|
 |
|
|
Hayat tarzlarımız sergileniyor
"Aradığınız Kişiye Şu An Ulaşılamıyor" adlı sergide 1980'den günümüze geçirdiğimiz süreci ve popüler kültür tarihini "neşeli malzemeler"le görmek mümkün
YAPRAK ARAS
Kadınlar artık "Madonna gibi" pilates ile zayıflıyor. Ama "egzersiz"in moda olduğu günler de vardı. Bugün internetten indirdiğimiz dizileri dünyayla aynı anda izleyebiliyoruz belki ama televizyonun bütün gün yayına geçeceği haberinin tüm yurtta coşkuyla karşılanmasının üzerinden çok da zaman geçmedi.
Osmanlı Bankası Müzesi'ndeki "Aradığınız Kişiye Şu An Ulaşılamıyor" adlı serginin bir amacı da bu; yakın tarihimizle yüzleşmek. "Hayat tarzı sergisi" olarak nitelenen sergi, 1980-2005 yılları arasında üretilen, yaşanan ve en nihayetinde tüketilen hayat tarzı temsillerini gazete kupürleri, reklamlar ve çeşitli objelerle bizlere hatırlatıyor.
Sergi fikri, A&B İletişim'den Sibel Asna'ya ait. Rıfat Bali'nin "Tarz-ı Hayattan Lifestyle'a" adlı kitabından esinlenen Asna'nın projesini Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Meltem Ahıska ile Yrd. Doç. Dr. Zafer Yenal hayata geçirmiş.
Asıl amaç, düşündürmek
Serginin bölüm başlıkları, "Kendime Yeni Bir Ben Lazım", "Oha Falan Oldum Yani!", "Connecting People" gibi popüler olmuş şarkı, slogan ve deyişlerden oluşuyor. Serginin kendisi de en az konular kadar neşeli. Müjde Ar'ın peştamallı fotoğrafıyla verilen "Ekranı çıplaklar basacak" başlıklı haber gibi Türk gençliğinin "Artık batılı yaşıtlarımız gibi eğleniyoruz" sözleri de ister istemez güldürüyor.
Küratörlerden Ahıska tüm sergi sunumunda belirli bir mesafe ve eleştirellik olduğunun altını çiziyor: "Amacımız başka bir dönemde yaşanmış hayatlara belli bir mesafeden ve eleştirellikle bakmak, düşündürtmek ve süreçlerin birbirleriyle bağlantısını göstermek. Aynı zamanda yakın tarihimizi gözler önüne sermek ve tartışmaya açmak."
Sergi 1,5 yıllık bir sürede hazırlanılmış. Konu başlıkları ve temalar belirlendikten sonra 1980'den günümüze neredeyse her yayın taranmış. Kullanılan malzeme ile medyanın "hayat tarzları" üzerindeki rolünü görmek de mümkün. Hatta sergi neredeyse tamamen medyanın hayatlarımızı nasıl etkilediği üzerine dersek, yanlış olmaz. Ahıska "Artık medyanın rolünün de konuşulmaya başlanması gerek" diyor. Ahıska ve Yenal sergiyi öğrencilerin, İstanbul'a göç etmiş kişilerin ve kentin farklı bölgelerinde yaşayanların görmesini bilhassa çok arzuluyor. Aldığımız bilgiye göre, daha sonra sosyoloji öğrencileriyle konuyla ilgili atölye çalışmaları yapma projeleri de var.
Uzun lafın kısası son 25 yılda neler yaşamışız merak ediyorsanız "Aradığınız Kişiye Şu An Ulaşılamıyor" 17 Eylül'e kadar açık.
|
|
|

|