Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yollar yürüteçle aşınmaz

Ama belki sinirler aşınır. Evde ne yaptığını tam bilemeyen bir insanın varlığı yeterince zordu, adam mobilize olunca yeni bir hobi edindik: Kısa boylu ve hevesli birini tehlikelerden koruma

igursoy@milliyet.com.tr

Yürüteç aklımı en çok meşgul eden aletlerden biriydi. Kullanmanın zararlı olduğu konusunda da, yürümeyi öğrenme işini kolaylaştırması konusunda da bir şeyler duymuşluğum, görmüşlüğüm vardı. Ama aklımdaki soruların pek çoğu, geçen kontrolde doktor reçeteye yürüteç ekleyince kayboldu.
Ben de yürüteçle başlamışım yolları arşınlamaya. Annem hep bu işi erken becerdiğimi söyler; tabii hatırlamam mümkün değil, beyana güvenmek durumundayım. Bu bir artı puan olabilir yürüteç için. Ama anlatılanlardan şunu da biliyorum ki ben o aletten bol bol düşmüşüm... Burun üstü! Küçükken çok burnum kanardı, acaba etkisi var mıdır?

Her oda başka bir macera
Ama malum, teknoloji çok ilerledi... Bakıyorum da Batu'nun kullandığı yürüteçten bir insan evladının düşmesi mümkün değil. "Kullandığı" derken, bu kelimeyi rastgele seçmediğimi bilmenizi isterim (Aslında hiçbir zaman hiçbir kelimeyi rastgele seçmediğimi bilmenizi isterim!). Çünkü alet bir kamyona benziyor. Açıklamaya çalışayım: Oğlum arkasında çok önemli bir şey gördü, mesela telefon. Ona doğru yönelmek istediğinde kelimenin tam anlamıyla manevra yapması gerekiyor. Biraz sola, sonra hafif ileri, topla topla topla.... Hah, şimdi ilerle.
Anlaşılacağı üzere, yaklaşık bir haftadır evde 76 santimetre boyunda bir canlı ve onun 65x75 ebatında uzun ve geniş aracı dolanıyor. Dolayısıyla evde otururken fonda daima kesik kesik "vınnn"lar duyulmakta. Hani yeni taşındığınız eve arkadaşlarınız gelir ve "ev turu"na çıkarlar ya, Batu da aylardır beklediği ev turunu atıyor günde Allah bilir kaç kere. Seri hareketlerle kapı ağzına geliyor, şöyle bir ön inceleme için kafayı içeri doğru uzatıyor. Dekorasyonu beğenirse ya da içeride kendisi eğlendirecek kişiler / şeyler tespit ederse içeri giriyor. Yoksa başka limanlara yelken açıyor.
Ama banyoya karşı duyduğu derin aşk için ayrı bir bölüm açmam şart. Işığının farklı olmasından mıdır, sesinin yankılanmasından mıdır bilmiyorum, pek bir seviyor orayı. İçeri giriyor, rotayı çamaşır makinesine kilitliyor. O bitince küvete yanaşıyor. Hevesi geçince de kendisini kaldırıp lavaboya tepeden bakış atmasını sağlamamız yönünde uyarıyor.
Her oda başka macera elbette. Kapağı açık bulaşık makinesine doğru eğilmek, yatak odasındaki çekmecelere davranmak... Priz tehlikesine karşı önlemimizi almış olsak da, bir kişi daima onun peşinden gitmekle mükellef.
Batu'nun dünyası daha önce de değişmişti. İlk defa oturduğu ve ayakta durduğu günlerde. Onlar bizi fazla etkilemedi. Ama adam artık istediği yere gidiyor fır fır. Bu yenilik daha önemli gelişmelere götürecek bizi, hissediyorum.




CUMARTESİ
"Bizim kızlar" ünlü raketlerin karşısında
Hem enine hem boyuna
Karaoke barlarda bir gecelik şarkıcı olun
Anneniz için lezzetli öneriler
ne var, ne yok
Tom'u da mı kaybettik?
"İdealim Türkçe sözlü caz albüm"
Tenimizin renk değiştirme zamanı geldi
En moda En yeni
Sanatçı öğrencilerden sergi





Melis Alphan
Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet