Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Biz bizi biliriz


Canı yanmış, haksız yere küme düştüğüne inanmış Malatyaspor Başkanı Hikmet Tanrıverdi'nin isyanına kayıtsız kalmak mümkün mü?
Ancak yıllardır benzer şikayetlerin gündeme geldiği bu ülkede İtalya'dakinin benzeri bir "temiz futbol" operasyonu yapılabileceğine Tanrıverdi'nin de ihtimal verdiğini sanmıyorum.
Anımsarsınız...
Geçen sezon yine bu zamanlarda ayyuka çıkan şike ve teşvik iddiaları üzerine TBMM'de bir Araştırma Komisyonu oluşturulmuş, "Kim ne biliyorsa, kimin elinde belge kanıt varsa getirsin, herkes bildiğini anlatsın" denmiş, altı yüze yakın spor adamı komisyona davet edilip görüşleri alınmıştı.
Şaibeli 12 maç soruşturulmuş, raporlar okunmuş, tanıklar dinlenmiş, tıpkı bugünkü gibi karnından konuşan onlarca insan komisyon karşısına çıkınca dut yemiş bülbüle dönmüştü!
Uzağa gitmeyin.
Yakın geçmişteki Diyarbakırspor - Elazığspor, İstanbulspor - Altay, Beşiktaş - Sebatspor, Rizespor - Beşiktaş maçlarını getirin gözünüzün önüne...
Siz inanıyor musunuz bu maçlarla ilgili iddiaları, Şike Tahkik Kurulu'na incelettiren ve "temizdir" kağıdı verdiren zihniyetin bugün farklı bir tavır sergileyebileceğine?
İnanıyor musunuz büyüklüğüne, müzesinde kaç kupa olduğuna, bilmem kaç milyon taraftarı bulunduğuna bakılmaksızın bir kulübün kirli işlere karıştığı için küme düşürülebileceğine?
Teşvik, şike iddialarının kanıtlanabileceğine?
Hakem siparişi veren yöneticilerin ifşa edilip cezalandırılabileceğine?
Manipülasyoncu danışmanların yargı önüne çıkabileceğine?
"Ligde dönen dolapları açıklayacağım" deyip takımı kümede kaldıktan sonra ortadan kaybolan kulüp başkanlarının futbolumuzdan ayıklanacağına?
Devletten vergi kaçırmak için asgari ücrete transfer yaptığını beyan eden kulüplerin defterlerine maliye tarafından el konacağına?
Kendi takımının kaybetmesi üzerine bahis oynayan futbolcunun ömür boyu men cezası alabileceğine?
Ülke futboluna tarihinin en ağır hasarı verdirten yöneticilerin bu camiada barındırılmayacağına?
Söyleyin, gerçekten inanıyor musunuz?..

Yıldırım'ın şifresi

Fenerbahçe düşmanlığının ya da giderek genişleyen anti Fener ittifakının Aziz Yıldırım'ı yıldıracağını düşünmek saflıktır.
Evet, on gün içinde iki kupanın birden parmaklarının arasından kayıp gitmesi Yıldırım'ın sinirlerini bozmuş, psikolojisini olumsuz etkilemiş olabilir.
Ancak sekiz yıllık emeğin meyvelerini toplamadan, koyduğu hedefe ulaşmadan, başarının önünde engel olarak gördüğü unsurları ortadan kaldırmadan Yıldırım'ın "pes edeceğini" düşünemiyorum.
Eğer "Yeter artık, bu kadar haksızlığa, saldırıya layık değilsin, bırak bu işi" diye saygı duyulacak bir aile kararı yoksa, Yıldırım'ın ayrılık söylemi çok da inandırıcı gelmiyor bana.
Yüzyılda bir yaşanacak sezon öncesi emaneti devredeceği lideri göstermeden bırakıp gitmesi, camiaya yapılmış bir haksızlık olarak tarihe geçer.
Yıldırım böyle anılmayı kabul edemez.
Hafta başında transferde kimlerin alınacağı, hangi yabancı teknik adama teklif götürüleceğini konuşan başkanın aniden "Bırakıyorum" demesi işte bu yüzden garip, bu yüzden şifresi kolay kolay çözülemeyecek bir karardır.

Gökçek gibi olur mu?
Ankaraspor'u Süper Lig'e taşıdıktan sonra onursal başkan sıfatıyla geri plana çekilen İ.Melih Gökçek'i düşünün... Kağıt üzerinde adı yoktur, ama Ankaraspor ile ilgili alınacak her kararda o vardır.
Kulüpte her şey ondan sorulur, uçan kuştan Gökçek'in haberi olur.
Transferde son sözü o söyler, takım küme düşme potasındayken taaa Çin'den gelip devreye girer!
Teşbihte hata olmaz...
Ben Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'den uzak durabileceğini sanmıyorum.
Yönetimin de pazartesi günü onsuz bir oluşum düşüneceğini tahmin etmiyorum.
Yeni teknik adam, dünya çapında transferler, bir büyük hedef ve tamamlanmamış projelerin Aziz Yıldırım'ın onayı alınmadan yürüyeceğine inanmıyorum.

Müthiş bir fantazi

Seneye on bir yabancıyla mücadele eden bir Süper Lig takımı olabilir mi?
Futbol Federasyonu gelecek hafta ek kontenjan olarak da algılanacak kararını uygulamaya koyarsa...
Elbette olur.
Şu anki statüye göre 6 yabancı bulunduran bir takım, beş yıldır Türkiye'de oynayan ve vatandaşlığa başvurup bakanlar kurulundan olumlu yanıt alan 5 futbolcu transfer ederse...
Elde var on bir...
Mondragon'u, Aurelio'yu, Bouazizi'yi, Ayman'ı, El Saka'yı, Ahmed Hassan'ı veya Lazarov'u Türk statüsünde tranfer eden bir kulüp, federasyonun tanıdığı kontenjanı da kullanırsa, alın size tamamı yabancı oyunculardan kurulu bir süper lig takımı...
Fantaziymiş gibi düşünülebilir, ama talimatlara aykırı olduğunu kim iddia edebilir?
Gelelim madalyonun diğer yüzüne.
Yukarıda sözünü ettiğimiz lejyoner futbolcuların değerini en az ikiye katlanır bu kararla.
Mondragon yıllık 1 milyon dolar alıyorsa "Madem Türk statüsünde oynatacaksın" der ve 3 milyon dolar çeker.
Üç yüz bin dolara top koşturan Lazarov kapıyı milyon dolardan açar.
Beşiktaş'ın geri çağırdığı Ahmed Hassan, Türkiye'de görmediği parayı ister.
Yeşil dolarlar Yordanov'u gençleştirir.
Aurelio'nun değeri tavan yapar.
El Saka boğazda etrafı yüksek duvarlarla çevrili yalı satın alır.
Federasyon Türk vatandaşlığına geçecek yabancılar arasındaki haksızlığı ortadan kaldırabilmek amacıyla iyi niyetle düşünülmüş bir proje hazırladı.
Bana göre doğru da yaptı.
Ama şeytanın avukatlığına soyunduk ya.
Hani neden olmasın dedik!

cersen@milliyet.com.tr




SPOR
Asıl problem kafalardaydı
'Nobre çok iş yapacak'
Fener'de kongre kararı
Gerets'le şok düello
İbrahim'e Akın!
Süper finale ilk adım
Clippers eşitledi: 118-106
Swissotel tenis ödülleri
Plajda sürpriz
Haber turu...
Biz bizi biliriz
Bay Maraton
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Cemal ERSEN
Biz bizi biliriz
Canı yanmış, haksız yere küme düştüğüne inanm...
Yavuz KOCAÖMER
Bay Maraton
Heini Köberle trafik kazası geçirdiğinde 20 y...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet