Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dershanecilik sektörü fokur fokur (3)


MEF'in kendini feshetme kararı kadar, Arıkan'ın sözleri de dershane sektöründe büyük yankı yarattı. "Rakiplerimiz ya ideolojik ya da uygunsuz ticari faaliyet içerisinde. Biz bu ortama ayak uyduramayız" şeklindeki sözleri, duayenlerinin dershane düşmanı ilan edilmesine neden oldu.
Türkiye'yi bir ağ gibi örüyorlar dediği tarikat dershanelerinden kendisine yoğun tepki var. Ama asıl büyük tepki, yıllarca kader birliği yaptığı arkadaşlarından geldi.
Şubeleşme konusunda fikir ayrılığına düşüp TÖDER'i kuran dershaneciler, Başkan Bahattin Durmuş imzasıyla oldukça sert bir karşı bildiri yayımladılar.
İşte sektördeki fokurdamayı yansıtan satırbaşlarından bazıları:
  • Arıkan'ın basın toplantısında sektörle ilgili olarak söyledikleri talihsizliktir.
  • Yaşanan yoğun rekabet nedeniyle dershanecilik sektöründe kâr marjı çok düşmüştür.
  • Kaliteli hizmet verme gerekliliğine ayak uyduramayan, maliyetleri yüksek bir dizi kurum dershane sektörünü terk etmek zorunda kalmıştır. Ancak ilk kez bir dershane kurucusu, kurumlarının başarısızlığını başkaca nedenler ileriye sürerek kapatmaya çalışmaktadır.
  • Uzun yıllar ÖZDEBİR başkanlığı yapan biri olarak Arıkan, dershanecilikten çekilirken sektörü hedef tahtası haline getirmiştir.


  • Neden kavga ediyorlar?
    Dershane sektörünün olağanın çok üzerinde büyüdüğü ve kontrolden çıktığı kesin. Kıyasıya bir rekabetin olduğu da aşikâr. Bu yüzden son birkaç yıl içerisinde yüzlerce dershane ya el değiştirdi ya da kapandı. Asıl şaşırtıcı olan, işbirliği içerisinde olması gereken kurumların birbirlerini hedef haline getirmeleri!
    Peki bu gerginlik daha nereye kadar devam eder? MEF'in sektörden çekilmesi, sektörde taşların yerli yerine oturmasına olanak sağlar mı? Ya da başka bir söylemle, dershaneler nereye gidiyor?
    Görünen o ki sektördeki güç yarışı, gerginliğin dozunu daha da artıracak. Hükümetin bu konuda taraf olması ya da en azından gelişmelere seyirci kalması, bazı gruplara üstünlük sağlayabilir. Ama bu ne kadar kalıcı olur? Bunu zaman gösterecek.
    Bahattin Durmuş'un sözünü ettiği gibi MEF, ekonomik kriz nedeniyle mi kapısına kilit vurdu? Sanmıyoruz. Arıkan'ın bildiğim kadarıyla dershaneler dışında başka yatırımları da var ve üniversite gibi çok daha pahalı bir projeye soyunuyor.
    Dışarıya yansıdığı kadarıyla, MEF'in kapatılmasının gerçek nedeni, sektörde yaşanan krize karşı bir tepki. Mademki beni dinlemiyorsunuz, o halde ben de yokum isyanı. Doğru mu, yanlış mı? Bu kendisini ilgilendirir. Ama sektörde derin izler yaratacağı kesin.
    Dershanecilik sektörü, İbrahim Arıkan'la büyüdü, palazlandı ve önceki yıllarda bakanlara, hükümetlere, YÖK'e, ÖSYM'ye tavır alacak güce ulaştı. Ama gelinen son noktayı, kimse ne bir galibiyet ne de mağlubiyet olarak nitelendirsin. Sonuçta kan kaybeden sektör olacak.

    Sektöre çekidüzen
    Bankacılık sektöründe olduğu gibi dershanecilik sektörüne de çekidüzen verilmesi gerekiyor. Örneğin, her dershane, her yıl kaç öğrenci kaydediyor, kaçı üniversiteyi kazanıyor? Bir bir açıklansın.
    OKS ve ÖSS yarışlarında kazanan tek taraf dershaneler. MEB eğitim sistemini dejenere ettiği için rahatsız. Üniversiteler zayıf, isteksiz ve aradığını bulamayan öğrencilerden usanmış durumda. Öğrenciler ve aileler ise taraflar içerisinde en mutsuz olanı. Yıllarca süren emeklerinin ve harcadıkları paranın karşılığını bir türlü alamıyorlar. Kazanan taraf hep dershaneciler. Oysa şimdi bakıyoruz ki onlar da mutsuz.
    Özetin özeti: Mademki onlarsız olmuyor o zaman bu sektöre etik, akademik ve ticari açıdan çekidüzen vermek gerekiyor. Yoksa sektör, gücü gücüne yetenin canına okuduğu bir arenaya dönüşebilir.

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Karısını döven bir AKP'li!
    AKP Konya Milletvekili Halil Ürün Milliyet'in...
    Çetin ALTAN
    Cumhuriyet'e bomba barbarizmi, ne tür bir kışkırtmaya dilekçe?
    Kaç zamandır cumartesi yazılarında bile, lafı...
    Melih AŞIK
    Suçluların telaşı
    Lyon'da Ermeni anıtı, Selanik'te Pontus anıtı...
    Fikret BİLA
    Büyükerşen 'ittifak' için geniş katılım düşünüyor
    Eski Başbakan Bülent Ecevit'in gündeme getird...
    Hasan CEMAL
    Erdoğan, Çankaya, seçim(2)
    Türkiye'de tek partili hükümet dönemi sona mı...
    Güneri CIVAOĞLU
    Hayal mi?
    Siz hiç "arıtma tesisinden geçirilmiş atık su...
    Can Dündar
    Neden korkmuyorlar?
    Acun Ilıcalı, Show TV'de yeni bir programa b...
    Abbas GÜÇLÜ
    Dershanecilik sektörü fokur fokur (3)
    MEF'in kendini feshetme kararı kadar, Arıkan'...
    Semih İDİZ
    Kıyametin ardından Fransa ile ilişkiler normale döner
    Ermeni soykırımı iddiasının reddini cezalandı...
    Sami KOHEN
    Çocukların dramı...
    AB üyesi ve aday ülkelerin liderlerini, alışı...
    Metin MÜNİR
    Maalesef Metaş'ın küçük ortaklarına müjdem yok
    Metaş'ın Uzanlar tarafından satın alınması ha...
    Hasan PULUR
    Sakıncalı ana-oğul doktorlar...
    GEÇEN perşembe günü Milliyet'in 5. sayfasında...
    Derya SAZAK
    65 yaş
    Sosyal güvenlik reformunun emekliliği düzenle...
    Meral TAMER
    Schröder'le geçirdiğimiz 1.5 saat
    Öncelikle Akbank'a teşekkür etmek istiyorum. ...
    Tamer HEPER
    Durumunuzu gözden geçirin!
    Bir okuyucum ev sahibinden dertli. Önce sorma...
    Yaman TÖRÜNER
    Döviz yükselişe mi geçti?
    Mevduatta dövize dönüş eğilimi artıyor. 24 Ni...
    Güngör URAS
    Kriz yok düzeltme var
    Mademki dalgalı kura inanıyoruz, o halde dövi...
    M. Ali BİRAND
    TMSF, doğrusunu yaptı...
    Kim ne derse desin, TMSF çok doğru bir adım a...

    © 2006 Milliyet