Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Mayıs 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Denizler durulmaz dalgalanmadan


Dengeler oluşuncaya kadar, dalgalanma devam edecek... Döviz fiyatında düzeltme gerçekleşince dalgalanma duracak. Bu bir kaçınılmaz durumdur.
Yazının sonunda yazılacakları, başında yazayım.
  • Merkez Bankası, bu günlerde duruma müdahale etmeye kalkmamalıdır. Hiçbir şekilde ucuz döviz satmamalıdır. Bankaların döviz açığını ucuz dövizle kapatmak, yurtdışına kaçmak isteyen yabancıların cebine ucuz döviz doldurmak Merkez Bankası'nın işi değildir. Bunu yapmaya kalkacak olanlar bu işin vebalinden ve cezasından kurtulamaz.
  • Hazine, vadesi geldiği için ödeyeceği bonoların parasının piyasada kalmasını, dövize yönlenmesini önlemek için, bundan sonra (en az orta, normalde uzun vadeli) döviz bonosu satışına başlamalıdır. Döviz bonosu, dövize talebi emer.

  • Hükümet daha önceki hataları tekrarlayarak panik içinde yüksek faizli bonoyla piyasadan Türk lirası toplamayı hiçbir şekilde düşünmemelidir.

    Paniğe gerek yok
    Paniğe kapılmaya gerek yok. Bu düzeltme kaçınılmazdı.
    Bugünlere biz Merkez Bankası'nın yanlış/hatalı politikaları, yüksek faiz/ucuz döviz politikası sonucu geldik.
    Başından beri yazıyoruz. Yüksek faiz, ucuz döviz politikası yanlıştır. Sürdürülebilir bir politika değildir.
  • Merkez Bankası, tek hedefe kilitlendi: Fiyat istikrarı. Bunun için faizi yüksek, dövizi ucuz tuttu. Bunun sonucunda enflasyon düştü ama (1) Cari açık (döviz açığı) büyüdü, (2) İstihdam sorunu ciddileşti.
  • Merkez Bankası, "istihdam ve cari açık" sorunlarının bankayı ilgilendirmediği görüşünü savundu. Tam tersine, bu sorunlar "fiyat istikrarının sürdürülebilir olmasını engelliyor. Bu sorunlar ekonomiyi çıkmaza sürüklüyor" uyarıları dikkate alınmadı. Merkez Bankası "cari açık/döviz açığı" sorununun, bir gün dövize hücuma yol açacağını, döviz fiyatını yükselteceğini umursamadı.

  • Açık anlatımla, bugünkü durum sürpriz değildir. Bu dalgalanma ve bu düzeltme normaldir.
    Gerçekçi olalım: Düzeltme sonucu döviz fiyatı yükselecek. Faiz fiyatı (geçici olarak da olsa) yükselecek. Fiyatlar (az da olsa) yükselecek.

    Beklenenler gerçekleşiyor
    Çünkü döviz fiyatı hem ithal mallarının, hem de üretim girdilerinin fiyatını artıracak. Ucuz döviz nedeniyle fiyatlarını dizginleyenlere zam fırsatı yaratacak.
    Yüksek faiz, ucuz döviz politikasının uygulandığı dönemde Türk lirasında kalanlar kaybetti. Dövize geçenler büyük kârlar elde etti. Hazine kâğıtlarına yatırım yapanlar abat oldu. Bütün bunlar bir tercihtir. Kâr da zarar da bir tercihin sonucudur.
    "Döviz fiyatı yükseliyor, dövizle borçlananların Türk lirası borcu artacak, faiz yükselirse, bono fiyatları düşecek, bonoya yatırım yapanlar zarar edecek" diyerek, bir zamanlar bu tercihleriyle yüksek kazanç elde edenlerin, döviz ve faiz riskini devlete ödetmeye kalktıkları görülüyor.
    Sakın ha... Merkez Bankası'nın yerlisiyle, yabancısıyla kimseye döviz satma hakkı yoktur. Kazananlar kazandıklarında kazancı kendi becerilerine bağlıyor da, kaybederken kayıpları neden devlete (sonunda bu halka) ödetmek istiyor?
    Telaşa, paniğe gerek yok. Bu dalgalanmanın normal olduğunu kabul eder ve sakin sakin düzeltmenin tamamlanmasını izlersek, dalgalanma ekonomiyi ve halkımızı daha az etkiler.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Cumhurbaşkanı nasıl seçilmeli?
    DOKUZUNCU Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in b...
    Melih AŞIK
    Hedef: Özgürlük
    Cumhuriyet gazetesine güpegündüz bomba atanla...
    Fikret BİLA
    Cumhuriyet'e yapılan bombalı saldırılar
    Cumhuriyet gazetesinin İstanbul'daki merkezin...
    Hasan CEMAL
    Yanıtı aranan soru: Türkiye nereye gidiyor?
    Amerika'ya dışarıdan bakınca pek öyle anlaşıl...
    Güneri CIVAOĞLU
    Ateşten gömlek
    Sorunu henüz sorun olmadan çözmek, devlet ada...
    Can Dündar
    Sakıncalı doktor
    Milliyet'te Saadet Oruç'un Paris'ten verdiği ...
    Abbas GÜÇLÜ
    Hayat = 195 dakika mı?
    Türk Eğitim Derneği TED, bu yönde bir kampany...
    Hurşit GÜNEŞ
    Kurun hareketi hızlı ve abartılı!
    Piyasalar haftaya yine olumsuz bir havada gir...
    Sami KOHEN
    Zor sorular
    Kanada Başbakanı Stephen Harper 24 Nisan'da E...
    Derya SAZAK
    19 Mayıs çağrısı
    Şehit analarının gözyaşları Anneler Günü'nde ...
    Meral TAMER
    Turizmcilerle perakendeciler nerede buluşur?
    Gazetemizin 5. katındaki toplantı odasında 1 ...
    Güngör URAS
    Denizler durulmaz dalgalanmadan
    Dengeler oluşuncaya kadar, dalgalanma devam e...
    Serpil YILMAZ
    Tüccarın sektörel dönüşümü
    Gazetemizi ziyarete gelen Alışveriş Merkezler...
    M. Ali BİRAND
    FB, şampiyonluğu kibirden kaybetti...
    İnsanların kendilerine güven duymaları çok gü...

    © 2006 Milliyet