|
Evcil minik zürafalar, ayılar, filler de üretilebilse...
"Türkiye'nin sorunları" paketi, bir hayli bayatlamışa benziyor. İnsanlar, kendi bireysel sorunlarıyla gölge boksuna dalıp gitmiş görünüyorlar:
Bir iş bulmak...
Ev sahibi olmak...
Kredi borçlarını ödeyebilmek...
Evlenebilmek...
Boşanabilmek...
Gecekonduyu yıktırmamak...
Tarlayı satabilmek...
Katları satabilmek...
Çocuğu okutabilmek...
Bel fıtığı için bir doktor bulabilmek...
***
Yarın 19 Mayıs Gençlik Bayramı...
Ne kadar da çok resmi bayram var bizde; 23 Nisan Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı...
Köyceğiz'de de, karşımızdaki okaliptüs korusunun öteki ucunda, yarınki okul gösterileri için müzik ve şarkı provaları yapılıyor.
Onuncu Yıl Marşı, zeybek havaları, kasap havaları...
Kimseciklerin aklı takılmıyor, 20-30-40 yıl önce, aynı bayram gösterilerinden geçmiş çocukların, şimdi ne yapıp ne ettikleri, nasıl yaşadıkları...
Acaba daha bolca namaz kılsalar mı durumları daha iyi olurdu; yoksa açık deniz kaptanlarının biyografilerini inceleyerek, denizlere merak sarsalar mı daha iyi olurdu?
Bendeniz de bilemiyorum yanıtını.
***
Salı günkü Hürriyet'te, afallatıcı bir haber vardı; 34 yaşındaki bir makine mühendisi tatile gittiği Abant'ta binmek için kiraladığı ata, ormanlık alanda tecavüz ederken yakalanmış. Mühendisin 15 gün önce de aynı atı kiraladığı anlaşılmış.
"Genç Subaylar" cuntasının hareketlendiği tarihlerde, topal olduğu için dönüş göçüne katılamamış bir leyleğe de, Eyüp'te tecavüz edilmiş olduğunu biliyorduk ama; tecavüz etmek için at kiralandığını hiç duymamıştık.
Herhalde hiçbir politikacı böyle bir örneği, kalkınma yolunda yeni bir aşama olarak göstermeyecektir.
Dış ticaret açığının nasıl kapatılacağından değilse de, bundan eminim bendeniz.
***
Vatanı, milleti, devleti, rejimi, demokrasiyi, Anayasa'yı, özgürlüğü, ibadeti, türbanı, laikliği kurtarma nutukları hızlandıkça hızlanıyor.
Bütün bunların Köyceğiz'e yerleşmiş İngiliz dostlarca, bahçelerini düzenlemesi için kendisine ayda 500 YTL önerilen, Feriştah bacıya ne yararı var?
Bunu, kadınları iz bırakmadan dövmenin İslama aykırı olmadığı fetvasını veren "ulema" da bilmiyor.
***
Hrant Dink'le Aydın Engin'e "yargıyı etkilemeye teşebbüs" suçlamasıyla açılan dava sırasında, saldıranlar ve kendilerini linç etmek isteyenler olmuş.
Bunlar münferit olaylar. Yoksa yakın tarihimizin, Enver Paşa, Talat Paşa, Sakallı Nurettin Paşa gibi sapına kadar çağdaşlık ve saydamlık sever ve asla "saltanat ve makam" sevmez liderleri; her zaman için insan haklarıyla azınlık haklarından yana olmuşlar; II. Wilhelm'in stratejik müttefiki olarak başlatılan savaşların yarattığı kargaşa sırasında, kimsenin malını kimseye yağma ettirmemişlerdir.
Üniversite rektörlüğü düzeyine çıkmış, yücelerden yüce bir vatanseverin; 140 bin Mehmetçik'i şehit verme karşılığında Atina'yı alma hamaseti, siyasal içerikli davalarda ırklarının gücünü göstermek amacıyla savcı ve yargıç önündeki linç girişimlerini coşturmak için değil, sadece ileride çıkabilecek baklava savaşlarını engellemek içindi.
***
Ancak patent sahibi olmakta titiz davranmadığımızın -sık kullanılan bir deyimle- altı çiziliyor. Savunma harcamalarındaki artış paralelinde bir artış göstermiyormuş patent sahibi olmamız.
Kapağı elle açılan light bira örneği, patenti bize ait olan yeni bir buluş yapmıyor ve o buluştan yararlanacakların bize ödemek zorunda kalacakları dolarlardan mahrum kalıyormuşuz.
***
Biliyorsunuz kedigiller arasında aslanlar var, kaplanlar var, panterler var, pumalar var...
Bizim evcil kediler, minüskül birer kaplan aslında.
Örneğin bendenizin radyom gözlü simsiyah Otello'su, bir puma minüskülü... Dışarıdaysa, patisiyle kapıyı tırmalayıp açtırınca, doğru kucağıma çıkıyor ve gıgısını okşarken, elime hafiften bir diş atıp, oynaşmaya kalkıyor benimle...
Ve ben mindere uzandım mı, o da gelip yanıma uzanıyor...
***
Bir zürafanın da, evcil bir minüskülü yapılsa... Küçük boy evcil zürafa çiftlikleri kurulsa...
Koskoca dev gibi ağaçların, saksılara sığan ve "bonsai" denilen bücürleri de yetiştirilebildiğine göre; zürafalarla, ayı ve fillerin küçücükleri neden üretilemesin...
Seçim nutuklarıyla; evlenme boşanma, bir iş bulma, para kazanma gibi bireysel sorunları, pek de çözümleneceğe benzemeyen vatandaşlarımız; minik ayılar, minik filler, minik zürafalar yetiştirebilseler; 19 Mayıs Gençlik Bayramı gösterilerine de, yarattıkları yeni mucizelerle katılırlardı.
Siyasal nutuklar değişir; kucakta taşınan ayılar, zürafalar, filler, gergedanlarla ilgili övgüler; görüntülerle de süslenmiş olarak ekranları kaplar giderdi.
***
Abant'ta kiralık ata tecavüz, mahkeme sırasında linç girişimi, kaçakçılık ve yolsuzluk kirlenmesi, kadınlara dayak atma tartışması, türban ve laiklik sorunu bir anda gündemden düşer; Türk dehasının buluşlarıyla, sağlanan patentlerin sayısı manşetleşirdi...
***
Orman hayvanlarının küçük boy evcillerini üreten çiftlikler kuramasak da; acaba bir bardak suya atınca, hemen istenilen marka bir kadeh şarap elde edilen, çeşitli "şarap hapları" da yapamaz mıyız?
Cepte taşınan şarap hapları ve bir tanesini bir kadeh suya atınca, suyun istenilen kalitede şaraba dönüşmesi...
Böyle bir buluşun patenti, sürekli milyarlarca dolar akıtır Türkiye'ye...
***
Bence ırk sevgisini kanıtlamak için, savcı ve yargıçlar önünde linç girişimleri yapmaya; cennetmekânlığını örselememesi için tokadı çakarken iz bırakmama özeni göstermeye hiç hacet yok...
Üret doğduktan sonra büyümeyen zürafaları, bul formülünü şarap hapının; hem bayrağın yükselsin, hem çalışmaların yaşarken ödüllensin...
***
Çocuk ve gençlik bayramları şenlikli olsa da; kendileri zor geçinen öğretmenler, hayata karşı başarılı olmanın tılsımını tam öğretemiyorlar öğrencilere...
Enseyi karartmayın, eğer ülkenizi daha yakından tanımaya başladıysanız ve taptaze buluşlarla oyalanmayı seviyorsanız...
c.altan@prizma.net.tr
|
|