|
Niye Cumhuriyet?
Bizce Cumhuriyet "Çılgın Türkler"in gazetesi. Bir haftada üçüncü bombanın atılmasından bir gün sonra (13 Mayıs) Cumhuriyet'te bir haber:
"Bombacılar yakalandı."
Hah, nihayet tarafsız polisimiz başarısını kanıtladı dedik ve haberi okumaya başladık:
"İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Kocamustafapaşa'da otobüs duraklarına ve Bakırköy'e düzenlenen bombalı saldırıların faili 7 PKK'lının yakalandığını açıkladı."
Demokrat çeşitli kuruluş ve kişiler (biz de dahil, AKP binalarının güvenliğinden sorumlu Genel Başkan Tayyip Erdoğan hariç) saldırıları kınayadursun, Cumhuriyet'e ilk bombanın atılışından bu yana (farkında mısınız?) 12 gün geçti, ortada "fail" yok. (Ayrıca, saldırıya uğrayan Metin Uca'ya da geçmiş olsun deriz.)
Bu günlerde iki olayı anımsıyoruz. Birincisi, Uğur Mumcu'nun öldürülüşünün ardından, haftalık yazımızın sonunda, suikastın üzerinden şu kadar gün geçtiği halde "failler"in yakalanmadığını belirtiyorduk. Güya emniyet güçlerini zorlayarak olayın bir an önce aydınlamasını sağlayacaktık. Ne yakalayan vardı ne yakalanan. Aylar sonunda biz de vazgeçtik.
İkinci olayı rahmetli İlhami Soysal anlatmıştı. Özü sözü doğru gazeteci Soysal, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Cemal Tural'ı eleştiriyordu. Bir gün İlhami Soysal bir astsubay tarafından dövüldü. Olaydan sonra İlhami'ye "yakın koruma" verilmişti. Üç gün sonra Ankara Emniyet Müdürü, İlhami'ye telefon etmiş:
"İlhami Bey korumayı değiştireceğiz."
"Niye?"
"Size verdiğimiz koruma meğer ülkücüymüş!"
Meğer kediye ciğer emanet etmişler!
Karşı devrimci hareketin bir eylemi olarak gördüğümüz Cumhuriyet'e bombalı saldırının üzerinden 12 gün geçti, hâlâ bekliyoruz.
Milliyet'in 56. kuruluş yıldönümünde Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'in okurlara verdiği sözü biz de yineleyelim:
"Merak etmeyin, yalnız değilsiniz."
Bir kitap
Şimdi Belma Akçura'nın kitabını okumanın tam zamanıdır: "Derin Devlet Oldu Devlet" (Güncel Yayıncılık, Nisan 2006)
Son 30 yılın, siyasal liderlerden çetelere, devletin derinliklerinden mafyaya uzanan olaylarının ibret verici panoramasını Belma Akçura ustalıkla çiziyor. Sonuçtaki soru şu:
"Devlet her durumda 'duruma hâkimdi ve failleri mutlaka bulacak'tı. Öyle mi oldu ya da öyle mi oluyor?"
Bir şiir
Dizelerimiz Uğur Hacıhanefioğlu'nun 5. şiir kitabı "Zaman Kuşları"ndan:
"eğilen yeşil daldır / dize geldim der mi hiç / dize gelir / öpücük lekesi bırakır geride // aşk, denize taş atan bir çocuktur"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|