|
 |
|
|
Şok tedavisi
Yükselen piyasa kategorisindeki ülkelerin piyasalarında çok ciddi hareketler yaşanıyor. Bunun arkasında dünya para piyasalarındaki olumlu ortamın olumsuza dönmesi yatıyor.
Ancak cari açığı yüksek, parası değerli ve faizleri yüksek olan ülkelerde yaşanan dalgalanmalar diğerlerine göre çok daha sert oluyor. Bu içeride izlenen yanlış politikaların sonucu. Cari açık finanse edildiği sürece sorun değildir diyenlerin, paradigma değişikliklerinden dem vuranların bu ülkeyi sürükledikleri macerayı izliyoruz.
Bakıyorum hâlâ sadece açıklamalarla bu işler düzelir zannediyorlar. Oysa son gelişmelerle birlikte dünya ekonomi çevreleri Türkiye'nin yükselen piyasaların yumuşak karnı olup olmadığını tartışmaya başladı. Yükselen piyasalarda yaşanacak yeni hareketler Türkiye tarafından mı tetiklenir sorusu soruluyor. Yani biz yeniden en riskli ülkeler arasında kendimizi bulduk. Oysa hükümet 2002'de, dünyada yükselen piyasalara giden sermaye hareketleri dibe vururken özel sermaye girişlerini artırabilmiş ve kriz sonrasında yeniden güveni sağlamış bir ekonomi devralmıştı.
İki etki görülecek
Bundan sonra ekonomideki hareketleri yorumlarken iki ayrı etki göreceğiz. Bunlardan biri dış konjonktüre bağlı etkiler, diğeri de Türkiye'ye dönük güven kaybına bağlı etkiler. İkinci unsura bağlı etkileri azaltabilmek için hızlı ve sert tedbirler almak gerekiyor. İşler iyi, dengeler sağlam, bu düzeltme hareketidir diyenlerin çoğu yeni bir kriz korkusu içinde bunu söylüyorlar. Bu korku şimdilik daha aşırı hareketleri önlüyor. Ama bir süre sonra bu korkuyu da unuturlar. Bu fırsatı iyi kullanıp çabuk hareket etmek gerekiyor.
Konuşarak daha da zor duruma düşüyorsunuz. Siz mali dengelerimiz hiç olmadığı kadar sağlam diyorsunuz. IMF yaptığı incelemelerden sonra dengelerin tutması için en az 600 milyon YTL'lik tedbir lazım diyor. Buna kur ve faizlerdeki artışın getirdiği yükler dahil değil. Siz hâlâ cari açık sorun değil diyorsunuz. Dışarısı artık benden biraz zor para alırsınız diyor. Siz enflasyon hedefini tutturmak en önemli politik hedefimiz diyorsunuz. Beklenti anketlerinde enflasyon artıyor.
Bundan sonra sözle işi düzeltmek zor. Bir an önce eyleme geçmek gerekiyor. Bütçede 600 milyon YTL'lik tedbiri alın. Sürpriz gelirlerin arkasına sığınmak artık piyasaları rahatlatmaz. Yapısal reformlarda sadece IMF'nin istediği sosyal güvenlik reformuyla yetinmeyin. Çünkü güvenini yitiren piyasalar daha fazlasını bekliyor. AB reformlarını hızlandırın. Kurdaki yükselmenin fiyatlara yansımaması için bu beklenti şokunu yapmanız lazım.
Fiyat artışı hızlanırsa
Bu arada bu kur seviyesinin rekabet baskısını azaltacağını bu nedenle de cari açığı düzelteceğini söyleyenler var. Cari açığı reel kur düzeltir. Yani fiyat artışları hızlanırsa kurdaki artış işe yaramaz hale gelir. Hatta TL yüksek enflasyon nedeniyle değer kazanmaya devam bile edebilir. Faizlerin çok fazla artmaması için de enflasyonist beklentilerin kırılması şart.
Gereken şoku verin, iç talebi kısın, fiyat artışı beklentilerini kırın. Bunları yaparken mali sistemde döviz pozisyonlarıyla ilgili karşılıkları tedrici olarak artırmaya başlayın. O zaman bu dalgalanmaların ekonomik birimlerin ufkunda yol açtığı tahribatı telafi edebilirsiniz.
Bu arada içeride yanlış stratejileriniz nedeniyle yarattığınız politik gerginliği azaltacak şok açılımları da göstermeniz şart. Danıştay'ımıza yapılan hain saldırı laik, demokrat ve çağdaş bir ülkeye hiç yakışmadı. Gerginliğin daha da artması, yukarıdaki önlemlerin işe yaramamasına yol açacaktır. Hem ekonomide hem siyasette bu ülkeye kaybettirdiğiniz zamanı artık lafla telafi edemezsiniz. Gençlerimizin bayramını kutluyorum.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|