Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Atatürk'ün seli


Önce Danıştay'da, sonra da Anıtkabir'de toplanan on binlerin görkemli "tavrı" Kocatepe Camii'nde sele dönüşmüştü.
Atatürk ilkelerinin tutkunu bu ülkenin insanları da fiziki olarak değil ama yürekleriyle oradaydılar.
En büyük ve en etkin "caydırıcılık" işte bu insan selleridir.
O görüntüler, anayasal laik demokrasiyi hedef alan kundakçılara, "meydanın boş olmadığını" gösterir.
............................
Anayasal laik demokratik sisteme dönük tüm eylem, söylem ve tertiplere, siyasetlere karşı toplumun duyarlığı, kolektif akıl ve tavır "sigortadır."
Dün bu gerçeklik ortaya konmuştur.
Aslında "duyarlık" başka alanlarda da ortaya konmalı.
Örneğin...
PKK terörü, insanlarımıza kıyıyor.
Fidan gibi gençler ölüyor.
"Kan kültürü, yaşam sevincini" tutsak alıyor.
Türkiye'nin her yerinde milyonlarca insanımız özgürlüklerin en kutsalı olan "yaşama hakkı" için sel gibi aksa, katilleri kınasa, onları, toplumun utancı haline dönüştürse, en etkin "caydırıcılık" ağırlık koymuş olur.
İspanya bu "toplumsal akıl" örneklerini vererek terörü geriletti. Minimal ölçütlere indirdi.
Ülkenin bölünmezliği, demokrasi, insan hakları, kültürel özgürlükler için de "kolektif tavır" namlulardan çok daha güçlüdür.
..............................
Yolsuzluklar, hortumlamalar için de İtalya'dan hatırlatma yapmakta fayda var...
"Temiz Eller" operasyonu sırasında bürokrasinin ve siyasetin bürokratları, toplumsal tepki nedeniyle sokağa çıkamaz hale gelmişlerdi.
Kapıdan yüzleri göründüğünde, evlerinin önlerine, bahçelerine toplumun protestosu olarak bozuk paralar yağıyordu.
Çöktüler, gittiler.
..............................
Ankara'dan dünkü toplumsal tepki görüntüleri, geleceğin işareti olarak da algılanmalı.
Toplumdaki birikimin artık taşma noktasına yaklaşmakta olduğu hissediliyor.
Atatürk ilkelerinden ödünlerde kırmızı çizgiler zorlanmakta.
Bundan sonra her yeni damla sadece kendi ölçütüyle değil, daha önceki damlalardan birikimlerle oluşan taşma çizgisindeki konumuyla görülmelidir.
..............................
Sandıktaki oylarla TBMM'nin çoğunluğu elde edilebilir. Seçim yasasındaki "özellikler" nedeniyle seçmenin dörtte birinin oyları, bir partiyi tek başına hükümet de yapabilir.
Ama...
İktidar olmak için, anayasal kurumların, laik demokratik sistem odaklarının da güveni ve desteği gerekir.
Üniversiteyle, Anayasa Mahkemesi'yle, askerle, medyayla çatışarak, ortamı germek, kendine çelme takmaktır.
............................
Dün cenazeye Başbakan Erdoğan katılmadı.
Öğleden sonra Antalya'dan Ankara'ya dönebilirdi.
"İyi mi yaptı, yoksa yanlış mı yaptı?"
Dün kendisi için atılan sloganlarla yüz yüze gelseydi... Başbakan Yardımcısı Gül, Şener ve İçişleri Bakanı Aksu'ya tepkilerle orada karşılaşsaydı... Adalet bakanı Çiçek gibi protestocu gruplar nedeniyle camiyi arka kapıdan terk etmek zorunda kalsaydı... Herhalde ortam çok daha fazla gerilebilirdi.
Karşıt tepkiler de tetiklenmiş olabilirdi.
Böyle bir tırmanışa neden vermedi.
Ancak...
Katılamadığı cenazenin nedenleri konusunda kamu vicdanını tatmin edecek ve siyaseti rahatlatacak, kolektif sağduyuyu kucaklayacak, "bu efendiler" diye tanımladığı Danıştay üyeleri için bıraktığı izleri silecek "tavrına" ihtiyaç sürüyor.
..............................
Sevgili komodorumuz, dostumuz Ertan Balin de "görünmez" oldu.
Harikulade bir insandı.
Annemin komada olduğu saatlerde kudurmuş denizin dalgalarıyla boğuşarak karşı kıyıya ulaşmaya ve son dakikalara yetişmeye çabalıyordum. Ertan Balin'in saatlerce telsizle yol göstericiliğini hiç unutamam.
Işık içinde yatsın.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Evet, sağduyu
DANIŞTAY'A yapılan saldırı başta yargı ve diğ...
Çetin ALTAN
Fanatik şiddetin son aşaması, Danıştay baskını...
29 yaşında İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avu...
Melih AŞIK
Bugün 19 Mayıs
Bugün 19 Mayıs... Bağımsız Türkiye Cumhuriyet...
Fikret BİLA
Anıtkabir'deki görüntü ile nedeni arasındaki çelişki
Türk yargısı, dün tüm unsurlarıyla Anıtkabir'...
Hasan CEMAL
Çankaya seçimi için 'uzlaşın' önerisi
Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda sohbet ediyo...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk'ün seli
Önce Danıştay'da, sonra da Anıtkabir'de topla...
Can Dündar
Tepki partisi sokağa çıktı
"Tepki partisi" adlı bir koalisyon dün Ankar...
Abbas GÜÇLÜ
Emanete ihanet! Gençler nereye?
Bugün 19 Mayıs. Ülkemiz ve gençlerimiz açısın...
Hurşit GÜNEŞ
TL sürekli değer yitirirse enflasyon hedefi şaşar
Döviz kurunun reel değeri, enflasyonla karşıl...
Metin MÜNİR
Dönüm noktasına gelindi
Bir dönüm noktası teşkil edeceği kesin; ama p...
Faik ÖZTRAK
Şok tedavisi
Yükselen piyasa kategorisindeki ülkelerin piy...
Hasan PULUR
Danıştay katliamı ve sabır...
NE diyordu Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek? ...
Derya SAZAK
Yürüyüş
Hükümet istifa!.. Türkiye laiktir, laik kalac...
Meral TAMER
Cenaze Ankara'da Başbakan Antalya'da!
Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet gazetesine bomba...
Ece TEMELKURAN
'Dini bütün Polat'lar' için: 19 Mayıs!
Arkadaş, kaçıp gitmek geliyor içimden" dedi A...
Güngör URAS
Atatürk, 'Bilim dışında mürşit aramak gaflettir' diyor
Mustafa Kemal bundan 87 yıl önce Samsun'a ned...
M. Ali BİRAND
Ne ekersen onu biçersin...
Danıştay saldırısının perde arkasıyla ilgili ...

© 2006 Milliyet