20:5020 Mayıs 2006 / Cumartesi 


Bakan Şahin: Yurtdışında yaşayan vatanaşlarımız asimile olmamalı

      Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, ''Yurtdışındaki vatandaşlarımız, bulundukları ülkeye entegre olmalı ama asimile olmamalıdırlar'' dedi.
      New York Türk-Amerikan Kültür Festivali kapsamında bugün düzenlenecek olan 25. Türk Günü Yürüyüşü için New York'ta bulunan Bakan Şahin, yürüyüşün yapılacağı sabah kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi.
      Toplantıya, Şahin'in yanı sıra Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy, Türkiye'nin New York Başkonsolosu Ömer Önhon, AK Parti İstanbul milletvekili ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politika danışmanı Egemen Bağış ve Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Atilla Pak katıldı.
      Toplantıda, 25. New York Türk-Amerikan Kültür Festivali hakkında Şahin'e bilgi veren Pak, 22 nisanda yapılan ''Ermeni Yalanlarını Telin Mitingi''yle başlattıkları bir aylık festival kapsamındaki çeşitli faaliyetlerin neticelerinin çok olumlu olduğunu söyledi.
      Federasyon bünyesindeki derneklerin katılımlarıyla sadece New York'ta değil, New Jersey, Florida, Chicago ve Philadelphia'da da festivaller düzenlendiğini belirten Pak, ''Biz Türk Yürüyüşü'nü bayramımız olarak görüyoruz, hedefimiz bu bayramı bütün eyaletlere taşımak'' diye konuştu.
      Devlet Bakanı Şahin de, TADF'nin gayretlerinin her türlü takdirin üstünde olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
      ''Bunlar özverili, fedakar çalışmalarla oluyor. ABD gibi gerçekten demokratik açıdan mesafe almış ülkelerde sivil toplum kuruluşlarının rolü önemlidir. Birincisi, vatandaşlarımız bu faaliyetler sayesinde burada irtibatlarını devam ettirebiliyorlar. İkinci olarak bu faaliyetler etkin olma, sesinizi duyurma imkanı sağlıyor. Buradaki bazı etnik gruplar lobi faaliyetlerinde bizden daha etkin sonuç alabiliyorlar. Belki çok uzun süredir çalıştıkları için böyle bir imkanı elde etmişler. Böyle bir güce kısa sürede ulaşmak mümkün değil ama hedef oraya doğru olmalıdır.'' ABD'deki Türklere siyasetten uzak kalmamaları mesajını da veren Şahin, ''Siyasi mekanizmalarda yer almayı reddetmemek gerekiyor. Bunun Amerikan toplum hayatını daha da zenginleştireceğini ve güçlendireceğini düşünüyorum. Amerikan değerleriyle kendi kültürümüzü sentez yaparak burada yola devam edilmekte olduğunu görüyorum ki doğrusu da budur'' dedi.
      Şahin, konuşmasını, ''Bu birlikteliğin dışa yansıyan en güzel şekli olan bugünkü yürüyüş beni heyecanlandırıyor, büyük bir katılımla başarılı geçmesini diliyorum'' diyerek bitirdi.
      Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, Türkiye'nin çifte vatandaşlığa nasıl baktığı şeklindeki bir soruyu, ''Hükümet olarak, hiç çekinmeden vatandaşlarımızı başka bir ülkenin vatandaşı olmaya teşvik ediyoruz. Onlara güveniyoruz, hiçbir kuşkumuz, olumsuz düşüncemiz yok'' diye yanıtladı.
      Şahin, yurtdışındaki vatandaşların oy kullanma hakkıyla ilgili bir soruya da, yurtdışında yaşayan vatandaşların bu taleplerinde yerden göğe kadar haklı olduklarını düşündüğünü kaydederek, ''Bu konuda eksiğimiz var kabul ediyorum, bu konudaki yasal düzenlemeyi şimdiye kadar yapmalıydık. Böyle bir çalışma taslağı da var. Sınır kapılarında oy kullanma hakkıyla ilgili bir düzenleme var. 1995'te başlatılan uygulamanın vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde nasıl yapılabileceğine dair bir düzenleme yapılmadı'' yanıtını verdi.
      Şahin ayrıca, yurtdışındaki vatandaşlara, entegre olmaları ama asimile olmamaları mesajını vererek, ''Yurtdışındaki vatandaşlarımız, hangi ülkede olursa olsun bulundukları ülkeye entegre olmalılar ama asimile olmamalılar. Kendi kültürlerini ve kimliklerini burada devam ettirebilmeliler. Bu kültürü kendi çocuklarına da yansıtabilmeliler'' dedi.
      Türk-Amerikan ilişkileri konusundaki bir soruyu yanıtlarken de Devlet Bakanı Şahin, şunları söyledi:
      ''Türk-Amerikan ilişkileri konjonktürel değil, tarihi derinliği olan bir ilişkidir. Her iki ülkenin karşılıklı çıkarları göz önünde bulundurularak zaman içinde gelişmiş, hatta stratejik ortaklık diye tanımlanan noktaya kadar gelmiş bir işbirliğidir. Zaman zaman gölgeli anlar olabilir ama bu o ilişkileri zedelemez daha doğrusu o ilişkilerin başlangıcında var olan hedeflerden sapmayı gerektirmez.
      Türk-Amerikan ilişkileri, gerek bölgenin gerekse dünyanın sulh ve sükunu açısından önemlidir, biz her ülkeyle olduğu gibi ABD ile de bir işbirliği içerisinde birçok alanda çalışmalarımızı yürütüyoruz. İşbirliğimiz devam ediyor ama hemen şunu ifade edeyim Türkiye olarak biz şahsiyetli bir dış politika izlemek durumundayız, bu halkımızın bize yüklemiş olduğu bir görevdir. Şahsiyetli olmak, ilişkileri germek demek değildir. Şahsiyetli dış politika takip eden ülkelerin işbirliği yaptığı ülkeler tarafından daha çok takdir edilmesi gerektiğine inanıyorum. Şahsiyetli dış politikalar güven verir. Türkiye olarak bizim duruşumuz budur. Sanıyorum müttefiklerimiz de bizim bu duruşumuzu ve buradaki espriyi en az bizim kadar biliyorlar ve takdir ediyorlar.''
     
Yorum yaz
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun