Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geleceğe inanmak


Yakup Kadri Karaosmanoğlu, bir gün Atatürk'e kendini en yalnız ve çaresiz hissettiği dönemi soruyor... Hayır, ne çatışmalar ne savaşlar... O en zor dönem olarak, işgal altındaki İstanbul'da kapı kapı dolaşarak insanları milli mücadeleye ikna etmeye çalıştığı günleri anlatır. İşgal İstanbul'unda esaretten kurtulmak için başkaldırmaya niyetli o kadar az kişi vardır ki... Nitekim işgal sırasında halkın tek yaptığı da "fırınlara koşmak" olmuştur.
* * *
Saray yanlısı gazeteci Refi Cevat Ulunay, Mustafa Kemal Paşa'yı Şişli'deki evinde ziyaret eden ilk basın mensubudur. Ulunay, 4 Şubat 1919 tarihinde yaptığı röportajdan gazeteye döndüğünde, arkadaşları ne konuştuklarını soruyor...
Ulunay, "Şu sıralarda Anadolu'ya geçilir, orada teşkilat kurulur, milli mukavemet harekete geçirilirse Fransız'ı da, İngiliz'i de, İtalyan'ı da memleketten kovulur, vatan istiklaline kavuşur, millet de esaretten kurtulurmuş. Anladınız mı arkadaşlar. Bu adam deli değil, zırdeliymiş" diyor Atatürk için...
Yıllar sonra, Ulunay'a yanıldığı için pişman olup olmadığı soruluyor... Ulunay'ın yanıtı:
- Hayır, ben haklıydım, herkes benim gibi düşünüyordu. O günlerde öyle düşünen tek adam oydu...

Erdoğan, "Kimse kan üzerinden siyaset yapmasın" demiş.
Din üzerinden siyaset yapılmasa kan üzerinden siyaset yapmaya gerek olmayacak...
Haldun Ertem

Bülent Ecevit...
Bülent Ecevit son laik çıkışını Merve Kavakçı'nın TBMM Genel Kurulu'na girişi sırasında yapmış, sonraki yıllarda Fethullah Gülen'e ve Padişah Vahdettin'e esnek yaklaşımlarıyla laik demokrat kesimin kafasında tereddüt oluşturmuştu. Bülent Bey, Danıştay baskınına çok sert bir tepki gösterdi; "Laik demokratik Cumhuriyet'e karşı dün Ankara'da göz göre göre işlenen korkunç cinayetten Başbakan da sorumludur ve başında bulunduğu hükümet de sorumludur. Bu hükümet artık görevde kalamaz" diyerek laik duyarlıkta tekrar ön saflardaki yerini aldı. Siyasi yaşamın finaline onurlu bir nokta koydu...

İNCİ...
"Aşırı dinci gruplar ile aşırı laik çevreler, ülkeyi rahatsız etmek ve türban konusunda cephelere bölünmeyi hızlandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar."
M.Ali Birand

Okurun gözüyle...
Ordu'dan yazan Demet Hanım, çelişkilere dikkati çekiyor: "Türban, yani kadınların saçı için fetvalar veriliyor, cinayetler işleniyor, buna da 'kadına saygı' adı veriliyor. Öte yanda kadınlar dayak yiyor, şiddet ve tacize uğruyor, tık yok! Ankara'daki törenlerde en çok kadınların sesi çıkıyordu. Yurttaşlar çok güzel bir sınav verdi, şehidine sahip çıktı. Ama keşke şehitler verdikçe tabutların arkasında değil, Cumhuriyet'e karşı her harekette - her hakarette bir araya gelebilsek..."

Namımız yürüdü
Namımız yine dünyaya yürüdü... İngiliz Guardian'dan Fransız Liberation'a, Washington Times'tan, New York Times'a dünya basını benzer başlıklar attı:
"Türkler laiklik için yürüdü"
Ve alt başlıklar: Türban yüzünden kan aktı...
Bir ülkenin gündemi o ülkenin uygarlık derecesini de gösterir... Türkiye dış dünyada maalesef türban ve laiklik gibi konularda birbirini yiyen ülke görünümündedir.
Ve bu ülke Avrupa Birliği'nin kendisini kabul etmesini beklemektedir...
En düşük zekâlı Avrupalı bile (bırakın diğer marifetlerimizi) Türkiye'yi Avrupa'ya alıp bu tür tartışmaları kendi içine sokmayı ister mi?
Bugün kendi devletiyle uğraşanların yarın AB'yi uğraştıracağını düşünmez mi?
Tabii ki tartışma türbandan ibaret değildir...
Esas mesele türbanın arkasına gizlenendir... İki ayrı dünya arasındaki amansız çekişmedir... Laik model mi, İslami yönetim mi?
Akla, düşünceye, bilime dayalı bir toplum modeli mi? İnanca ve dini esaslara dayanan bir rejim mi?
Bugün türban kavgası şeklinde ortaya çıkan çekişme, Cumhuriyet'in ilanından beri gelen, hilafet - Cumhuriyet kavgasıdır. Cumhuriyet'i hazmedemeyen Batı dünyasının oluşturduğu ve kışkırttığı kadroların Cumhuriyet'e ve onun kurumlarına karşı yıkım seferberliğidir.
Toplum olarak Batı senaryosunun kurbanıyız.
Aslında bütün dinsel ve mezhepsel kavgaları bitirecek ilaç laikliktir. Dinsel özgürlükler en geniş şekilde laik düzende yaşanır.
O yüzden sürekli olarak laikliği ortadan kaldırma ya da yeniden tanımlama adı altında sulandırma çabasındalar...
Bu süreçte, Batı'nın ajanları, Laik Cumhuriyet'e karşı savaşı, demokrasi savaşı gibi yutturma sevdasındadır. AKP'liler değişimci demokrat... Laik Cumhuriyet yanlıları statükocu, laikçi, dinozorlardır.
Bu saptırmaları bozacak sağduyuyu yakalayamazsak toplum olarak harcanacağız.

Milli Eğitim Bakanlığı "futbol okulu" kuracakmış.
Bilim okulu kursanız da kafalar aydınlansa daha iyi olmaz mı?
Yavuz Yılmaz

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhuriyet'i yaşatmak
CUMHURİYET'İN 27 yılını 'Tek Parti' rejimiyle...
Çetin ALTAN
Ooff of, oftan sonra yine of...
Sabahleyin Danıştay 2. Dairesi'ndeki görevine...
Melih AŞIK
Geleceğe inanmak
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, bir gün Atatürk'e ...
Fikret BİLA
'Bu cenazeye gitmeliyim' dedi
"Bülent'i ameliyata aldıklarından beri görmed...
Hasan CEMAL
Ankara ile yeni kriz istemiyorlar
Ulusal Güvenlik Kurulu'nun giriş kapısında, i...
Güneri CIVAOĞLU
Ecevit albümü
Bülent Ecevit yoğun bakımda... Tanıdığım zama...
Can Dündar
Hükümet için sonun başlangıcı
Danıştay saldırısı provokasyon olabilir mi?...
Abbas GÜÇLÜ
Gençler ne kadar temsil ediliyor?
Nüfusumuzun dörtte üçü 30 yaşın altında. Öğre...
Sami KOHEN
Gene gündeme gelmeden...
Fransa'daki Ermeni derneklerinin Fransız hükü...
Metin MÜNİR
CHP, Baykal'ın saltanat sandalıdır
Türkiye'nin AKP'den kurtulmasının önündeki en...
Hasan PULUR
Her cinayetten sonra aynı koro!
HERKES bir ağızdan yazıyor, çiziyor, söylüyor...
Derya SAZAK
Ecevit
Beyin kanaması geçiren Bülent Ecevit, GATA'da...
Meral TAMER
Derin devletin arşivinde müthiş yolculuk
Milliyet'ten arkadaşımız Belma Akçura öyle mü...
Tamer HEPER
Yoksa bu da 'meczup' mu?
Bu memlekette başbakanlara hatta cumhurbaşkan...
Yaman TÖRÜNER
Karşılar
Cumhuriyet'e karşılar. Din devleti kurma düşü...
Güngör URAS
Fahrelnissa ile Nejad 'İstanbul Modern'de
Oya Eczacıbaşı'nın yönetimindeki İstanbul Mod...
M. Ali BİRAND
Yunanistanın titizliği...
Hatırlayacaksınız, 2005 Nisan'ında Türkiye il...

© 2006 Milliyet