Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Eski düşman dost olur!


"ESKİ dost düşman olmaz" derler, ama bu uluslararası ilişkilerde pek geçerli değil. Dost ülkelerin birbirlerine düşman kesildikleri çok görülmüştür. Bunun aksi de doğrudur: Düşman ülkeler pekâlâ -koşullar elverirse- dost oluveriyorlar...
Bunun yeni bir örneğiyle karşı karşıyayız. ABD ile Libya, eski düşmanlıklarını geride bırakarak, dostane ilişkiler kurmaya karar verdiler.
Bush yönetimi ile Kaddafi rejiminin "barışması" aslında uluslararası ilişkiler açısından ilginç sonuçların çıkarılabileceği bir olay...

Yıllar önce...
Libya, Albay Muammer Kaddafi'nin iktidara gelmesinden sonra, 1970'lerde kendine özgü bir politika izlemeye başladı. O zaman genç "devrimci" başta ABD olmak üzere Batı'ya meydan okumuş, "Üçüncü Dünya"nın liderliğine soyunmuş, şiddete başvuran çeşitli örgütlere destek vermiş, hatta nükleer silah üretimine yönelik bir programı da uygulamaya koymuştu...
Kaddafi "ateşli" demeçleriyle, ülkesinde popüler olmuştu, ama izlediği politikayla kendisini giderek uluslararası camiadan izole etmeye de başlamıştı. ABD, 1979'da büyükelçiliğinin ateşe verilmesinden sonra, Libya ile ilişkilerini kesti. 1986'da Berlin'deki diskonun bombalanmasından, 1988'de İskoçya üzerinde Pan Am uçağının, 1989'da Afrika'da Fransız yolcu uçağının havaya uçurulmasından sonra Kaddafi, terörist saldırıların arkasındaki adam olarak şimşekleri üstüne çekti. Libya'nın "haydut ülke"ler listesine geçmesi, Libyalılara pahalıya mal oldu...
Ama 2003'ten itibaren Kaddafi bu politikasının ülke çıkarlarına hizmet etmediğine kanaat getirdi. O yıl, nükleer programdan vazgeçtiğini ilan etti (hatta kurduğu tesisi de ABD'ye devretti!)...
Bu arada ABD de Kaddafi'ye karşı tavrını değiştirdi ve onunla perde arkasında temaslara başladı. "Sürprizlerin adamı" olarak bilinen Kaddafi Pan Am uçağı sabotajının sorumluluğunu üstlendi ve ölümüne neden olduğu 270 yolcunun ailelerine (aile başına 10'ar milyon dolar) tazminat ödedi!
Bu tür karşılıklı jestler, iki ülkeyi adım adım, normal ilişki kurma noktasına getirdi...

Yıllar sonra...
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, bu noktaya özellikle Libya'nın "terörizmden vazgeçmesi ve terörle mücadele işbirliği yapması" sayesinde gelindiğini söyledi. Bu da şunu gösteriyor: ABD için dış ilişkilerde şimdi başlıca kıstas, "güvenlik"tir. ABD özellikle terörizmle mücadelede kendisine karşı olanlara düşman, ondan yana tavır alanlarla dost oluyor...
Kaddafi ABD'ye karşı hareket ettiği yıllarda Washington da onu köşeye sürmek için elinden geleni yaptı. Albay tavır değiştirince, Sam Amca'nın gözüne girmeye başladı. Bugün Amerikalılar artık Kaddafi'yi dengesiz, haydut, despot olarak nitelendirmiyorlar. ABD için, "Washington Post"un belirttiği gibi, Ortadoğu-Kuzey Afrika coğrafyasında "demokrasi davası" artık bir öncelik değil. Libya bir demokrasi olmayabilir; ama onun başındaki yönetimin ABD ile işbirliği yapması, iyi ilişkiler için yeterli sayılıyor. Hele bu ülke (Libya gibi) petrol zengini ise...
Rice, Libya'yı İran için de bir örnek olarak gösterdi. Şu anda Tahran'daki rejim, böyle bir örneği kabul etmekten çok uzak. Ahmedinecad, ABD'yi başlıca düşmanı saymaya devam ediyor. Çeyrek yüzyıl boyunca Kaddafi'nin saydığı gibi...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sağduyu zamanı
DANIŞTAY'A yapılan saldırı korkunç... Saatler...
Çetin ALTAN
Evcil minik zürafalar, ayılar, filler de üretilebilse...
"Türkiye'nin sorunları" paketi, bir hayli bay...
Melih AŞIK
Hastalıklı iklim
Danıştay 2. Dairesi'ne silahlı baskın düzenle...
Fikret BİLA
Cumhuriyete karşı rövanş siyasetinin yanlışlığı
Danıştay'a yapılan saldırıyı duyup kapısına u...
Hasan CEMAL
ABD'nin Karadeniz hesabı
Türkiye'yi yakın takipte tutan büyük bir düşü...
Yılmaz ÇETİNER
Milliyet'in geleneksel çizgisi devam ediyor!
Türkiye hele şu son yıllar mayın tarlasında g...
Güneri CIVAOĞLU
Karışık ve bulaşık
Danıştay'a kanlı baskın rezilliği için "Hafiy...
Can Dündar
İran'da mı eğitildi?
Danıştay'daki saldırıyı izleyen saatler... Y...
Hurşit GÜNEŞ
Cimbom'un şampiyonluğunu kutluyoruz
Gençliğimin önemli bir bölümü sporla geçti. B...
Doğan HEPER
Lider böyle günde lazım
TÜRKİYE'nin hali iyi değil.
Semih İDİZ
Ermeniler Kerinçsiz ve dostlarına müteşekkirler
Fransız Parlamentosu Ermeni soykırımını redde...
Sami KOHEN
Eski düşman dost olur!
"ESKİ dost düşman olmaz" derler, ama bu ulusl...
Hasan PULUR
Baklavadan Pontus'a...
GEÇEN gün televizyonda baklava tartışılıyordu...
Derya SAZAK
Saldırı
Danıştay 2. Dairesi üyelerini hedef alan kanl...
Meral TAMER
Hititlerden esinlenen tasarımlar
Danıştay'a menfur saldırı öylesine içimi acıt...
Yaman TÖRÜNER
Başarılı yönetim
Dövizde görülen küçük hareketlenme, bitti say...
Güngör URAS
IMF ve MB'nin yanlışlarının faturasını ödüyoruz
Cumhurbaşkanı Anayasa kitabını fırlattı da ön...
Serpil YILMAZ
Kadir Has: Kendimle iftihar ediyorum
Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başka...
M. Ali BİRAND
Türbancılar'a teslim olmayacağız
Türban konusuyla oynayanlar artık mutlu olabi...

© 2006 Milliyet