Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Dini bütün Polat'lar' için: 19 Mayıs!


Arkadaş, kaçıp gitmek geliyor içimden" dedi Ayşe. Ayşe avukat. "Adam avukat yahu!" diye ekledi sonra. Hayretinde haklıydı. Bugüne kadar hep "cahil, meczup, akli dengesi yerinde değil" diye geçiştirilen, "münferitleştirilen" aşırı dinci ve aşırı milliyetçi saldırganlar zamanla tahsillerini tamamlamış ve nur topu gibi, üniversite tahsilli, işinde gücünde katil zanlılarına dönüşmüşlerdi.
Alparslan Arslan, iki hafta önce bu köşede yazdığım gibi Türkiye'de tek meşru varoluş durumu olan "dini bütün Polat Alemdar'lardan" biri olarak "mahallenin sevgilisi delikanlılardan" biriydi. Önceki gün Danıştay'a girip türban kararını veren Danıştay 2. Dairesi'nde kurşun sıktığında sadece "hassasiyetlerinde" biraz ileri gitmiş biriydi! Bu açıklama Ayşe'yi sakinleştirmeye yetmedi: "Baro'dan arkadaşlar yürüyüş düzenleyecekler Anıtkabir'e. Gideyim tamam ama yaşayan biri kalmadı mı gideceğimiz? Bu kadar mı çaresiziz?"
En çok pohpohlanan, en geçerli kimliğin "dini ve milliyetçi duyguları olan genç Polat Alemdar'lar" olmak sayıldığı bir ülkede, öyle olmayanlar olarak biz, çaresiz miyiz?

Ağca benzerliği
Saldırgan Alparslan Arslan, dün verdiği ifadesinde herhangi bir örgütle bağlantısı olmadığını, eylemi tek başına tasarlayıp gerçekleştirdiğini, Müslüman ve Ülkücü olduğunu söyledi.
Bu sözler, neredeyse sıralanışı bile aynı olmakla tıpkı bir zamanlar Mehmet Ali Ağca'nın söylediklerini anımsatıyordu. Varsayalım ki Ağca doğru söylüyordu, hakikaten de herhangi bir örgütle bağlantısı yoktu.
Peki o zaman yıllar sonra Türkiye'ye geldiğinde, yanlışlıkla tahliye edilirken cezaevinin kapısına siyah Mercedes'leriyle gelip kurbanlar kesen, davullarla zurnalarla bayram edenler kimlerdi?
İstanbul Üniversitesi'nde geçen hafta solcu çocuklara pervasızca saldıran, siyah takım elbiseli adamlar kimlerdi? Onları seyreden polisler kimlerdi?
Geçen hafta Metin Uca'ya "Çatlı'nın adını ağzına almayacaksın" diyerek falçatayla saldıranlar kimlerdi? Ne zaman Kürtlerle ilgili yazılar yazsam "Kanında boğulacaksın! Adresinin .... olduğunu biliyoruz!" diye mesajlar gönderenler kim? Kimdi "Bana 'Ülkücüler adam öldürüyor' dedirtemezsiniz" diyen vaktiyle?
Saldırganın "Allahuekber" diye bağırarak kurşun sıkmasından ürküp "Soruşturmada sürpriz sonuçlar çıkabilir" diyerek Alparslan Arslan'ın sadece "dini bütün" değil, aynı zamanda ülkücü çıkmasıyla rahatlamaya çalışan hükümet mensupları kimlerdi? "İslamcı terör demek kanıma dokunuyor" diyen kimdi?
Bunlar kimlerse şimdi başları göğe erdi; yıllarca meşrulaştırdıkları insan tipinin en dört başı mamur örneği var karşımızda: Üniversite mezunu, aşırı dinci, aşırı milliyetçi, mahallenin sevgilisi, kafası bozulunca Danıştay'a giren "Müslüman Türk genci"!

Biz kimiz?
Ayşe'yi sakinleştiremiyorum bir türlü. Kafası müthiş bozuk Ayşe'nin. "Çaresiz miyiz biz?" diye soruyor. "Darbe mi hazırlanıyor?" diye öyle kendi kendine, komplocu bir şeyler düşünmüş yüksek sesle kuaförde, haberi aldığı anda.
Kuaför demiş ki "Gelsin askerler yahu!" Ne diyeceğini bilememiş Ayşe. "Ne yapacağız?" diyor şimdi durmadan. 19 Mayıs Gençlik Bayramı'nda, biz artık orta yaşa doğru ağır ağır yol alırken, çocukluğumuzdan beri içinde dönüp durduğumuz kısır daire yeniden mi başlıyor en baştan diye düşünüyor şimdi?
Biz, hep bizi temsil eden adamlardan daha akıllı, daha eğitimli, bakış açısı daha geniş olduk biz. Doğrusunun demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet, vicdan olduğunu bildik hep.
Ülkemizin ve halkımızın "münferit" saldırılarla nice kadersiz uçurumlara yuvarlandığını gördük. Her seferinde sokaklarda sloganlarla yürüdük.
Ve şimdi kafamız bozuk yine. Söyle Ayşe, biz bu kez de mi bütün bu gürültünün geçip gitmesini bekleyeceğiz sessizce?

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Evet, sağduyu
DANIŞTAY'A yapılan saldırı başta yargı ve diğ...
Çetin ALTAN
Fanatik şiddetin son aşaması, Danıştay baskını...
29 yaşında İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avu...
Melih AŞIK
Bugün 19 Mayıs
Bugün 19 Mayıs... Bağımsız Türkiye Cumhuriyet...
Fikret BİLA
Anıtkabir'deki görüntü ile nedeni arasındaki çelişki
Türk yargısı, dün tüm unsurlarıyla Anıtkabir'...
Hasan CEMAL
Çankaya seçimi için 'uzlaşın' önerisi
Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda sohbet ediyo...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk'ün seli
Önce Danıştay'da, sonra da Anıtkabir'de topla...
Can Dündar
Tepki partisi sokağa çıktı
"Tepki partisi" adlı bir koalisyon dün Ankar...
Abbas GÜÇLÜ
Emanete ihanet! Gençler nereye?
Bugün 19 Mayıs. Ülkemiz ve gençlerimiz açısın...
Hurşit GÜNEŞ
TL sürekli değer yitirirse enflasyon hedefi şaşar
Döviz kurunun reel değeri, enflasyonla karşıl...
Metin MÜNİR
Dönüm noktasına gelindi
Bir dönüm noktası teşkil edeceği kesin; ama p...
Faik ÖZTRAK
Şok tedavisi
Yükselen piyasa kategorisindeki ülkelerin piy...
Hasan PULUR
Danıştay katliamı ve sabır...
NE diyordu Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek? ...
Derya SAZAK
Yürüyüş
Hükümet istifa!.. Türkiye laiktir, laik kalac...
Meral TAMER
Cenaze Ankara'da Başbakan Antalya'da!
Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet gazetesine bomba...
Ece TEMELKURAN
'Dini bütün Polat'lar' için: 19 Mayıs!
Arkadaş, kaçıp gitmek geliyor içimden" dedi A...
Güngör URAS
Atatürk, 'Bilim dışında mürşit aramak gaflettir' diyor
Mustafa Kemal bundan 87 yıl önce Samsun'a ned...
M. Ali BİRAND
Ne ekersen onu biçersin...
Danıştay saldırısının perde arkasıyla ilgili ...

© 2006 Milliyet