|
Saldırı
Danıştay 2. Dairesi üyelerini hedef alan kanlı saldırı, "türban gerilimi"nin giderek kan dökme, can almaya dek uzanan tehlikeli bir noktaya tırmandığının göstergesidir. İstanbul Barosu'na bağlı "avukat" olduğu bildirilen Alparslan Arslan adlı saldırgan dün sabah "Glock" marka tabancayla, toplantı halindeki yargıçların odasını bastı. Gölbaşı'nda bir anaokulu öğretmeninin türbanla okul bahçesine girmesini "laikliğe aykırı" bulan 2. Daire'ye yönelik suikastta 5 Danıştay üyesi yaralandı. Başından vurulan Mustafa Yücel Özbilgin yaşamını yitirdi.
Danıştay üyeleri, "türban" konusunda aldıkları laiklik yanlısı kararlarından ötürü İslamcı medyanın hedefi durumuna getirilmişlerdi.
Vakit gazetesi 13 Şubat 2006'da "İşte o üyeler" manşetiyle, Gölbaşı'nda bir anaokulundaki türbanlı öğretmenle ilgili kararı veren Danıştay 2. Dairesi Başkanı'nın ve üyelerinin fotoğraflarını yayımlamıştı. Savcılık, "Yargı üyelerini terör örgütlerine hedef gösterdiği" gerekçesiyle Vakit gazetesi hakkında soruşturma açmıştı.
Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu da geçen pazartesi günü Başbakan Erdoğan'ın erken ayrıldığı tören konuşmasında, "kimi kararlara karşı duyulan memnuniyetsizliğin, eleştiri ve yorum sınırlarını aştığı ve Danıştay'ı yıpratma hatta hedef gösterme" girişimine dönüştüğü konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Ne yazık ki hükümet, yargıdan gelen sese kulak vermedi. Korkulan oldu.
Alparslan Arslan adlı avukat, Danıştay'ı basarak, 5 yargıcı ağır yaraladı, "Allahuekber" diye tekbir getirerek, koridorlarda terör estirdi.
Cumhuriyet gazetesi de geçen hafta benzer şekilde "tekbir" getirerek bahçeye parça tesirli bomba atan kişilerin saldırısına uğramıştı.
Hükümetin o olaydaki sessizliği dikkat çekiciydi.
Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, dünkü saldırı sonrası "Yargısına sahip çıkmayan devlet yara almıştır" diyerek tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise son derece sert bir kınama mesajı yayımladı: "Cumhuriyet'in temel kurumlarından bağımsız yargının üyelerine karşı girişilen saldırı ulusumuzu derinden yaralamıştır. Yüce yargının kutsal görevini yaptığı bir anda girişilen bu saldırı Cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak geçecektir."
Danıştay'a yönelik saldırının siyasal yaşamda derin kırılmalar yaratacağı ortada.
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın polisten ve savcılardan önce "provokasyon" savunusuna geçmesine karşılık, laik ve demokratik Cumhuriyet'in yargıçlarına karşı açık bir saldırı olduğu ortadadır. Saldırıyı kınıyoruz.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|