Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cimbom'un şampiyonluğunu kutluyoruz


Gençliğimin önemli bir bölümü sporla geçti. Bireysel sporlar da yaptım, takım sporları da. Uzun yıllar basketbol oynadım. Üstelik şampiyonluk da gördüm. Bir takımı ne şampiyon yapar, derseniz hepsinin başında oyuncuların yüreği gelir. İnanacaksınız, isteyeceksiniz. Ter dökeceksiniz! Kaybettiğinizde yüzünüz asılacak, uykunuz kaçacak, hatta kiminde ağlayacaksınız. Kazandığınızda da sevinçten uçacaksınız. O da hakkınız.
Galatasaray'ı şampiyon yapan en önemli etmen herkesin söylediği gibi takımın yüreğiydi. Yüreklendiler, birbirlerini yüreklendirdiler. İnandılar. Başardılar. Allah'ın adaletini ise biz bilemeyiz.

Şampiyonluk yürek ister
Tüm spor müsabakaları oyuncuyla kazanılır. Taraftarla değil. Taraftar olsa olsa takımın yüreklendirilmesini sağlar. Tezahürat yapar, cesaret verir. Galatasaray'ın oyuncuları yüreğe sahipti, ama taraftarı şampiyonluğa inanmadı. Bu da doğru. Kime sorsanız, Fenerbahçe'yi favori gösteriyordu. Cimbomlu futbolcular Ali Sami Yen tribünlerinden gelen cılız sedayla canla başla oynadılar. Oysa aynı zamanda Fener'in koca stadı dolup taşıyordu.
Birçok takım gibi Galatasaray'da da çok sayıda yabancı futbolcu var. Ama onların farkı şampiyonluğa susamış olmaları. Onlar da o hedefe kilitlenmiş, yüreklerini koymuşlar. Mondragon'un, Song'un şampiyonluk sonrası sevinçlerinden bu izlenebiliyor. Nihayet, unutmayalım Tomas Galatasaray'da kendini buldu.
Galatasaray'ın şampiyonluğundaki Gerets faktörü küçümsenmemeli. Gerets sadece doğru taktikleri oynatmakla kalmadı, gençlere fırsat tanıdı, yönetimle arasında sorun çıkarmadı ve maddi olanaksızlıklara sabır gösterdi. Kuşkusuz risk aldığı, hatta zaman zaman bazı oyuncularda hatalı olarak ısrar ettiği oldu. Ancak takıma yüreği veren komutan Gerets'di.
Takıma yürek veren kaptan da Hakan Şükür'dü. Herkese ağabeylik yaptı... Nihayet bir başka etmeni daha koyalım. Fenerbahçe'de yabancılar kendilerini ayrı bir kulvarda görürken, Galatasaray'dakiler aynı kefede gördü. Dolayısıyla, kopmadılar, ayrışmadılar ve takım ruhu oluştu.

Para yetmiyor...
Gelelim Galatasaray'ın yönetimine. İşte orası hayli karışık. Daha iki ay önce ciddi bir muhalefet oluşmuş ve genel kurul yapılmıştı. Üstelik taraftarın protesto ettiği yönetim yeniden işbaşına gelmiş. Galatasaray yönteminde birlik yok. Para yok. Olanaklar sınırlı. Yani hani kredi borcunuz çok olur da, tüm yatırımlar tamamlanmış olur. Öyle de değil. Bu şampiyonluk böylesi berbat bir konjonktürde kotarıldı. O bakımdan da ayrıcalıklı!!
Şimdi iş miras satışı olan projelerle nakit yaratmaya kalıyor. Sözde Riva, Seyrantepe, ya da Ali Sami Yen gibi projelerle mali durum düzeltilecek. İyi de bu işler çabuk yapılmazsa, yararı da olmaz. Unutmayalım. Yürek önemlidir, ama en kötü futbolcuları ne kadar yüreklendirseniz, fayda etmez. Nihayet, bu yıl için yeni transferler, gelecek yıl için de yeni stat gerek... Üstelik Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterilmesi gerekiyor.
Cimbomlu futbolcular! Dişinizle tırnağınızla aldığınız kupa ananızın ak sütü gibi helaldir. Kutlarız. Darısı Şampiyonlar Ligi'ne...

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sağduyu zamanı
DANIŞTAY'A yapılan saldırı korkunç... Saatler...
Çetin ALTAN
Evcil minik zürafalar, ayılar, filler de üretilebilse...
"Türkiye'nin sorunları" paketi, bir hayli bay...
Melih AŞIK
Hastalıklı iklim
Danıştay 2. Dairesi'ne silahlı baskın düzenle...
Fikret BİLA
Cumhuriyete karşı rövanş siyasetinin yanlışlığı
Danıştay'a yapılan saldırıyı duyup kapısına u...
Hasan CEMAL
ABD'nin Karadeniz hesabı
Türkiye'yi yakın takipte tutan büyük bir düşü...
Yılmaz ÇETİNER
Milliyet'in geleneksel çizgisi devam ediyor!
Türkiye hele şu son yıllar mayın tarlasında g...
Güneri CIVAOĞLU
Karışık ve bulaşık
Danıştay'a kanlı baskın rezilliği için "Hafiy...
Can Dündar
İran'da mı eğitildi?
Danıştay'daki saldırıyı izleyen saatler... Y...
Hurşit GÜNEŞ
Cimbom'un şampiyonluğunu kutluyoruz
Gençliğimin önemli bir bölümü sporla geçti. B...
Doğan HEPER
Lider böyle günde lazım
TÜRKİYE'nin hali iyi değil.
Semih İDİZ
Ermeniler Kerinçsiz ve dostlarına müteşekkirler
Fransız Parlamentosu Ermeni soykırımını redde...
Sami KOHEN
Eski düşman dost olur!
"ESKİ dost düşman olmaz" derler, ama bu ulusl...
Hasan PULUR
Baklavadan Pontus'a...
GEÇEN gün televizyonda baklava tartışılıyordu...
Derya SAZAK
Saldırı
Danıştay 2. Dairesi üyelerini hedef alan kanl...
Meral TAMER
Hititlerden esinlenen tasarımlar
Danıştay'a menfur saldırı öylesine içimi acıt...
Yaman TÖRÜNER
Başarılı yönetim
Dövizde görülen küçük hareketlenme, bitti say...
Güngör URAS
IMF ve MB'nin yanlışlarının faturasını ödüyoruz
Cumhurbaşkanı Anayasa kitabını fırlattı da ön...
Serpil YILMAZ
Kadir Has: Kendimle iftihar ediyorum
Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başka...
M. Ali BİRAND
Türbancılar'a teslim olmayacağız
Türban konusuyla oynayanlar artık mutlu olabi...

© 2006 Milliyet