|
 |
|
|
"Görünmez Çocuklar" için gece yürüyüşü
ABD'de sessiz sedasız bir gece yürüyüşü yapıldı geçenlerde... Evinden kaçırılıp savaşmaya zorlanan 30 bin çocuk ve aynı kaderi paylaşma korkusuyla evinde uyuyamayan daha nicesi için...
Temsilciler Meclisi'nin mermeri bol odalarından birindeyim. Eski yurtlarıyla bağını tümden koparmamış Afrika kökenli Amerikalı seçmenler dışında, kimsenin pek de öyle ilgilenmediği bir alt komite toplanıyor. Anlaşılan Kara Kıta deyince akla neyin gelmesi gerektiğini düşünerek koymuşlar adını: Afrika, Küresel İnsan Hakları ve Uluslararası Operasyonlar Alt Komitesi.
"Dövüldükten sonra..."
Burada olmam, Darfur trajedisi konusunda çok geç ve çok az bilgilenmeye başlamışlığın vicdani yüküyle baş etme çabasından. Az sonraki oturumda, Darfur'u değil, Uganda'yı dinleyeceğimi; bilgisizliğimin ilgisizlikten kaynaklanmadığına kendimi inandırmaya boşuna çalışırken göğsümle gırtlağımın arasında bir yerde bir düğümün büyüdükçe büyüyeceğini; odadan utançlı, öfkeli bir merak içinde ayrılacağımı bilmiyorum daha.
Darfur'da, Hartum hükümetinin büyük vebal taşıdığı kırımda hayatını, evini yitirmiş yüz binlerce insanın hikayesini ucundan kıyısından biliyor musunuz? Peki ya Uganda'nın, evinden kaçırılıp Tanrı adına öldürmeye ve ölmeye zorlanan çocuklarından haberdar mısınız?
İlk sorunun yanıtını kırık sesle verebilenlerimizdenseniz, ikinci sorunun tümden yabancısı olmanız mümkün. Öyleyse gelin, Grace Akallo'nun henüz 15'indeyken yaşadıklarına kulak verin:
"Esir düşünce önce kıyasıya dövüyorlar seni. İkinci işin birisini öldürmek. Genellikle kaçırılmış ve işe yaramaz saydıkları bir çocuğu öldürtüyorlar. Bana, küçük bir kızın bacaklarına sopayla vurmamı söylediler. Vurdum, vurdum. Yeterince sert vurmadığımı düşününce bağırdılar; sonra komutan kafama sopayı indirdi. Bayılmışım. Kendime geldiğimde küçük kız ölmüştü. Daha sonra vücudunu yağlarla ovuyorlar. Ayin yapılıyor. Böylece ruhların korumasına giriyorsun güya. Lider Joseph Kuny'nin bilinçleri denetleyen bir medyum olduğu anlatılıyor herkese. Kaçmayı düşünürsen öldürüleceğini söylüyorlar. Kızları, milislere karılık etmeye zorluyorlar. Ne kadar çok çocuk kaçırırsan, orduda o kadar yükseliyorsun."
Zulüm tarikatının köleleri
Grace Akallo bugün 26 yaşında. Öyle bir yüzü var ki, depderin bir hüznü de okuyabilirsiniz orada, imkansızı başarıp esaretten kaçmış ve sonraki yıllarını Ugandalı çocukların kaderini dünyaya anlatarak geçirmiş olmanın gururunu da.
Akallo'nun yedi ay elinde esir kaldığı Tanrı'nın Direniş Ordusu (LRA), Uganda hükümetini devirmek için silahlı mücadeleye 1987'de başlamış bir paramiliter grup. Darfur trajedisinin sorumlusu, İslamcı Hartum hükümetinin de desteğini alan LRA, acımasız taktiklerini, İncil'den esinlenen bir tür din adına uyguluyor. Askeri ve ruhani lider konumundaki Joseph Kuny, On Emir'den yola çıkan bir öğretiyle, tarikat gibi yönetiyor grubu. Kuny'nin askerleri ise, geceleri köyleri basıp, evlerinden kaçırttığı ve akranlarını öldürterek tarikata soktuğu çocuklar.
Son 20 yılda, bu yolla ailesinden kopartılan 5 ile 18 yaş arası 30 bin Ugandalı çocuk olduğu söyleniyor. Uganda'nın kuzeyinde yaşayan on binlerce çocuk ise, artık geceyi evinde geçirmiyormuş. Her akşam, aile büyükleriyle, köylerinden en yakın kente, bazen 20 kilometre kadar yürüyüp orada topluca ediyorlarmış sabahı.
İşte benim anca mişli, mışlı anlatabildiğim bu dramın tanıklarının sesi ABD'de yankılandı geçenlerde; ülkenin dört yanında, bir gece yürüyüşüne dönüştü. Uganda'nın görünmez çocukları ile dayanışma adına, Los Angeles'tan New York'a birçok kentteki binlerce eylemci, kent merkezlerinin yolunu tuttu. Washington'da 1200 kişilik bir grup, Kongre binasının yanındaki meydanda geceledi.
Üç Amerikalının gözüyle
Akallo vicdanımı kamçıladığı için artık biliyorum ki, bu sessiz sedasız eyleme adını veren görünmez çocuklar, adlarına üç güzel Amerikalının gören gözleri sayesinde kavuştular.
2003'te Darfur'a gitmeye çalışırken yolları Uganda'ya çıkan, San Diegolu üç üniversite öğrencisinin, Bob Bailey, Jason Russell ve Laren Poole'un gözlerinden söz ediyorum. LRA'nın zulmünden kaçıp sokakta geceleyen Ugandalı çocuklar, kelimenin tam anlamıyla ayaklarına takıldığı 20'li yaşlardaki bu üç gencin hayatlarını değiştirmiş.
Gerisi, dürüst, dolaysız bir anlatımla çektikleri "Görünmez Çocuklar" belgeseli. Bu belgeselle kalmayıp aynı adla başlattıkları dayanışma kampanyası. 29 Nisan'daki gece yürüyüşünü başlatan ortak vicdan.
Onlarla tanışmak ve onlar üzerinden Uganda'nın görünmez çocuklarına erişmek için www.invisiblechildren.com adresine uğrayabileceğinizi, Grace Akallo'nun kurtulduğu girdaba karşı sesini yükselten Uluslararası Af Örgütü benzeri kurumlara kulak verebileceğinizi hatırlatarak bitireyim. Biliyorum, keyifli bir pazar yazısı olmadı bu ama bugün Anneler Günü; çocukları kucaklarından kopartılmış Ugandalı anneleri birlikte düşünelim istedim.
|
|
|

|