Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ortalık sakinleşti


Önce hemen ne olduğunu özetleyelim. 8 Mayıs'tan itibaren içeride döviz alımları gözlenmeye başladı. Üstelik gelişmiş piyasaların çoğu olumlu bir havadaydı ve o ara dolar, euro karşısında düşmeye başlamıştı. Bu da dikkatlerden kaçmadı.
Önce birkaç fonun çıkışı sanıldı. Ama hafta boyunca alımlar güçlenince, Türkiye'nin içinde bulunduğu makroekonomik zafiyetler ve uygulama hataları tartışılmaya başladı. Hareket kur düzeltmesi sanıldı (Kaldı ki kısmen doğru).
Oysa 12 Mayıs'ta (cuma) tüm dünya piyasaları sallandı. Özellikle de gelişmekte olan ülkelerin piyasaları. O gün kurdaki hareket çok hızlandı ve borsada ilk düşüş o gün başladı. Akşama doğru ortalık biraz yatışsa da, gece broker'larda tezgâhaltında döviz talebi devam etti.
Pazartesi sabah Londra'dan gelen alımlarla hem döviz kuru büsbütün koptu, hem borsa büyük kayıplar verdi, hem de faizler yüzde 15.5'e kadar yükseldi. Dün ise ortalık yatışmış görünüyordu. Kur yüzde 5 gevşedi, borsada yatay bir seyir oluştu, faizler de yüzde 15'in altına indi.

Dışarıya dikkat
Anlaşılan, ABD'de faiz artırımlarının kısa vadede sona ermeyeceği kanısı dünyada genel bir satış baskısı getirmişti. Ancak bu Türkiye'de daha erken başladı ve daha sonra diğer ülkelere yayıldı.
Yayıldığında da Türkiye'deki çalkantı daha sert oldu. Yani olay aslında global nitelikli, ama sorunlar ve kaygılar nedeniyle Türkiye'de ortalık daha fazla dağıldı. Şimdi ortalık yatışmış görünüyor. Bu ne kadar kalıcı olur? Bizce içeriden bir hareket kolay kolay olmaz. Krizden bu yana bu tür kırılganlıkların hemen hepsi telafi edildi. Reel sektörden de ani bir döviz talebi beklenmemeli. Bu kesimin kredi yükü ağır olsa da vadesi uzun. Tek olasılık yine sıcak para çıkışı. Bunu da ya içerideki bir siyasal gelişme tetikler, ya da uluslararası ekonomik gelişme. Mesela ABD ekonomisinde. (Bu arada İran'a dikkat)
Olağanüstü bir değişiklik olmazsa, yaza kadar yeni bir kur hareketi beklenmemeli. Kur düzeyi aşağıya doğru gevşeyebilir. Çünkü hem döviz gelirlerinin arttığı bir mevsime giriyoruz, hem Merkez Bankası alımları kesti, hem de bu faiz ve kur düzeyinden yeniden, güvenli biçimde sıcak para girişleri olacaktır.

Kalıcı olmadı
İhracatçıya gelince... Şimdilik bu döviz kuru hiç de fena sayılmaz. Üstelik euro da epeyce değer kazandı. Malum, ihracatımız daha çok euro ağırlıklı. Ancak cumartesi gazetemizde çıkan açıklamamızı hatırlatalım:
"Kurdaki yükselme keşke kalıcı olsa!" Nitekim çabuk gevşemeye başladı.
Gevşemeseydi ne olurdu? Aylık enflasyon yüksek çıkar, Merkez Bankası madara olabilirdi. Faizler yükselir, Hazine de zarar görürdü.
Gelelim önerilere. Cari açık konusunda gerek mali disiplin, gerekse kur bir ölçüde ithalat talebini frenleyebilir. Kur özellikle ihracatı canlandırırken, mali disiplin enflasyonun önünü kesebilir.
Ancak gevşek para politikası ile sıkı maliye politikası büyümede mesafe kazandırmaz. Sadece faizleri düşürür. Petrol, altın ve demir fiyatlarını aşağıya çekebilmenin mekanizması ise yok. Üstelik, sıcak paranın kontrolüne ilişkin bir şey gözlenmiyor.
Kur eski düzeyine artık geri gelmez. Ama buralarda da uzun süre kalmayabilir. Bereket kimilerimiz piyasa kargaşa içindeyken sorumlulukla tasarruf sahibini döviz almaktan korudu!!

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
CHP, öbür sol ve AKP
SHP lideri Murat Karayalçın'la konuşuyorum, "...
Çetin ALTAN
Palmiyeler altında domates çorbası
Bir zamanlar domates çorbasının -eski bir dey...
Melih AŞIK
Hediyenin atlısı!
Türkiye Yarış Atı Sahipleri Derneği'nin 25 Şu...
Fikret BİLA
Baykal: Şener mikrop mu?
Koç topluluğu 80. kuruluş yıldönümünü, doğum ...
Hasan CEMAL
AKP'nin gizli gündemine ihtimal verilmiyor
İlginçti. Nasıl ağladığını anlattı. Uzun yıll...
Güneri CIVAOĞLU
Fikir açık büfesi
Akıl uyuyunca canavarlar ürer.
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri SOS veriyor
ÖSYM ve MEB gibi milyonlarca insanın kaderine...
Hurşit GÜNEŞ
Ortalık sakinleşti
Önce hemen ne olduğunu özetleyelim. 8 Mayıs't...
Nail GÜRELİ
Niye Cumhuriyet?
Bizce Cumhuriyet "Çılgın Türkler"in gazetesi....
Sami KOHEN
Kıbrıs'ta neyin süreci?
KIBRIS Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papodopulos'un...
Metin MÜNİR
Gıdım gıdım giden güven
Dün Devlet Bakanı Ali Babacan'ın İstanbul'da ...
Hasan PULUR
Okur tepkileri ve önerileri...
DOKTOR Emre Belli ile annesi Dr. Sevim Belli'...
Meral TAMER
Başbakan yardımcılarının at pazarlığı
Skandalı cuma günü Radikal ortaya çıkardı: Tü...
Ece TEMELKURAN
Bel Ağrı'sı
Geçen pazar günü başlayan ve cuma günü sona e...
Osman ULAGAY
Şampiyonluk tanrıdan, silkeleme piyasadan
Galatasaray (GS) futbol takımı gerçekten inan...
Güngör URAS
Faturayı Ayşe Hanım Teyzem ödeyecek
Ayşe Hanım Teyzem soruyor: "Evladım bu olan b...
M. Ali BİRAND
Böyle giderse treni kaçırırız
Ülkemizle, haklı olarak övünüyoruz.

© 2006 Milliyet