|
Durumunuzu gözden geçirin!
Bir okuyucum ev sahibinden dertli. Önce sormak lazım: Ev sahibinden dertli olmayan kiracı, kiracısından dertli olmayan ev sahibi var mı? Bugünlerde tutarsız sözlerle yine ev sahibi kiracı ihtilafı körükleniyor.
Ne deniliyor: "Enflasyon rakamlarının tahminlerin üzerinde çıkmasının nedeni kira bedellerinin aşırı yükselmesidir." Bu söz üzerine ev kiralayanlar tedirgin, kiracılar ise kızgın.
Kiracılar kira bedellerinin yükselmesine sınır getirilmesini bekliyor, ev sahipleri bugünden kirayı yüksek tutup tedbir almaya çalışıyor. Hiç kimse de bu husus iktisadın genel kurallarına tabidir demiyor, yani arzı çoğaltalım, talebi düşürelim. Neyse, gelelim okuyucuma:
Okuyucum kiracı, ancak bir başka yerde kendine ait gayrimenkulü var, kiralayan bir başka yerde meskeni olduğu için çıkmasını, çıkmazsa kirasını artırmasını istiyor, kiracı okuyucum da soruyor, bir evim varsa günah mı işledik, diye.
Ben de diyorum ki, işin günah kısmını ulemaya sormak lazım ama hukuki kısmı şöyle: 6570 sayılı kanunun 7. maddesinin son fıkrası diyor ki:
"Aynı şehir veya belediye hudutları içinde kendisinin veya birlikte yaşadığı eşinin uhdesinde kayıtlı, oturabileceği meskeni bulunan kimse, kirada oturduğu yeri malikin isteği üzerine tahliye etmeye mecburdur."
Gördüğünüz gibi fıkranın son kelimesi "mecburdur" diye bitiyor. Burada kiralayanın durumu daha önce biliyor olmasının veya sonradan öğrenmiş olmasının önemi yok.
Yeter ki oturulabilir mesken bulunuyor olsun. Hatta bu meskenin bir başkasına kiralanmış olmasının dahi önemi yok. Bu durumda tahliyeniz için açılacak bir dava sonunda kiradaki yerinizin oturulabilir olduğu anlaşıldığı takdirde tahliyenize karar verilir.
Ben, kiralayanınızla ilişkinizi buna göre değerlendirmenizi tavsiye ederim.
tamerheper@host.com
|
|