Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Böyle giderse treni kaçırırız


Ülkemizle, haklı olarak övünüyoruz.

Ekonomik krizden nasıl hızla çıktığımızı, yabancı yatırım akışının arttığını, enflasyonu yendiğimizi ve büyüme hızımızı gösterip, mucize şekilde ayaklarımızın üstüne dikildiğimizi anlatıyoruz. Kısa vadeli sonuçlara baktığımızda da, gerçekten övünülecek bir noktadayız. Ancak dikkat ederseniz son derece kırılgan bir zeminde yürüyoruz. Ufak bir kıpırdama tüm ekonomik iç dengelerimizi bozuveriyor. Demek ki, ortada temel bir sorun var.

Bu sorun kısa vadede ulaştığımız bu noktaya bakmak yerine, son 15-20 yıldaki gelişmemizi, dünya'daki diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda, ortaya çıkıyor. Bu karşılaştırma hiçte iç açıcı bir manzara göstermiyor.Tam aksine, uyanıp gereken önlemleri almadığımız taktirde, treni kaçırma tehlikesi ile karşı karşıyaya olduğumuzun işaretlerini veriyor.

Örneğin, Enflasyonu biz yeni yendik.

Uzak Doğu ülkeleri (Özellikle Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Tayvan, Güney Kore) yıllar öncesinden bu sorunlarını hallettiler ve düşük enflasyonun nimetlerinden yararlanıyorlar.

Yabancı Yatırım almaya ve özelleştirmeye yeni başladık. Birkaç milyar dolarlık yatırım hepimizi mutlu ederken, Uzak Doğu ülkeleri yüz milyar dolarlık yatırım alıyorlar.

Yıllar öncesinden yasalarını değiştirdiler, yargı sistemlerini reforme ettiler ve kapılarını ardına kadar açtılar. Biz hala, Danıştaydan dönen ihaleler, mahkemelere takılan özelleştirmeler, yabancıya satılan ev ve toprağı "düşman eline geçen Türk malı" gibi gören yasa ve mantıkla cebelleşiyoruz.

Türkiye'nin bir kesimi direniyor.

"Küçük olsun, fakir olsun ancak benim olsun" anlayışı hala geçerli. Medya, yasalar ve yargıdaki Ulusalcı Bakış, Türkiye'nin önünü kapatıyor. İçine kapanık, yabancıdan korkan, hala kapitülasyonlar döneminde kalmış kafalarla yönetiliyoruz.

Bu gidişle, koskoca Türkiye'yi Enver Hoca'nın eski Arnavutluğuna çevirme tehlikesiyle karşı karşıyayız.

Daha da önemlisi, bilişim teknolojisinde yerimizde sayıyoruz. Uzak Doğu ülkeleri ise, müthiş bir hızla bizi solladıkları gibi, aramızdaki farkı da giderek açıyorlar.

Biz tekstil sanayini kurtarmaya çalışırken, yüzmilyarlarca dolarla hesap ediler bilgisayar teknolojisi Uzak Doğu ülkelerine kayıyor.

Belki farkında değilsinizdir diye, bütün bunları anlatıyorum...

Peki ne yapmak gerekir?

Eğitim sistemini ve yasaları değiştirmeden bir yere varamayız.

* * *

BU EĞİTİM SİSTEMİYLE HİÇBİR YERE VARAMAYIZ

Boş yere kendi kendimize gaz vermeyelim.

Türkiye bölge'nin lider ülkesi filan değildir.

Belki 70 milyonluk nüfusu, 776 bin km2 yüzölçümü, az sayıda bilgisayarı, henüz bilim çağına girememiş eğitim ordusuyla Türkiyemiz "mutlaka dikkate alınması gereken bir ülke" sayılabilir, ancak Uluslararası değerlere göre, bölge'nin lideri olarak pek algılanmaz

Bunun başlıca nedeni de, toplumumuzun önünü kapayan unsurların temelindeki eğitim sistemimizdir.

2000'li yılların koşullarına yanıt verecek gençler yetiştirmiyoruz. Abbas Güçlü'nün Üniversitelerden yaptığı programları izlemek, gençlerimizin ne kadar düzeysel kaldıklarını görmeye yetiyor.

Genç insanlarımıza çağın değer ve kavramlarını öğretemiyoruz. Uluslararası düşünmeye zorlamak yerine, gençlerimizi, içine kapalı, kavruk, Türkün Türk'ten başka dostu olmadığına inanın, yabancıdan korkan, ulusalcı değerlerle yetiştiriyoruz. Daha da kötüsü, ne doğru dürüst bilgisayar teknolojisi, ne de çağın gerektirdiği eğitimi veriyoruz...

Gençlerimiz, Lise ve Üniversitelerde bu fikirlerle ve böylesine düşük bir eğitim düzeyi ile büyüyorlar.

Sonra gazeteci, yargıç, savcı, politikacı ve bürokrat oluyorlar. Bu fikirlerle siyasete atılıp yasa hazırlıyor, devlet kurumlarının başına geçiyor, bürokrasinin tepelerine çıkıyor veya medya'yı yönetiyorlar.

Çoğunluğu, böyle bir düzeyde eğitim almış ve bu kafa yapısıyla yetişmiş bir toplum, Türkiye'nin önünü açamaz. Yani, özelleştirmeyi genişletemez, yabancı yatırımın önünü açamaz, bilim ve teknolojiyi benimseyemez.

Özetle, Türkiye bu şekilde bölgenin lideri olamaz.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
CHP, öbür sol ve AKP
SHP lideri Murat Karayalçın'la konuşuyorum, "...
Çetin ALTAN
Palmiyeler altında domates çorbası
Bir zamanlar domates çorbasının -eski bir dey...
Melih AŞIK
Hediyenin atlısı!
Türkiye Yarış Atı Sahipleri Derneği'nin 25 Şu...
Fikret BİLA
Baykal: Şener mikrop mu?
Koç topluluğu 80. kuruluş yıldönümünü, doğum ...
Hasan CEMAL
AKP'nin gizli gündemine ihtimal verilmiyor
İlginçti. Nasıl ağladığını anlattı. Uzun yıll...
Güneri CIVAOĞLU
Fikir açık büfesi
Akıl uyuyunca canavarlar ürer.
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri SOS veriyor
ÖSYM ve MEB gibi milyonlarca insanın kaderine...
Hurşit GÜNEŞ
Ortalık sakinleşti
Önce hemen ne olduğunu özetleyelim. 8 Mayıs't...
Nail GÜRELİ
Niye Cumhuriyet?
Bizce Cumhuriyet "Çılgın Türkler"in gazetesi....
Sami KOHEN
Kıbrıs'ta neyin süreci?
KIBRIS Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papodopulos'un...
Metin MÜNİR
Gıdım gıdım giden güven
Dün Devlet Bakanı Ali Babacan'ın İstanbul'da ...
Hasan PULUR
Okur tepkileri ve önerileri...
DOKTOR Emre Belli ile annesi Dr. Sevim Belli'...
Meral TAMER
Başbakan yardımcılarının at pazarlığı
Skandalı cuma günü Radikal ortaya çıkardı: Tü...
Ece TEMELKURAN
Bel Ağrı'sı
Geçen pazar günü başlayan ve cuma günü sona e...
Osman ULAGAY
Şampiyonluk tanrıdan, silkeleme piyasadan
Galatasaray (GS) futbol takımı gerçekten inan...
Güngör URAS
Faturayı Ayşe Hanım Teyzem ödeyecek
Ayşe Hanım Teyzem soruyor: "Evladım bu olan b...
M. Ali BİRAND
Böyle giderse treni kaçırırız
Ülkemizle, haklı olarak övünüyoruz.

© 2006 Milliyet