|
 |
|
|
Yaprağın kaderi düşmekmiş
Ligde kalan Denizli ve Ankaraspor'un, Malatya, Samsun ve hatta Altay'dan çok çok iyi olduğunu kimse söyleyemez herhalde. Orta sıralardaki hedefsiz takımlar tayin etti ligin kaderini. Malatya ve Samsun da, sonbaharda iki çaresiz yaprak misali, düştüler Lig A'ya...
TAKTİK / UĞUR MELEKE
Bu sezon birçok ligin problemiydi, eşit puanlı takımları ayırmak. Bu konuda en sıra dışı çözüme sahip Serie A da Dünya Kupası fikstürüne yenik düşmüş ve ekstra play-off maçlarını rafa kaldırmış. Pazar günü Milan kazanıp, Juventus kaybetse idi, şampiyonluk ikili averajda üstün olan Milan'a gidecekti.
Türkiye gibi İsviçre ve Ukrayna'da da son haftaya kaldı düğüm. Lider Basel'i son maçta yenip, ikili averajda da üstün duruma geçen Filipescu'lu Zürih, mucizevi bir şampiyonluk kazanırken, sezonun en tarihi finiş sahnesi Ukrayna'da yaşandı. Final haftasına eşit puanla giren Dinamo Kiev ve Shakhtar, aralarındaki son hafta maçında da berabere kalınca, ligde averaj dikkate alınmadığı için bir ekstra play-off maçı daha yaptı iki takım. Bu müsabaka da 1-1 bitince, düğümü Aghahowa'nın uzatmalardaki golü çözebildi.
Play-Out
Süper Lig'de hem tepede hem dipte yaşandı karmaşa. Kim düşerse düşsün çok da adil olmayacağı mâlumdu, çünkü sezon boyunca dökülen birkaç ekip, son 5 haftada şahlandılar yine. İlk 29 haftada 24 puan kazanabilen Samsunspor ve Malatyaspor'un, son 5 maçtaki kazançları 12'şer puan... İlk 27 hafta boyunca 30 puan barajına ulaşamayan takımlardan Denizlispor son 4 haftada 8, Ankaraspor son 7 maçta 13, Gaziantepspor da son 5 maçta 10 puanlık inanılmaz bir çıkış yaptılar.
Bu adaletsiz yarışta kaybeden Malatyaspor ve Samsunspor oldu. Kimse bu iki takımın Denizlispor, Ankaraspor, Gaziantepspor veya Ankaragücü'nden çok kötü olduğunu söyleyemez herhalde. Hatta ikinci ligde tepeye oynayan Altay, Sakaryaspor, İstanbulspor ve Orduspor'un da bu takımlardan çok zayıf olduğunu sanmıyorum ben... Bunun tam cevabını bulabilmek için, İtalya ve Hollanda'daki gibi play-out uygulamakta fayda olabilir.
Yeni bir düzenleme ile, Süper Lig'in son iki takımı direkt olarak düşer ve Lig A'nın ilk ikisi de doğrudan çıkar. Süper Lig'in 13,14,15 ve 16'ncısı ile Lig A'nın 3,4,5 ve 6'ncısı play-out oynarlar, en iyi dört takım da Süper Lig hakkı kazanır. Bu dört takımın tamamı Süper Lig'deki mevcut 4 takım da olabilir (Lig A ekipleri daha iyi değillerse, kalitesiz bir takımın terfi etmesini engeller), veya tamamı Lig A ekipleri de olabilir (bu da Lig A ekipleri daha iyiyse, haklarını almaları anlamına gelir)...
Play-Off
Tabii bu sezon son haftalardaki dengesiz tablonun asıl müsebbibi, hedefsizleşen takımlar... Kazanılacak kaybedilecek bir şey kalmadığında oyuncuların motive olmasının zorluğunu anlıyor ve kimseyi suçlamıyoruz. Suçladığımız şey, hedefsizlik kurumu...
Ligin ortalarının üç flaş takımı, Manisaspor, Erciyesspor ve Sivasspor'un son 9 haftadaki galibiyet sayıları sadece 2... Hem Avrupa kupaları iddialarının kalmaması, hem de düşme korkularının olmaması doğal bir amaçsızlık çıkardı ortaya...
Bu takımlara hedef kazandırmanın yolu da bence, Intertoto play-off... Mâlum bu sezon başında yapılan düzenlemelerle Intertoto Kupası, neredeyse UEFA Kupası kadar güçlendi. Her ülke 1 takımla temsil ediliyor ve tam 11 ekip UEFA Kupası'nın yolunu tutuyor. İngiliz, İspanyol, Alman temsilcileri, UEFA'ya gitmek için sadece bir tur geçmek zorunda. Türk temsilcisi de sadece 2 takım elerse, UEFA Kupası'na katılabilecek.
Intertoto play-off nasıl olacak peki? Ligde UEFA Kupası'na giden son takımın ardında sıralanan 4 ekip, (yani bugünkü durum itibariyle, Kayserispor, Gençlerbirliği, Konyaspor ve Sivasspor) Intertoto Kupası'na katılmak için play-off oynarlar. Bu durum da, ligde sekizinciliğin, beşincilik kadar kıymetlenmesi anlamına gelir.
Bu iki küçük düzenleme ile, ilk 8 ve son 6 pozisyonun değeri muazzam bir biçimde artacak, böylece muhtemelen 18 takımın tamamı için heyecan son dakikaya kadar sürecek. Hem de tek bir kuruş para harcamadan...
İlk on bir
Yarın gece, Avrupa'nın en büyük kupası 50'nci kez verilecek ve finalde bu maçı gerçekten hak eden iki iyi takım, Barcelona ve Arsenal olacak.
Arsenal, finaldeki ilk Londra takımı ve kazanırlarsa hem şehirlerine ilk kupayı, hem de ülkelerine Avrupa'nın tarihteki en büyüğü unvanını getirecekler. 49 yıllık Kupa 1 tarihinde, üç büyük ülke, İngiltere, İspanya ve İtalya 10'ar kupada dengelenmiş durumda.
Çarşamba akşamı, hangi ilk on birin ülkesine, Avrupa'nın on bir kupalı ilk ulus unvanını kazandıracağını bekliyoruz şimdi.
'Bize şans verin'
Futbol tarihimizin unutulmaz zaferlerinden birinin, 1956 Macaristan galibiyetinin üzerinden tam 50 yıl geçmiş ve o yenmekle övündüğümüz Macarlar, modern futbol düzeyine tekrar ulaşabilmek için dünyaya sesleniyorlar şimdi: "Bize şans verin"
Macaristan'da sosyalizmin yıkılması büyük kulüplerin inanılmaz düşüşüne neden oldu. Honved küme düştü, Ferencvaros ırkçılık, Debreceni de şiddet problemleri ile uğraşıyor.
6 yıldır Macar futbolunun patronluğunu yapan Imre Bözöky'nin istifasıyla büyüdü problemler. Yönetim Kurulu'nun da teker teker görevi bırakmasıyla, üye sayısı dörde düştü ve kurul Ocak'ta karar alamaz hale geldi. A Milli Takım teknik direktörü Mattheus da terk etti tabii ülkeyi.
Görevde olduğu süre boyunca alt yapıya ciddi yatırımlar yapan ve bu sistematikten olumlu sonuçlar çıkaran Bözöky, 17 yaş altı takımının Avrupa Futbol Şampiyonası'na gidecek güce ulaşmasında başroldeydi. Üstelik, U19 takımı finallere gitme şansını sürdürüyor, U21 ekibi de play-offlarda şanssız biçimde kaybederek gidemedi Portekiz'e...
Bözöky'nin ardından göreve Kesteleky geldi, ve ulusal takım da eski futbolcu Detari'ye emanet edildi. Kriz, Macaristan'da futbola ilgiyi azalttı ve artık lig maçlarında dört haneli seyirci sayıları bile görülemiyor. Tabii bu durum televizyon gelirlerini ve Avrupa kupalarındaki başarıyı da dibe vurdurmuş durumda.
Macar futbolunun yeniden inşasına büyük önem veren UEFA, Macarlara yeni federasyon binası için maddi destek vermiş. Onlar da krizden çıkışın yolu olarak gördükleri Euro 2012'ye ev sahipliği için Hırvatistan'la birlikte aday olmuşlar. Başlıktaki cümle de onların sloganları: "Bize şans verin"*
..
Türk futbolunun problemleri, Dünya Kupası'nda final oynamış bir Avrupa devinin yanında ne kadar küçük değil mi? Üstelik de, her şeyin kurgulandığı iddia edilen ligin son haftasında oynanan adil oyun ve adil sonuçlar da artırdı umutlarımızı. Siz Macaristan'a şans verin... Bizimse sadece, kendi kendimize şans vermeye ihtiyacımız var. *Teşekkürler Dağhan Irak
|
|
|

|