Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu düzeltmenin devam etmesi ülke yararınadır


Başımızın dik olmasını istiyorsak, biz kendi başımızın çaresine kendimiz bakacaksak, döviz fiyatında geçen hafta sonu başlayan düzeltmenin devam etmesi lazımdır.
Türkiye'nin bu kadar yüksek ve giderek de yükselen cari açığı (döviz açığını) taşıyabilmesi imkânsızdır. "Bugün taşıyor ya..." diyerek sorunu görmezden gelmek yanlıştır. Bugün taşınır görünen açık, yarın ekonomiyi çökertir.
Ekonomide dengeyi sağlayan, ekonomide büyümenin yolunu açan temel göstergeler vardır. Bunların en önemlileri, döviz fiyatı, faiz fiyatı, enflasyon, ithalat-ihracat arasındaki açık, dış ticaret açığı, döviz açığı, bütçe açığı gibi göstergelerdir.
Bizim göstergelerimizin en önemlileri bozuk. Bu bozuk göstergeler ya kendi kendine, usulünce, hazmedilebilir boyutta düzelecek ya da bir yerde ekonomi tıkanacak ve de bu tıkanıklığı açmak için büyük faturaların ödenmesi gerekecek.
Eğer, "Efendim bizim tüm göstergelerimiz doğrudur. Döviz fiyatı doğrudur. Faiz fiyatı doğrudur. Döviz açığı diye bir sorun yoktur. İthalat artsın. İhracat düşsün. Ekonominin yapısı bozulsun. Yatırım üretim yapılmasın. İşsiz sayısı azalmasın... Bunlar sorun değil" deniliyorsa, "Oğlum Ahmet, yoluna devam et!.."

Dengeler bozuk
Yok... "Sorunun farkındaysanız, ekonominin yanlış yolda gittiğini görüyorsanız", bu bir fırsattır. Şanstır. Dengeler kendi kendine, yavaş yavaş, hazmedilebilir boyutta düzelsin. Telaşa, paniğe gerek yok... Bırakınız düzeltme sonuna kadar gitsin.
Sakın ha, Türkiye'nin döviz açığını Avrupa Birliği şemsiyesi altındaki bazı ülkelerinkiyle mukayese etmeye kalkmayınız. Bizde Avrupa Birliği'ne tam üye olsa idik, bizim de para birimimiz euro olsa idi, döviz açığı diye bir sorunumuz olmazdı.
Biz döviz açığımızı ancak kendimiz kapatabiliriz. Bunun için de dalgalı kur sisteminin çalışması gerekir. Dalgalı kur sistemi çalışınca da sistemin döviz fiyatındaki yanlışı düzeltmesi normaldir.
Sakın ha, "Allah kerim... Döviz açığı taşınamaz boyuta ulaşsa da bir şey olmaz. ABD, IMF ve AB destek verir. Döviz açığını kapatırlar. Olur biter" diyerek rehavete kapılmayınız.
Kimse kimseye bedava mama vermez. Siz razı mısınız, ABD'nin, Türkiye'nin İran'a asker göndermesi veya Doğu Anadolu'da bazı topraklarda azınlık devletleri kurulması karşılığı döviz açığının bir bölümünü kapatmasına? Siz razı mısınız, AB'nin Kıbrıs'ın Rumlara verilmesi karşılığı döviz açığının öbür bölümünü kapatmasına? Eğer razı değilseniz bu açığı biz kapatacağız. Ne kadar önce açığı küçültebilirsek o kadar rahat edeceğiz.

Açık küçülmeli
Şimdi gelelim düzeltme başlar başlamaz "Eyvah battık, batıyoruz... Yöneticimiz uyuyor mu? Merkez Bankası rezervleri kullansın. Döviz satsın... Döviz fiyatı oynamasın. Hazine yüksek faizle bono çıkarsın" feryatlarına.
Efendim, Türkiye'de mevcut sürdürülebilir dengeler, mevcut ucuz döviz, mevcut yüksek faiz bazı yabancı ve yerli oyunculara yüksek getiri imkânı yaratıyor. Bu şartlarda pozisyon almayı becerenler iyi kazançlar elde ediyor. Su akarken testiler dolduruluyor. İşte bu kesim "düzeltme"den hiç mi hiç hoşlanmıyor. Bozuk düzenin sürebildiği kadar sürmesini istiyor.
Şunu kabul edelim ki, düzeltme hareketi ne kadar yumuşak olursa olsun ne kadar hazmedilebilir ölçüde olursa olsun, belli kesimleri, belli bankaları, belli şirketleri, belli kişileri üzecek...
Ama önemli olan ekonominin sağlığa kavuşmasıdır. Sürdürülebilir büyümenin önünün açılmasıdır. İşte bunun için bırakınız düzeltme devam etsin.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anneler Günü
EŞİM Anneler Günü'nde daha sabahtan heyecanlı...
Çetin ALTAN
Uzay kapıları açıldıkça açılıyor
Amerikalılar bu yıl içinde uzaya 55 astronot ...
Yasemin CONGAR
İran konusunda ABD'ye yakınlaşıyoruz
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, geçen perşembe...
Can Dündar
Şiddetin krallığı
Perşembe gecesi Viyana...
Semih İDİZ
Kadına karşı şiddet ilkelliğin babasıdır
Aile içi şiddet Türkiye'ye veya Türkiye'de bi...
Metin MÜNİR
Dinç Bilgin: Ben banka hortumlamadım, banka beni hortumladı
Sabah, atv ve Etibank'ın eski patronu Dinç Bi...
Faik ÖZTRAK
Mali Disiplini de gevşetmeyin
Geçen hafta dünyada mali piyasalarda oldukça ...
Hasan PULUR
Bıkıyorsunuz bunalıyorsunuz...
BIKKINLIK nedir bilir misiniz?
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası ve Hazine şimdi ne yapmalı?
Merkez Bankası: Şimdi soğukkanlı olmanın zama...
Osman ULAGAY
Piyasadaki 'hikâye'niz çizik yerse: (2) ABD ve dolar
Finans piyasalarının bir şirketi ya da ülkeyi...
Güngör URAS
Bu düzeltmenin devam etmesi ülke yararınadır
Başımızın dik olmasını istiyorsak, biz kendi ...

© 2006 Milliyet