Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şok tedavisi


Yükselen piyasa kategorisindeki ülkelerin piyasalarında çok ciddi hareketler yaşanıyor. Bunun arkasında dünya para piyasalarındaki olumlu ortamın olumsuza dönmesi yatıyor.
Ancak cari açığı yüksek, parası değerli ve faizleri yüksek olan ülkelerde yaşanan dalgalanmalar diğerlerine göre çok daha sert oluyor. Bu içeride izlenen yanlış politikaların sonucu. Cari açık finanse edildiği sürece sorun değildir diyenlerin, paradigma değişikliklerinden dem vuranların bu ülkeyi sürükledikleri macerayı izliyoruz.
Bakıyorum hâlâ sadece açıklamalarla bu işler düzelir zannediyorlar. Oysa son gelişmelerle birlikte dünya ekonomi çevreleri Türkiye'nin yükselen piyasaların yumuşak karnı olup olmadığını tartışmaya başladı. Yükselen piyasalarda yaşanacak yeni hareketler Türkiye tarafından mı tetiklenir sorusu soruluyor. Yani biz yeniden en riskli ülkeler arasında kendimizi bulduk. Oysa hükümet 2002'de, dünyada yükselen piyasalara giden sermaye hareketleri dibe vururken özel sermaye girişlerini artırabilmiş ve kriz sonrasında yeniden güveni sağlamış bir ekonomi devralmıştı.

İki etki görülecek
Bundan sonra ekonomideki hareketleri yorumlarken iki ayrı etki göreceğiz. Bunlardan biri dış konjonktüre bağlı etkiler, diğeri de Türkiye'ye dönük güven kaybına bağlı etkiler. İkinci unsura bağlı etkileri azaltabilmek için hızlı ve sert tedbirler almak gerekiyor. İşler iyi, dengeler sağlam, bu düzeltme hareketidir diyenlerin çoğu yeni bir kriz korkusu içinde bunu söylüyorlar. Bu korku şimdilik daha aşırı hareketleri önlüyor. Ama bir süre sonra bu korkuyu da unuturlar. Bu fırsatı iyi kullanıp çabuk hareket etmek gerekiyor.
Konuşarak daha da zor duruma düşüyorsunuz. Siz mali dengelerimiz hiç olmadığı kadar sağlam diyorsunuz. IMF yaptığı incelemelerden sonra dengelerin tutması için en az 600 milyon YTL'lik tedbir lazım diyor. Buna kur ve faizlerdeki artışın getirdiği yükler dahil değil. Siz hâlâ cari açık sorun değil diyorsunuz. Dışarısı artık benden biraz zor para alırsınız diyor. Siz enflasyon hedefini tutturmak en önemli politik hedefimiz diyorsunuz. Beklenti anketlerinde enflasyon artıyor.
Bundan sonra sözle işi düzeltmek zor. Bir an önce eyleme geçmek gerekiyor. Bütçede 600 milyon YTL'lik tedbiri alın. Sürpriz gelirlerin arkasına sığınmak artık piyasaları rahatlatmaz. Yapısal reformlarda sadece IMF'nin istediği sosyal güvenlik reformuyla yetinmeyin. Çünkü güvenini yitiren piyasalar daha fazlasını bekliyor. AB reformlarını hızlandırın. Kurdaki yükselmenin fiyatlara yansımaması için bu beklenti şokunu yapmanız lazım.

Fiyat artışı hızlanırsa
Bu arada bu kur seviyesinin rekabet baskısını azaltacağını bu nedenle de cari açığı düzelteceğini söyleyenler var. Cari açığı reel kur düzeltir. Yani fiyat artışları hızlanırsa kurdaki artış işe yaramaz hale gelir. Hatta TL yüksek enflasyon nedeniyle değer kazanmaya devam bile edebilir. Faizlerin çok fazla artmaması için de enflasyonist beklentilerin kırılması şart.
Gereken şoku verin, iç talebi kısın, fiyat artışı beklentilerini kırın. Bunları yaparken mali sistemde döviz pozisyonlarıyla ilgili karşılıkları tedrici olarak artırmaya başlayın. O zaman bu dalgalanmaların ekonomik birimlerin ufkunda yol açtığı tahribatı telafi edebilirsiniz.
Bu arada içeride yanlış stratejileriniz nedeniyle yarattığınız politik gerginliği azaltacak şok açılımları da göstermeniz şart. Danıştay'ımıza yapılan hain saldırı laik, demokrat ve çağdaş bir ülkeye hiç yakışmadı. Gerginliğin daha da artması, yukarıdaki önlemlerin işe yaramamasına yol açacaktır. Hem ekonomide hem siyasette bu ülkeye kaybettirdiğiniz zamanı artık lafla telafi edemezsiniz. Gençlerimizin bayramını kutluyorum.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Evet, sağduyu
DANIŞTAY'A yapılan saldırı başta yargı ve diğ...
Çetin ALTAN
Fanatik şiddetin son aşaması, Danıştay baskını...
29 yaşında İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avu...
Melih AŞIK
Bugün 19 Mayıs
Bugün 19 Mayıs... Bağımsız Türkiye Cumhuriyet...
Fikret BİLA
Anıtkabir'deki görüntü ile nedeni arasındaki çelişki
Türk yargısı, dün tüm unsurlarıyla Anıtkabir'...
Hasan CEMAL
Çankaya seçimi için 'uzlaşın' önerisi
Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda sohbet ediyo...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk'ün seli
Önce Danıştay'da, sonra da Anıtkabir'de topla...
Can Dündar
Tepki partisi sokağa çıktı
"Tepki partisi" adlı bir koalisyon dün Ankar...
Abbas GÜÇLÜ
Emanete ihanet! Gençler nereye?
Bugün 19 Mayıs. Ülkemiz ve gençlerimiz açısın...
Hurşit GÜNEŞ
TL sürekli değer yitirirse enflasyon hedefi şaşar
Döviz kurunun reel değeri, enflasyonla karşıl...
Metin MÜNİR
Dönüm noktasına gelindi
Bir dönüm noktası teşkil edeceği kesin; ama p...
Faik ÖZTRAK
Şok tedavisi
Yükselen piyasa kategorisindeki ülkelerin piy...
Hasan PULUR
Danıştay katliamı ve sabır...
NE diyordu Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek? ...
Derya SAZAK
Yürüyüş
Hükümet istifa!.. Türkiye laiktir, laik kalac...
Meral TAMER
Cenaze Ankara'da Başbakan Antalya'da!
Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet gazetesine bomba...
Ece TEMELKURAN
'Dini bütün Polat'lar' için: 19 Mayıs!
Arkadaş, kaçıp gitmek geliyor içimden" dedi A...
Güngör URAS
Atatürk, 'Bilim dışında mürşit aramak gaflettir' diyor
Mustafa Kemal bundan 87 yıl önce Samsun'a ned...
M. Ali BİRAND
Ne ekersen onu biçersin...
Danıştay saldırısının perde arkasıyla ilgili ...

© 2006 Milliyet