Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
HÜKÜMETE DÜŞEN GÖREV

MİLLİYET

Yüksek yargının en önemli kurumlarından biri olan Danıştay, dün alçakça bir terörist baskına sahne olmuştur. Saldırıyı nefretle kınıyoruz.
Olayda hayatını kaybeden İkinci Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in hatırası önünde saygıyla eğiliyor, yakınlarına ve Türk yargısına başsağlığı diliyoruz. Saldırıda yaralanan diğer dört Danıştay mensubunun en kısa zamanda sağlığına kavuşması en içten dileğimizdir.
Terörün bir yüksek yargı kurumunu vurması Türkiye'de üzücü bir ilktir. Hedef olarak yakın zamanda türbanla ilgili önemli bir içtihat geliştiren Danıştay'ın İkinci Dairesi'nin seçilmiş olması, kurşunların Cumhuriyet'in laiklik ilkesi ve ülkenin laiklik konusundaki duyarlı kesimlerine yöneldiğini gösteriyor.

GÖZ AÇICI OLMALI
Olayın sorumluluğunu hükümete atfetmek haksızlık olsa da, Danıştay'la sürekli çatışma içinde olması, kuşkusuz Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti açısından büyük bir talihsizlik olmuştur.
Hükümetin Danıştay ve diğer yüksek yargı organlarıyla ilişkisi, geçen üç buçuk yıl boyunca özellikle laikliğin yorumu konusunda sıkıntılı geçmiştir.
Son saldırı, yüksek yargı karşısında kullandığı üslupta daha dikkatli olması ve çatışmadan uzak bir çizgiye yönelmesi gerektiği konusunda hükümet açısından göz açıcı bir işlev görmüş olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, çatışmacı üsluplar sıkça algılama sorunları da yaratıyor.

GERİLİM ÜRETMEK YANLIŞ
Laikliğin tefsiri ve kamusal alan gibi başlıklarda sistem ve toplum içindeki görüş ayrılıklarının kısa dönemde giderilmesini beklemek gerçekçi değildir.
Ancak bundan sürekli gerilim üretmek yerine hiç olmazsa bir süre için gerilimi aşağı çekecek bir söyleme yönelmekte hükümetin de çıkarı vardır.
Hükümetlerin anayasada yazılı olmayan çok hassas bir görevi vardır. Yürütme, ülkeye hâkim olan psikolojik iklimin denetiminden de sorumludur.
Bu iklimin bir an önce sakinleştirilmesi, bugün itibarıyla Türkiye'nin en ivedi ihtiyacıdır, sağduyu ve istikrarın gereğidir.
Yakın tarihimizde yaşadığımız sayısız olay bize yeteri kadar yol gösterici olmalıdır.





GÜNCEL
Yargıya kanlı baskın: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
Beynindeki kurşuna yenildi
Vakit hedef göstermişti
HÜKÜMETE DÜŞEN GÖREV
'Devlet yoktu tiyatro vardı'
Hastanede protesto
Tam bir güvenlik skandalı!
Yetkili makamlar cesaretlendirdi
Cüppeleriyle Ata'nın huzuruna çıkıyorlar
Danıştay ile hükümet bugüne nasıl geldi?
Pınar Selek'ten şiirli savunma
Tatlıses'e 18 yıl hapis cezası istendi
TİKKO'nun 'beyni' yakalandı
78'liler Girişimi Kaypakkaya'yı andı
'Laikliğin kalesi hedef'
Cumhuriyet'e saldırıya protesto yürüyüşü






Melih AŞIK
Hastalıklı iklim
Danıştay 2. Dairesi'ne silahlı baskın düzenle...
Can Dündar
İran'da mı eğitildi?
Danıştay'daki saldırıyı izleyen saatler... Y...
Hasan PULUR
Baklavadan Pontus'a...
GEÇEN gün televizyonda baklava tartışılıyordu...
Çetin ALTAN
Evcil minik zürafalar, ayılar, filler de üretilebilse...
"Türkiye'nin sorunları" paketi, bir hayli bay...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet