Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Mayıs 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

FB, şampiyonluğu kibirden kaybetti...


İnsanların kendilerine güven duymaları çok güzel bir şeydir. Ancak özgüven, bir süre sonra burun büyüklüğüne ve giderek kibirliliğe dönüşürse, sonucu daima hayal kırıklığı getirir.

Fenerbahçe Spor klübünün akıbeti aynen böyle olmuştur.

Bu köşe'yi izleyenler hatırlayacaklardır. Gıpta ettiğimi yazmıştım. Oynadıkları oyuna gıpta etmiştim. Kurdukları stada, orada kazandıkları maçlara, attıkları gollere. Taraftarının sevincine...

Ancak FB, kendi kendine rakiplerini gıpta ettiren kalitelerini zaman içinde kaybetti. Başkan Aziz Yıldırım çok yetenekli bir yönetici, çok becerikli bir lider olabilir, ancak FB dışındaki herkese öylesine tepeden bakan, beğenmediklerini paylayan, kibirli bir imaj verdi ki, bu tutum süre içinde bütün yöneticilere ve sonunda da futbolcularına da yansıdı.

"Biz en büyüğüz, bize böyle şeyler nasıl yapılır" yaklaşımı futbolculara "Aaa şu adamlara bakın, utanmadan bize gol de atıyorlar" şeklinde yansımaya başladı.

Burunları büyüdü, herkesi küçük gördüler.

Küçük görmenin sonucunda, herkesin gözünde küçülmeye başladılar.

FB'li dostlara tavsiye ederim, etraflarını dinlesinler. Haklarında ne dendiğini duysunlar. Bana hak vereckelerdir.

Başarılı bir futbol klübü, ancak bu kadar kötü yönlendirilebilir. Başarılı bir ekip, ancak bu kadar yanlış ellerde Şampiyonluğu böylesine bedavadan kaybedebilir.

GS'LI FUTBOLCULAR ŞAMPİYONLUĞU İSTEDİ...

Galatasaray'lılar iyi bir yıl geçirmediler. Kulübün parasız ve perişan durumu, tatsız tuzsuz bir 100 üncü yıl ve ligin başlarındaki kötü performans, moralleri bozmuştu. FB başını alıp gitmiş, takım topallayarak yürür olmuştu. Futbolcuların parası, neredeyse sağdan soldan dilenilerek ödeniyordu.

İşte o arada ne olduysa oldu ve birden bire futbolcular lige asılmaya başladılar. Burada bir son dakika golü, orada asılıp galip gelinilen maçlarla sonuç alır oldular. Yenildiler, berabere kaldılar, yine de morallerini bozmadılar. FB'nin peşini bırakmadılar. Havlu atmadılar.

GS'lı futbolcular inatla yollarında yürürken, FB'liler hep "büyüklüklerini" kutladılar.

En büyük klüp onlarındı... En büyük takımı kurmuşlardı... En büyük stada sahiplerdi...

Bunca övünmeyle zaman harcarken, kimseler Avrupa'da dikiş tutturamamalarının hesabını sormadı. Lig'de "nasıl olsa Şampiyon biziz" diye, kazanılmış onca puan harcanırken, kimse çıkıp "Mağrur olma Padişahım, senden büyük Allah var" demedi.

Belki de korktular... Ses çıkaramadılar.

FB büyük klüptü ve Şampiyonluğu haketmişti.

Beşiktaş'ı küçük gördüler, dayak yiyip Kupa'yı kaybettiler.

GS ile alay ettiler, Şampiyonluğu parmaklarının ucundan kaçırdılar.

Umarım, FB Başkanı, yöneticiler ve futbolcularıyla bu olaydan ders alırlar ve gelecek yıl aynı hataları yapmazlar.

Bu arada, Galatasaray'lılar ne kadar mutlu olsalar değer... İstediler ve elde ettiler.

* * *

MİDDLESEX'TE TÜRKİYE KÜRSÜSÜ KURALIM

Geçen hafta sonu, ligin bitişini izleyebilmek için İstanbul'da olmak isterdim, ancak Middlesex Üniversitesinin "Türkiye" konferansına konuşmacı olarak davetliydim.

İyi ki de gitmişim.

Hem çok şey öğrendim, hem de çok şey söyledim.

Avrupa, Türkiye'yi yeni yeni keşfediyor.

Üniversitenin en sevilen ve değerli ismi Mehmet Ali Dikerdem'in, Üniversite'nin en önemli isimlerinden Gerald Maclean ile birlikte organize ettikleri konferans çok farklı bir yaklaşım benimsemişti.

"Türkiye uzmanı" sayılan herkes oradaydı.

Osmanlılardan bugüne kadar, Avrupalıların Türkleri nasıl gördükleri, nasıl yaklaştıkları, nasıl söz ettikleri incelendi.

Prof. G. Piterberg, David Barchard, Prof. Lewis, Tunç Aybak, Mehmet Uğur, Fadi Hakura, Fazile Zahir, Andrew Finkel, Maureen Frely, Alev Adil, Elif Shafak, Nilgün Canver...

Bende bugünkü durumu anlattım...

Türkiye, koşulları yerine getirdiği taktirde, AB'nin HAYIR demesinin imkansızlığını anlattım.

Konferansta da aynı yaklaşım hakimdi : Eğer Türkiye ister ve asılırsa, Avrupa reddedemez

Bizler, oturup birbirimizle kavga edeceğimize, Middlesex Üniversitesindeki gibi konferanslar düzenlenmesi için kolları sıvayalım.

Türkiye'yi Avrupaya taşımaya çalışan her Türk Mehmet Ali Dikerdem kadar çaba harcasa bile önemli mesafe alabiliriz. Dikerdem'in şimdi bir rüyası var. Middlesex Üniversitesinde bir Türkiye kürsüsü kurabilmek.

Bu konferans sırasında, böyle bir kürsünün ne kadar gerekli olduğunu bir defa daha gördüm. İmkanı olanlar, Türkiye'yi Avrupaya taşımak isteyenler, M.Ali Dikerdem ile temas edin (M.Dikerdem@mdx.ac.uk) ve nasıl bir katkı gerektiğini sorun.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Cumhurbaşkanı nasıl seçilmeli?
DOKUZUNCU Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in b...
Melih AŞIK
Hedef: Özgürlük
Cumhuriyet gazetesine güpegündüz bomba atanla...
Fikret BİLA
Cumhuriyet'e yapılan bombalı saldırılar
Cumhuriyet gazetesinin İstanbul'daki merkezin...
Hasan CEMAL
Yanıtı aranan soru: Türkiye nereye gidiyor?
Amerika'ya dışarıdan bakınca pek öyle anlaşıl...
Güneri CIVAOĞLU
Ateşten gömlek
Sorunu henüz sorun olmadan çözmek, devlet ada...
Can Dündar
Sakıncalı doktor
Milliyet'te Saadet Oruç'un Paris'ten verdiği ...
Abbas GÜÇLÜ
Hayat = 195 dakika mı?
Türk Eğitim Derneği TED, bu yönde bir kampany...
Hurşit GÜNEŞ
Kurun hareketi hızlı ve abartılı!
Piyasalar haftaya yine olumsuz bir havada gir...
Sami KOHEN
Zor sorular
Kanada Başbakanı Stephen Harper 24 Nisan'da E...
Derya SAZAK
19 Mayıs çağrısı
Şehit analarının gözyaşları Anneler Günü'nde ...
Meral TAMER
Turizmcilerle perakendeciler nerede buluşur?
Gazetemizin 5. katındaki toplantı odasında 1 ...
Güngör URAS
Denizler durulmaz dalgalanmadan
Dengeler oluşuncaya kadar, dalgalanma devam e...
Serpil YILMAZ
Tüccarın sektörel dönüşümü
Gazetemizi ziyarete gelen Alışveriş Merkezler...
M. Ali BİRAND
FB, şampiyonluğu kibirden kaybetti...
İnsanların kendilerine güven duymaları çok gü...

© 2006 Milliyet