Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
RAHŞAN ECEVİT: DUALARIM BÜLENT'LE
'Bu cenazeye gitmeliyim' dedi

Rahşan Ecevit anlattı: "Bülent, Danıştay üyesinin cenazesine gitmek için ısrar etti. Yorulmuştu. Doktorlar önce 'Neredeyse öldü' dediler..."


"Bülent'i ameliyata aldıklarından beri görmedim" diye söze başladı Rahşan Ecevit, Oran'daki kütüphane evde:
"Hâlâ göremedim, ama dualarım Bülent'le. Daha önce de çok zor sağlık sorunlarını atlattı, umarım bunu da atlatmayı başarır. Çok zor anlar geçirdi."
(Rahşan Hanım, Bülent Bey'i iki gün daha göremeyeceğini düşünüyordu ama tekrar GATA'ya döndüğünde doktorlar görmesine izin verdiler. Rahşan Hanım, yoğun bakımda Ecevit'i gördükten sonra odasına daha moralli döndü.)
Rahşan Hanım, güçlü, mücadeleci, dirayetli kişiliğiyle tanınır. Kolay pes etmez... Dün de koltuğunda dimdik oturuyordu. Kendini bırakmamış, umutsuzluğa kapılmamıştı. Geceyi nasıl geçirdiğini sorduğumda, "Tabii çok üzüntülü ve endişeliydim" diye yanıtlayarak, devam etti:
"Ama doktorlar sakinleştirici bir hap verdiler. O beni biraz rahatlattı. Sanıyorum heyecanlanıp rahatsızlanmamdan çekindiler."
Rahşan Hanım, Bülent Bey'in rahatsızlandığı anı şöyle anlattı:
"Kocatepe Camii'nde, menfur saldırıda öldürülen Danıştay üyesi Özbilgin'in cenazesine katıldık. Orada biraz heyecanlanmış, üzülmüştü. Yorulmuştu ve terlemişti. Bu olay onu yıkmıştı. Eve geldik. Duş alıp dinlenmeye çekildi. Dinleniyordu ama uyumuyordu. Ben kötüleştiğini, fenalaştığını anladım. Hemen Recai Bey'i ve Tolga Bey'i (koruma müdürleri) aradım. Sağ olsunlar, çok kısa sürede hem ambulans, hem de Doktor Mücahit Bey'i getirdiler. İlk müdahale yapıldı. O arada GATA'yı aramış, hazırlamışlar. Beyin kanaması dendi. Bir ara neredeyse öldü, dendi, sonra ameliyata aldılar."

'Karar vermek çok zordu'
Rahşan Hanım, ameliyat için doktorlar izin istediklerinde çok zor anlar yaşadığını da şöyle aktardı:
"Tabii ameliyata karar vermek çok zordu. Ama sonuçta imza verdim. Ameliyat yapmazsak kaybedeceğiz ama ameliyat yaparsak da kaybetme ihtimali var dediler. Karar vermek çok zordu. Doktorlar, sağ olsunlar, ameliyatın iyi geçtiğini söylediler. Açık ameliyat yapmışlar. Açıp kanı boşaltmışlar. Büyük bir kanama olduğunu söylediler. Şimdi, iki gün boyunca uyutmaları gerekiyormuş. İnşallah, iyileşir ve vatanına hizmet etmeyi sürdürür. Hep bu idealle yaşadı. Kafası ülke sorunlarıyla doluydu; son zamanlarda rejimin gidişinden endişe ediyordu. Dün cenazeye giderken, evden çıkmadan, bu hükümetin istifa etmesi gerekir diye bir demeç verdi."

'Cenazede olmak istedi'
Rahşan Hanım'a, Kocatepe Camii'nde cenazeye katılmasının rahatsızlığını tetiklemiş olabileceğine ilişkin görüşleri anımsattığımda şu karşılığı verdi:
"Sayın Özbilgin'e yapılan suikasta çok üzüldü, sadece değerli bir şahsın kaybı için değil, rejimin sürüklendiği nokta itibarıyla da çok üzülmüştü. Bu nedenle mutlaka merhum Özbilgin'in cenazesinde olmak istedi. Ben de engel olmak istemedim. Çünkü ben de orada olmak istiyordum. Tabii hem stresliydi, hem kalabalık ve sıcaktı. Dönünce hemen dinlenmek istedi. O heyecan, o üzüntü etkilemiş olabilir."

'Gençlere güveniyordu'
Rahşan Hanım, Bülent Ecevit'in rejimin geleceğinden endişe duyduğunu, Danıştay'a yapılan saldırının bu endişesini artırdığını belirterek, "Ancak, Atatürk'ün Cumhuriyet'i emanet ettiği gençlere güveniyordu" dedi.
Rahşan Ecevit, Danıştay saldırısıyla ilgili olarak, belki Bülent Bey adına da şu demeci verdi:
"Türkiye Cumhuriyeti geçen gün çok değerli bir evladını kaybetti. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı dilerim. Bu sadece değerli bir şahsın kaybı değil, aynı zamanda, rejimin kundaklanmasıdır. Onun ölümünden rejimimizi tehlikeye sokan bu hükümet sorumludur. Bu hükümet ülkemizi kapılı kapılar ardında yönetiyor, kararlar alıyor, yürürlüğe koyuyor, milleti hiçe sayıyor. Bu gidişle Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar kalması mümkün görünmüyor. Dilerim Allah'tan, bir gün milletimiz onların saklandıkları bu kapıların üzerlerine dışarıdan kilit vurur ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalır."

'Başbakan korktu ve kaçtı'
Rahşan Hanım, Bülent Ecevit'in yaşına ve sağlık koşullarına rağmen Kocatepe'ye giderken, Başbakan Erdoğan'ın Antalya'ya gitmesini de şöyle değerlendirdi: "Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse, Başbakan korktu ve kaçtı. Cenazeye gelemedi. Bunun başka bir anlamı yok. Zaten camide de vatandaşın tepkisini, öfkesini gördük."

Büyükerşen'in ziyareti
Rahşan Hanım demecini bitirmişti ki Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen içeri girdi. Üzüntülerini bildirdi. "İnşallah bu kez de bu mücadeleyi kazanacak" diye duygularını ifade etti. Yılmaz Hoca, Bülent Bey'in her dakika ülke sorunlarına çözüm aramaya çalıştığını, kafasının sürekli bununla meşgul olduğunu anımsattı, son dönemde, geliştirmeye çalıştığı ittifak formülü üzerinde yoğunlaştığını söyledi.
Rahşan Hanım'ı GATA'ya uğurlarken biz de Bülent Bey'e iyilik dileklerimizi ve dualarımızı gönderdik.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhuriyet'i yaşatmak
CUMHURİYET'İN 27 yılını 'Tek Parti' rejimiyle...
Çetin ALTAN
Ooff of, oftan sonra yine of...
Sabahleyin Danıştay 2. Dairesi'ndeki görevine...
Melih AŞIK
Geleceğe inanmak
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, bir gün Atatürk'e ...
Fikret BİLA
'Bu cenazeye gitmeliyim' dedi
"Bülent'i ameliyata aldıklarından beri görmed...
Hasan CEMAL
Ankara ile yeni kriz istemiyorlar
Ulusal Güvenlik Kurulu'nun giriş kapısında, i...
Güneri CIVAOĞLU
Ecevit albümü
Bülent Ecevit yoğun bakımda... Tanıdığım zama...
Can Dündar
Hükümet için sonun başlangıcı
Danıştay saldırısı provokasyon olabilir mi?...
Abbas GÜÇLÜ
Gençler ne kadar temsil ediliyor?
Nüfusumuzun dörtte üçü 30 yaşın altında. Öğre...
Sami KOHEN
Gene gündeme gelmeden...
Fransa'daki Ermeni derneklerinin Fransız hükü...
Metin MÜNİR
CHP, Baykal'ın saltanat sandalıdır
Türkiye'nin AKP'den kurtulmasının önündeki en...
Hasan PULUR
Her cinayetten sonra aynı koro!
HERKES bir ağızdan yazıyor, çiziyor, söylüyor...
Derya SAZAK
Ecevit
Beyin kanaması geçiren Bülent Ecevit, GATA'da...
Meral TAMER
Derin devletin arşivinde müthiş yolculuk
Milliyet'ten arkadaşımız Belma Akçura öyle mü...
Tamer HEPER
Yoksa bu da 'meczup' mu?
Bu memlekette başbakanlara hatta cumhurbaşkan...
Yaman TÖRÜNER
Karşılar
Cumhuriyet'e karşılar. Din devleti kurma düşü...
Güngör URAS
Fahrelnissa ile Nejad 'İstanbul Modern'de
Oya Eczacıbaşı'nın yönetimindeki İstanbul Mod...
M. Ali BİRAND
Yunanistanın titizliği...
Hatırlayacaksınız, 2005 Nisan'ında Türkiye il...

© 2006 Milliyet