Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kıyametin ardından Fransa ile ilişkiler normale döner


Ermeni soykırımı iddiasının reddini cezalandırmak isteyen Fransız milletvekilleri elbette ki ikiyüzlü davranıyorlar. Kendi tarihinizi "cilalamak" için yasalar çıkarmaya çalışırken, başkasının tarihini yasama yoluyla saptamaya kalkarsanız bu tür sıfatları hak edersiniz.
Daha önce alt komisyonda reddedilmiş olmasına rağmen, söz konusu tasarının 18 Mayıs'ta genel kurulda geçeceği söyleniyor. Peki, geçti diyelim, Türkiye ne yapacak? Alın size bir kehanet: Türkiye'de kıyamet kopacak. Gazeteler "Adieu France" manşetleri atacak. Büyükelçiler tekrar geri çekilecek. Resmi ziyaretler iptal edilecek. Fransız mallarını boykot etme tehditleri savrulacak.

Maddi çıkarlar önemli
Fakat bir süre sonra hayat normale dönecek. "Yaptırımsız" olan 2001 tarihli "Ermeni Soykırımı Yasası"nın Fransız Parlamentosu'nda kabul edilmesinin ardından aynen bu olmuştu. Nedeni ise iki ülke arasındaki karşılıklı maddi çıkar yumağı.
Bu o kadar yoğun ki, ne Türk Silahlı Kuvvetleri (başta Oyak nedeniyle olmak üzere), ne kamu sektörü, ne de özel sektör Fransa ile köprülerin atılmasını göze alabilirler. Bu söylediğime kızanlar çıkacaktır. Ancak, öfkelerini kehanetimin doğru çıkıp çıkmayacağını görene kadar dizginlemelerini salık veririm.
Burada başka bir hususun da altını çizmek gerekiyor. Murat Belge, Halil Berktay, Elif Şafak, Hrant Dink, Müge Göçek, Ahmet İnsel, Etyen Mahçupyan, Baskın Oran ve Ragıp Zarakolu Fransız Liberation gazetesinde çıkan bildirilerinde söz konusu tasarıya karşı olduklarını ortaya koydular.

Etik zeminden yoksun
Bunun, Fransız entelektüelleri üzerinde "düşündürücü", Ermeni lobisi üzerindeyse "şoke edici" bir etkisi olduğunu tahmin etmek güç değil. Söz konusu isimlere bakınca nedeni anlaşılır olmalı. Saygın Fransız tarihçilerine ülkemizin "vicdanını" temsil eden bu aydınlarımız da eklenince, söz konusu tasarı en azından "etik zemin"den mahrum kalmış oldu.
Bu tasarı yasallaşıp ileride davaların açılmasına vesile olursa, bu etik çıkışlar, cezası istenen şahıslar için ahlaki destek mahiyetinde olacaktır.
Oysa, Liberation'daki bildirinin altında örneğin Hikmet Özdemir, Yusuf Halaçoğlu, Doğu Perinçek veya Şükrü Elekdağ gibi isimler olsaydı, bunun ne Fransız aydınları, ne de konuyla ilgili olan Fransız kamuoyu üzerinde herhangi bir etkisi olurdu.
Zira bu kişilerden hiçbiri, bugüne kadar, "Soykırım olmamıştır, ama olduğunu söyleyenlerin fikir özgürlüğü çerçevesinde bunu deme hakları vardır" dememiştir.
Aynı kişilerin şimdi Fransa'ya karşı "fikir özgürlüğü" kartını kullanmaya çalışmaları da bu yüzden komik kaçmaktadır.

İş yine Voltaire'e geliyor
Şunu bilmekte yarar var. Tarih "mutlak" değil, "göreli" bir bilim dalıdır. Aksini iddia edenler ise, hangi ülkede olurlarsa olsunlar, aynı kefenin insanlarıdır. Bu nedenle, Fransa ile yaşanan bu krizin iğneyi kendimize batırma fırsatı sağladığını da düşünüyorum.
İster Fransa için, isterse bizim için olsun, iş dönüp dolaşıp, "Fikirlerinden nefret etsem de bunları söyleme hakkın için ölmeye razıyım" diyen büyük Fransız düşünür Voltaire'e geliyor.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Karısını döven bir AKP'li!
AKP Konya Milletvekili Halil Ürün Milliyet'in...
Çetin ALTAN
Cumhuriyet'e bomba barbarizmi, ne tür bir kışkırtmaya dilekçe?
Kaç zamandır cumartesi yazılarında bile, lafı...
Melih AŞIK
Suçluların telaşı
Lyon'da Ermeni anıtı, Selanik'te Pontus anıtı...
Fikret BİLA
Büyükerşen 'ittifak' için geniş katılım düşünüyor
Eski Başbakan Bülent Ecevit'in gündeme getird...
Hasan CEMAL
Erdoğan, Çankaya, seçim(2)
Türkiye'de tek partili hükümet dönemi sona mı...
Güneri CIVAOĞLU
Hayal mi?
Siz hiç "arıtma tesisinden geçirilmiş atık su...
Can Dündar
Neden korkmuyorlar?
Acun Ilıcalı, Show TV'de yeni bir programa b...
Abbas GÜÇLÜ
Dershanecilik sektörü fokur fokur (3)
MEF'in kendini feshetme kararı kadar, Arıkan'...
Semih İDİZ
Kıyametin ardından Fransa ile ilişkiler normale döner
Ermeni soykırımı iddiasının reddini cezalandı...
Sami KOHEN
Çocukların dramı...
AB üyesi ve aday ülkelerin liderlerini, alışı...
Metin MÜNİR
Maalesef Metaş'ın küçük ortaklarına müjdem yok
Metaş'ın Uzanlar tarafından satın alınması ha...
Hasan PULUR
Sakıncalı ana-oğul doktorlar...
GEÇEN perşembe günü Milliyet'in 5. sayfasında...
Derya SAZAK
65 yaş
Sosyal güvenlik reformunun emekliliği düzenle...
Meral TAMER
Schröder'le geçirdiğimiz 1.5 saat
Öncelikle Akbank'a teşekkür etmek istiyorum. ...
Tamer HEPER
Durumunuzu gözden geçirin!
Bir okuyucum ev sahibinden dertli. Önce sorma...
Yaman TÖRÜNER
Döviz yükselişe mi geçti?
Mevduatta dövize dönüş eğilimi artıyor. 24 Ni...
Güngör URAS
Kriz yok düzeltme var
Mademki dalgalı kura inanıyoruz, o halde dövi...
M. Ali BİRAND
TMSF, doğrusunu yaptı...
Kim ne derse desin, TMSF çok doğru bir adım a...

© 2006 Milliyet