|
 |
|
|
Tuğba Özay'a kim kamyonla gül gönderdi?
Ben erkeklere "cüzdan" olmasınlar diye o kadar uyarıda bulunayım, dondurma reklamında "Kızlara hediye almazsanız onları etkileyemezsiniz" densin!
www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Bir magazin programında arabasının üzerindeki gülleri soran muhabire manken Tuğba Özay başlıyor anlatmaya: "Benim yollarıma böyle çoook güller döken oldu. Bina kapatanlar oldu. Hatta kamyonla gül gönderdi biri..."
Hemen arkasından bu defa bir internet sitesinde Ece Gürsel'in şu malum Barbie operasyonunda verdiği ifadesi takılıyor gözüme. Aynen alıyorum: "Tetik'in kendisine erkek arkadaşı ile devam edip etmediğini sorduğunu belirten Gürsel, ben de 'hayır devam etmiyorum' dedim. O zaman bana 'Seni biriyle tanıştırmak istiyorum. Demet Akalın'ın eski sevgisi Orhan diye biri... Demet Akalın'a çok para yedirdi, sana da yedirir' diye konuştu."
Para yediren, kamyonla gül gönderen, kaset sponsorluğu yapan, billboard'ları kapatanlar...
Üniversite yıllarımda bir bankanın galerisinde sergi açmak için görüşmeye gitmiştim. Galerinin yöneticisi daha ikinci cümlesinde çok ünlü bir erkek komedyenin ağabeyi olduğunu söylemişti. Ben de bir galeri yöneticisi için pek kötü bir referans olduğunu söylemiştim. Ardından evime pazar torbalarıyla meyveler gelmişti.
Ha kamyonla gül, ha pazar torbasıyla meyve!
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Dondurma reklamlarından birine ne zaman rastgelsem, verilen yanlış mesaja sinir oluyorum: Bir küçük çocuk var, onun beğendiği küçük bir kız var... Çocuk kızı etkilemek istiyor. O sırada yanına dondurmanın maskotu geliyor ve çocuğa işini garantiye alması için içinde jelibonlar olan dondurmayı kıza hediye etmesini söylüyor...
Ben erkeklere "cüzdan" olmasınlar diye o kadar uyarıda bulunayım, dondurma reklamında "Kızlara hediye almazsanız onları etkileyemezsiniz" densin! Çok zararlı vallahi! İşte sonra o çocuklar büyüyüp millete kamyonla gül gönderip pazar torbasıyla meyve yolluyorlar...
Peki kadınlar böyle erkekler hakkında ne düşünüyor?
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Yarın Anneler Günü ya... Eşimin annesi bizdeydi. Fethiye annem İzmir'de yaşadığı için ancak o bize geldiğinde görüşebiliyoruz. Eşimi hiç bu kadar mutlu görmemiştim. Birlikte Anneler Günü nedeniyle düzenlenen hediye fuarına ve konserlere gittiler. Bana çok hüzünlü geldi bu mutlu geçirdikleri zaman. Sanki hayatlarında en yakın oldukları hafta bu hafta oldu diye düşündüm. Onları seyretmek ne güzeldi...
İyi oyunlar herkese...
Haftanın en kararlı kadını!
Oya Başar ve Levent Kırca boşandığından beri, Levent Kırca'nın tekrar bir araya gelme çağrıları duygulu ifadelerle devam ediyor ya... Oya Başar'a da ha bire aynı soruyu soruyorlar: "Barışacak mısınız?" Oya Başar öyle evirip çevirmiyor lafı, "Ayrıldık bitti. Tekrar barışma olmaz" diyor ve meseleyi kapatıyor. Başkaları gibi "Ama biz arkadaşız" diye aslında bitmemiş duygularını şeffaf kılıflarla sarmalamaya çalışmıyor. Ne istediğini bilen kadınlara bir aferin demek güzel olmaz mı? Değerini zamanında bilmemiş erkeklere dönmenin ne alemi var!
ERKEK KÖŞESİ!
Annesiyle sorun yaşayan kadına nasıl yardım edersiniz?
Bilirsiniz, sadece kadınlar değil, erkekler arasında da annesiyle derin yaraları olan boldur. Eğer sevdiğiniz kadın da annesiyle ciddi sorunlar yaşıyorsa ve geçmişten gelen kapanması pek zor yaraları varsa, acımasızca görünse bile onu annesinden uzak tutmaya çalışın derim. Bir süre ayrılıktan sonra yavaş yavaş onunla konuşarak annesiyle olan sorunlarını size anlatmasını, yani içini dökmesini sağlayabilirseniz, sevdiğiniz kadına vicdan azabını en az oranda yaşatarak bir nebze de olsa yardımcı olabilirsiniz... Ama şunu tekrar tekrar söylemeyi unutmayın; "Hiçbir anne bile isteye çocuğunu üzmek istemez!"
Öptüm sizi
Tuba Ünsal, Dishy dergisine verdiği röportajda, "Eskiden bir mekana girdiğimde herkes dönüp bakıyordu ama evlendikten sonra ilgi çekmiyordum. Güvenimi kaybettim" diyor. Bu aslında çoğu kadının başına gelen bir şey. Başına gelenler bunun çevrelerindeki insanların kendilerine artık farklı gözle bakmasından kaynaklandığını düşünür. Ama bilmezler ki, aslında etraflarına görünmez kalkanlar kuşatırlar. Korunmak için, sığınmak için evlenmiş olanların bu durumu daha fazla hissetmesi de meseleye açıklık getirme konusunda önemli bir ipucu... Öpelim de Tuba'yı da aydınlatmış olalım...
|
|
|

|