|
Sakıncalı doktor
Milliyet'te Saadet Oruç'un Paris'ten verdiği haber:
"Sakıncalı doktor mucize yarattı".
Kalbinin bir kısmı gelişmediği için Türkiye'deki doktorların ameliyat etmeye yanaşmadığı 4 aylık Muhammed, Fransa'da bir Türk cerrahının ameliyatıyla kurtulmuş.
Küçük fotoğrafta gülümseyen doktor, Emre Belli...
Bir de açıklama var altta:
"Türk solunun önemli isimlerinden Mihri Belli'nin oğlu olan Emre Belli, güvenlik soruşturması nedeniyle Türkiye'de ihtisas yapamadığı için Fransa'ya gitmek zorunda kalmıştı".
***
Çeyrek asır öncesine gittim bu haberle...
1980'ler...
İlhami Algör'le Ankara Or-an sitesinde bir bekâr evinde kiracıydık.
Dönemin özelliği gereği evimize, baş başa kalacak mekân arayan sevdalılardan çok, sığınacak yer arayan sakıncalılar konuk oluyordu.
Emre de onlardan biriydi
Çok sevdiğimiz bir arkadaşımızla beraberdi.
Takipte değildi; ana-babadan tescilliydi.
Cerrahtı.
Eve, saksafonuyla geldi. Sabahlara kadar mahalleliye müzik ziyafeti çektiğini hatırlıyorum.
Bir süre sonra ben evlenip ayrıldım evden; o da bir sabah gidiverdi.
Yıllar sonra Venedik'te karşılaştık; Paris'te doktorluk yaptığını o zaman öğrendim.
***
Dün İlhami'yle, evde kalan "sakıncalılar"ın kaba bir listesini yaptık:
Biri, bugün Türkiye'nin en iyi belgeselcilerinden biri...
Diğeri, bir sinema zincirinin sahibi...
Bir başkası, bir yayınevinin editörü...
Arada buluşur, kapıların yüzümüze kapandığı o zor günleri yâd ederiz.
Neydi suçları?
Ya sadece muhalif olmak, ya bir bildiriye imza atmak, yasak bir kitabı çevirmek, bir örgüte üye olmak ya da o dönem askere gitmeye yanaşmamak...
Yakalananların çoğu onlar kadar yetenekliydi; hayatları zindan edildi.
Onlar da yakalansalar muhtemelen bugün oldukları yerde olamayacaklar ya da arkada kalacaklardı.
Dünün sakıncalı kaçakları, bugün Türkiye'nin medar-ı iftiharları...
***
Geçen gün Hasan Pulur da yazdı ya; "Babası sakıncalı" diye, sınavını kazandığı halde Galatasaray'a alınmamış, Mihri Belli'nin muhalifliğinin bedelini daha ilkokuldayken ödemeye başlamıştı Emre; kendisinin ya da ailesinin fikirlerinden dolayı suçlanan, dışlanan, yargılanan yüz binlerce örneği gibi...
(Hemen yarın "Mısır çarşısı bombalaması" davasında yargılanmaya başlanacak sosyolog Pınar Selek'i örnek verelim).
Annesi Sevim Belli, "Boşuna mı çiğnedik" başlıklı otobiyografisinde (Cadde Y., 2006) Emre'nin babası için duyduğu endişeler nedeniyle ne çok acı çektiğini, annesinin polis tarafından götürülüşünü nasıl pencereden izlediğini anlatır.
İşte o yüzdendir ki "Sakıncalı doktor mucize yarattı" haberi, sıradan bir sağlık müjdesi değil bizim için; bir dönemin muhasebesi...
İç savaşın ve ardından gelen darbenin Türkiye'ye neye mal olduğunun belgesi...
***
Tebrikler ve teşekkürler Emre!..
Sadece minicik bir yüreği hayata döndürdüğün için değil; gençlerini ideallerinden dolayı harcayan bir ülkeye, aslında neyi kaybettiğini gösterdiğin için de...
can.dundar@e-kolay.net
|
|