakıncalı ana-oğul doktorlar...
GEÇEN perşembe günü Milliyet'in 5. sayfasında...
Derya SAZAK
65 yaş
Sosyal güvenlik reformunun emekliliği düzenle...
Meral TAMER
Schröder'le geçirdiğimiz 1.5 saat
Öncelikle Akbank'a teşekkür etmek istiyorum. ...
Tamer HEPER
Durumunuzu gözden geçirin!
Bir okuyucum ev sahibinden dertli. Önce sorma...
Yaman TÖRÜNER
Döviz yükselişe mi geçti?
Mevduatta dövize dönüş eğilimi artıyor. 24 Ni...
Güngör URAS
Kriz yok düzeltme var
Mademki dalgalı kura inanıyoruz, o halde dövi...
M. Ali BİRAND
TMSF, doğrusunu yaptı...
Kim ne derse desin, TMSF çok doğru bir adım a...

© 2006 Milliyet